10. Hukuk Dairesi 2023/1106 E. , 2023/4933 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2236 E., 2022/1602 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/237 E., 2022/320 K.
Taraflar arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; kurumun işleminin hukuka uygun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; Müvekkil ...'un 11.07.1996 tarihinde vergi kaydı açılmasına rağmen, davalı kurum tarafından Bağ-Kur sigorta tescili yapılmadığını, usule göre gerçek ve götürü usulde gelir vergisi mükellefi olanlar, Esnaf ve Sanatkarlar siciline kayıtlı bulunanlar veya kanunla kurulu meslek kuruluşuna usulüne uygun kayıtlı bulunanlardan gelir vergisi mükellefi olanlar mükellefiyetin başlangıç tarihinden itibaren kendiliğinden sigortalı sayıldıklarını, bu durumun müvekkil adına tespitine istinaden davalı kuruma başvurulmuş kurum "sigortalılık niteliği taşıdığı halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olanların sigortalıların hak ve mükellefiyetleri 04.10.2000 tarihinden başlar" hükmüne dayanılarak hukuka ve açık Yargıtay içtihatlarının aksine olacak şekilde başvurusunun reddedildiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile de genel kanunlara ve Yargıtay içtihatlarının aksi şekilde kanaat belirtildiğini, ancak en nihayetinde davanın kesin hüküm nedeniyle reddedildiğini, HMK 303 üncü maddesi kapsamında bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiğini, ancak kesin hüküm teşkil eden ... 3. İş Mahkemesi'nin 2017/400 esas 2018/247 karar sayılı ve 19.11.2019 tarihinde kesinleşen kararının iş bu dava ile aynı mahiyette talepler içermediğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Davacı vekili tarafından davalı Kurum aleyhine vergi kayıtlarına istinaden 02.08.2003 tarihinden önceki sürelere ilişkin Bağ-Kur sigortalılığının tespitine ilişkin açtığı davanın yapılan yargılaması sonunda; ... 3. İş Mahkemesinin 17.07.2018 tarih 2017/400- 2018/247 EK sayılı kararı ile davanın esastan reddine karar verilmiş olup kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi nin 15.10.2019 tarih 2018/2962 Esas-2019/1876 Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği, karara karşı temyiz yoluna başvurulmadığından 19.11.2019 tarihinde kesinleştiğini, eldeki dava; vergi kayıtlarına istinaden 11.07.1996-31.08.1996 tarihleri arasında davacının Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkin olup kesinleşmiş ... 3. İş Mahkemesinin 2017/400-2018/247 EK sayılı davası ile taraflarının, dava sebeplerinin ve talep sonucunun aynı olduğu anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi yerinde olduğu gerekçesiyle davacı tarafından yapılan istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kesin hüküm olmadığını, Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuata aykırı olduğunu, Bam Dairesi kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamada bulunabilmesi için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.
Dava konusu uyuşmazlığın daha önce bir kesin hüküm ile çözümlenmemiş olması da (olumsuz) dava şartıdır. Birinci dava ile ikinci davanın müddeabihlerinin (konusunun), dava sebeplerinin (vakıaların) ve taraflarının aynı olması maddi anlamda kesin hüküm oluşturur. Kesin hüküm, hem bireyler için hem de devlet için hukuki durumda bir kararlılık ortaya koyar. Bununla, hukuki güvenlilik ve yargı erkine güven sağlandığından kamu yararı ile doğrudan ilgilidir.
Mahkeme, hem davanın açıldığı günde, hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarını kendiliğinden araştırıp inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından hüküm verilmesine kadar varolmalıdır.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!