10. Hukuk Dairesi 2023/10953 E. , 2024/700 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/54 E., 2023/1734 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/153 E., 2020/356 K.
Taraflar arasındaki işveren olduğunun kabul edilmesi nedeniyle Bağ-Kur sigortalılık tescilinin iptali ile prim borcu olmadığının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 2006 yılında daha önce tanıdığı .... ve...'ın daveti üzerine iş bulma vaadiyle ...'e gittiği, orada yine bu kişilerin çalıştığı .... Özel Güvenlik Hizm. Ltd. Şti.'nde güvenlik elemanı olarak çalıştığı, davacının sigortalılık tescilinin yapılması için kimliğini şirket yetkililerine verdiği, ancak yıllar sonra ... Savcılığı tarafından ifadeye çağrılması üzerine adına sahte şirketler kurulduğunu ve bu şirketin vergi borçları ile ve işveren olmasından kaynaklanan SGK prim borçlarının da adına tahakkuk ettiğini öğrendiği, ... Cumhuriyet Savcılığına, ... müfettişleri tarafından yapılan tahkikat neticesinde davalı Kurum tarafından şikayet yapıldığı, savcılık kararından edindikleri bilgilere göre haklarında şikayet yapılan kişilerden bir kısmının Adana'da başkaları adlarına da sahte olarak şirketler kurmuş olan organize bir örgütün söz konusu olduğu, davacının bu kişilerle ilgisi olmadığı gibi hayatı boyunca asgari ücretle çalışan bir işçi olarak şirket kurmak konusunda hiçbir bilgisi ve maddi durumunun olmadığı, davalı Kurum müfettişlerinin de şirketlerin ilgisiz kişiler adına kurulduğu hususunu raporlarında belirttikleri, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2012/92260 ve 2015/17150 sayılı dosyada zamanaşımı vs sebepleri ile verilen takipsizlik kararının üzerine aynı savcılığa davacının ferdi olarak şikayette bulunduğu ve bu şikayetine de zamanaşımı nedeniyle takipsizlik kararı verildiği, 2015/42715 Soruşturma 2015/26730 Karar sayılı bu dosyada yapılan itirazın da kesin olarak ret edildiği, davacının davalı Kuruma borçlu olmaktan dolayı sıkıntılar yaşadığı gibi, küçük bir ilçede yaşadığı için çevresinde dolandırıcı gibi görünmekten rahatsız olduğu, davacının bu borç konusunda Kuruma yaptığı şifai müracaatların olayın yargıya intikal etmiş olması nedeniyle neticesiz kaldığı, Savcılık tarafından yapılan tahkikatta sahte şirket kurulması konusunda gerçek sorumluların tespiti yoluna gidilmediğinden ilerde tespit edilecek sorumlular hakkında dava açma haklarını saklı tuttukları, yargılama sırasında ... Ticaret Odası ve Ticaret Sicilinden davacı adına kurulan şirketlerin hangi belgelere istinaden ve ne şekilde kurulduğu da sorulması, tescile dair evraklar ile gerekirse imzaların adli tıp incelemesine tabi tutulması halinde davacının şirket kurulması hususunda hiçbir yere imza atmadığının tespit edileceği, davalı Kurumun şirketlerin sahte bir şekilde kurulduğunu teftiş raporu ile belirlediği, 5510 sayılı Kanun'un prim ödeme yükümlüsü başlıklı 87 nci maddesinde 4 üncü maddenin 1 inci fıkrasının a ve c bentlerine ve 5 inci maddenin a bendine tabi olanlar için bunların işverenlerinin prim ödemekle yükümlü olduğu belirtilmiş ise de davacının fiilen işyeri sahibi olmadığı, yanında da işçi çalıştırıp bir kazanç elde etmediğinden işveren sıfatına tabi olmadığı, davacının bilgisi ve rızası dışında kurulmuş bir şirket nedeniyle doğan borçtan sorumluluğa dair ilgili yasada bir hüküm olmadığı, davacının hile ile borçlandırılmış olduğu, Borçlar Yasasının ilgili hükümleri gereği de bu borçlardan dolayı sorumluluğunun bulunmadığı iddiasıyla davacının SGK'nda işveren sıfatıyla 4-b sigortalısı olarak prim borcunun olmadığının tespiti ile 4/b sigortalılığının iptaline dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesinde bu kanunun uygulanmasına ilişkin işlemlerin denetimi, kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eliyle yürütülür, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemle, yemin hariç her türlü delile dayandırılabileceğini, bunlar tarafından düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir, hükmünün düzenlendiği, Kurumun resmi bir kuruluş olduğu, yasanın emredici hükümlerinin uygulandığı, Kurumun yaptığı işlemlerin usul ve yasaya uygun bulunduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; dosya içindeki tüm bilgi ve belgeler, müfettiş raporları, Savcılık tahkikatları, tanık beyanları ile yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının kendi nam ve hesabına gelir getirici bir işte çalışmadığı, işyerinin bulunmadığı, emrinde hizmet akdine istinaden fiilen çalışan sigortalılar bulunmadığı, kendisinin 1007044.05 sicil numaralı işyerinde 01.08.2006 - 01.07.2007 tarihleri arasında 4/a kapsamında sigortalı bildiriminin bulunduğu, adına tescilli işyerinin sahte işyeri olduğu, 06.03.2007 - 30.05.2007 döneminde davacı adına tescil edilen 1298909.35 sicil sayılı işyerinin asıl işverenin ..... Özel Güvenlik Hiz. Ltd. Şti.’ne ait 1257507.035 sicil sayılı işyeri olduğunun aksini ispat edici herhangi bir delil bulunmadığından davacının 06.03.2007 - 30.05.2007 döneminde işveren olduğunun kabul edilmesi dolayısıyla 1479 sayılı Kanun kapsamında 4/b sigortalısı sayılmasının kanunen mümkün olmadığı, davacının 4/b kapsamındaki tescilinin iptali ile 4/b prim borcunun olmadığının tespiti gerektiği gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, davacının 06.03.2007 - 30.05.2007 döneminde işveren olduğunun kabul edilmesi nedeniyle 1479 sayılı Kanunun 4/b kapsamında tescilinin iptaline, anılan dönem nedeniyle 4/b prim borcu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; hukuka aykırı olarak düzenlenen bilirkişi raporunun karara esas alındığı, eksik araştırma ve inceleme neticesinde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sonuç itibarıyla 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde yer alan, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı ancak kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, özellikle denetmen raporu ile de davacının kendi nam ve hesabına çalışma bulunmadığının tespit edildiği, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu dikkate alındığında, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının ve prim borcunun iptali davasıdır.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun 24 ve 25 inci maddeleri ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!