WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/10952 E.  ,  2024/5423 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1312 E., 2023/1599 K.
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/201 E., 2022/79 K.

Taraflar arasındaki sigortalılık hizmet ve prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesine kararın kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 01.10.2011 - 29.02.2016 tarihleri arasında aralıksız olarak; 2011-2012 senelerinde 4.000,00 TL net ücret ve prim alarak, 2013 ve devam eden senelerde 6.000,00 TL net ücret ve prim alarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili, davacının 11.11.2013 tarihli kısmi süreli iş sözleşme ile işe başladığını, kendi getirdiği portföylerin emlakçılar tarafından satılması suretiyle komisyon bahşişi aldığını, müdürlük yapmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

2.Fer'i müdahil ... vekili, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Kuruma sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışmak istediğine dair başvurusu bulunmadığından, sosyal güvenlik destek primine tabi sigortalılık hizmet sürelerinin tespitine hükmedilemeyeceği değerlendirildiğinden, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, müvekkilinin çalışmasını gösterir çok sayıda delilin dosya kapsamında bulunduğunu, dava tarihinde davalı tarafından 11.11.2013 tarihinden önce müvekkilinin çalışmasının hiçbir surette SGK’ya bildirilmediğini, müvekkilinin bu davayı ikame etmekte hukuki yararının Anayasa'nın ... ilkelerine göre mevcut olduğunu, bu hususun hem sosyal güvenlik hakkının hem de özel hayata saygı hakkının gereği olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Marmaris İş Mahkemesinin 21.03.2022 tarih, 2021/201 Esas ve 2022/79 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına,

1-Davanın kısmen kabulü ile;
-Davacının davalıya ait 1099796.48 sicil sayılı işyerinde 04.04.2012 - 11.11.2013 ve 01.12.2014 - 31.07.2015 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak ayda 30 gün üzerinden asgari ücret ile sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalıştığının tespitine,

-Fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının çalışmalarının sürekli olduğunu, kısmen kabul kararının hatalı olduğunu belirterek bozulması gerektiğini belirtmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının çalışmalarının bildirim kadar olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

3.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı olarak verildiğini, bozulması gerektiğini belirtmiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalan ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun (5510 sayılı Kanun) geçici 7/1 inci maddesi uyarınca 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi.

2-Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, ... insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.

Öte yandan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2003/21-43 Esas, 2003/97 Karar ve 26.02.2003 tarihli kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; kural olarak işe giriş bildirgeleri ve ücret ödeme bordroları sigortalının imzasını içermelidir. Sigortalı, anılan belgeleri hile, hata veya manevi baskı altında imzaladığını ileri sürmemiş veya imzanın kendisine ait olmadığını ya da kesintisiz çalıştığını söylememiş ise, birden fazla işe giriş bildirgesinin varlığı ve işyerinden yapılan kısmi bildirimler, sigortalının o işyerinde kesintili çalıştığına karine oluşturur. Bu karinenin, aksinin, ancak, eş değer de delillerle kanıtlanması gerekmekte olup tanık sözlerine değer verilemez. Bu halde ise hak düşürücü sürenin kesinti tarihleri dikkate alınarak her bir dönem bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekecektir.

3.Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2. Eldeki davada; davacı vekili davacının davalı işverene ait işyerinde 01.10.2011 - 29.02.2016 tarihleri arasında ofis müdürü olarak aralıksız çalıştığını, ancak hizmetlerinin ve ücretlerinin eksik bildirildiğini belirterek tespitini talep ettiği, davacının 15.11.2011 tarihinden itibaren 4-c kapsamında emekli aylığı aldığı, davalı işyerinden 11.11.2013 -31.07.2015 tarihleri arasında aylık 6 gün üzerinden, 01.10.2015- 29.02.2016 tarihleri arasında aylık 6 gün üzerinden sosyal güvenlik destek primine tabi olarak bildirimlerinin yapıldığı, Kurum tarafından 28.02.2018 tarih ve 2018/MÇ/ 30 sayılı Denetmen Raporu sonucunda davacının davalıya ait işyerindeki çalışmalarına ilişkin olarak 04.04.2012 - 11.11.2013 arasındaki hizmetlerin 25.04.2018 tarihinde Kurum kayıtlarına işlendiği, 2014/12 nci ayından itibaren 2015/7 nci ayına kadar ek APHB ile ayda 6 günün 30 güne tamamlandığı, Bölge Adliye Mahkemesince prime esas kazanç tespiti istemi yönünden, kayıtların aksi yönde soyut iddianın kabulüne yasal olanak bulunmadığı, bu yönüyle davacının 04.04.2012 - 11.11.2013 ve 01.12.2014 - 31.07.2015 döneminde asgari ücret ile ayda 30 gün sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalıştığını tespit etmek gerektiği şeklinde karar verildiği anlaşılmakla verilen hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

3.Davacıya 4-c kapsamında emekli aylığının bağlandığı 15.11.2011 tarihi ile Kurumca tespit yapılmış olan 04.04.2012 tarihi arası ve 01.08.2015 -29.02.2016 tarihleri arası dönemler açısından Bölge Adliye Mahkemesince ret kararı verilmiş olmasına rağmen ret gerekçesinin bulunmadığı gibi ret hükmünün de eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince bu dönemlere ilişkin olarak davalı işveren ile aynı çevrede faaliyet yürüten veya işverenle iş ilişkisi içinde olan ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte komşu işveren ve bordrolu çalışanlar yöntemince belirlenerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylelikle, davacının dava konusu dönemde çalışma olgusu tereddütsüz şekilde ortaya konulmak suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.