10. Hukuk Dairesi 2023/10902 E. , 2023/10302 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1372 E., 2023/1815 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 14. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/264 E., 2021/5 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve kesilen aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde;ölen babasından yetim aylığı almakta iken boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle yetim aylığının davalı Kurumun 09.05.2017 tarih ve ...... sayılı kararı ile kesildiğini, aylık kesen Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanarak ödenmesine, kesintiye konu edilen ve ödenmeyen aylara ait aylıkların yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile davacının 5510 sayılı Kanun'un 56.maddesinin 2. Fıkrası çerçevesinde boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının tespit edilmesi üzerine yersiz ödenen aylıkların iadesi için talepte bulunulduğunu, Kurum tarafından yapılan işlemlerde yasaya ve mevzuata aykırı bir durum bulunmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama sonunda; " ...Hakkında ... 5. Aile Mahkemesi’nce 23.07.2004 kesinleşme tarihinde boşanma kararı verilen hak sahibi davacıya, sigortalı olan babası ... üzerinden ...... tahsis numarasıyla 01.08.2004 tarihinden itibaren bağlanan ölüm aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle Sosyal Güvenlik Denetmeni... tarafından tanzim edilen 05.12.2016 tarih, 2016/Cİ/138 sayılı rapora istinaden kesildiği, yersiz ödenen aylıklarının adına borç kaydedildiği anlaşılmaktadır.
Yargıtay’ın yerleşmiş hale gelen içtihatlarına göre araştırma yapılmış, hak sahibi ile boşandığı eşinin yerleşim yerleri, adres değişikliği ve nakilleri tarihleriyle saptanmış, kamu kurumlarındaki bilgi ve belgeler, elektrik, su, aboneliklerinin hangi adres ve tarihte kimin adına tesis edildiği saptanmış, Emniyet Müdürlüğü araştırması yapılmış, medula sistem kayıtları getirtilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda, toplanan deliller, denetmenin ifadesine başvurduğu kişilerin beyanları, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ...’ın ....adresinde 08.06.2012–03.04.2014 tarihleri arasında aboneliğinin bulunduğu, Medula kayıtlarından, tarafların ayrı yaşadıklarını iddia ettikleri dönemde 09.01.2012, 30.07.2015, 26.07.2016 ve 19.08.2016 tarihlerinde aynı gün aynı hastanede tedavi gördükleri dikkate alınarak, 5510 sayılı Kanunun 59. maddesindeki düzenleme karşısında; sosyal güvenlik denetmeni tarafından düzenlenen 05.12.2016 tarih, 2016/Cİ/138 sayılı raporun aksinin davacı tarafça yöntemince kanıtlanamadığı, davacının aylığının kesilmesi, 5510 sayılı Yasa’nın yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihinden sonra davacıya ödenen aylıkların yersiz ödeme nedeni ile adına borç kaydedilmesi ve 5510 sayılı Yasanın 96/1-a maddesine göre tahsilinde hukuka ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı kanaatine varılmıştır..." gerekçesine dayalı olarak "Davanın reddine, " karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ile eşi ile hiçbir zaman aynı evde yaşamadığını, şiddet sebebiyle yıllar önce 2004 yılında boşandığı eşi ile bir araya gelmesinin mümkün olmadığını, bağımsız bir evinin bulunmadığını, sırayla çocuklarının yanında kaldığını, boşandığı eşinin de çoğu zaman kardeşlerinin yanında zaman zaman da çocuklarının evinde kaldığını, hiçbir zaman bir araya gelmediklerini, boşandığı eşinin kalp ve pil ameliyatı geçirdiğini, hastaneye ziyaretine gittiğinde hastanede işlerini görmek için doktora göründüğünü, bu durumun birlikte yaşadığının delili olmadığını beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İnceleme konusu davada, davacı ile boşandığı eşinin fiili birlikteliği yönünde Kurumca tutanak düzenlenmiş ve bu tutanak sonucunda davacının babasından aldığı ölüm aylığı kesilmiştir. Davacının 23.07.2004 tarihinde boşandığı eşi... ile Medula kayıtlarından, tarafların ayrı yaşadıklarını iddia ettikleri dönemde 09.01.2012, 30.07.2015, 26.07.2016 ve 19.08.2016 tarihlerinde aynı gün aynı hastanede tedavi gördükleri, 5510 sayılı Kanun'un 59. maddesindeki düzenleme karşısında; davacı tarafından tanık deliline dayanılmış ise de dinlenen tanıkların beyanları ile sosyal güvenlik denetmeni tarafından düzenlenen 05.12.2016 tarih, 2016/Cİ/138 sayılı raporun aksinin yöntemince kanıtlanamadığı, davacı ile boşandığı eşinin, boşanmaya karşın birlikte yaşamaya devam ettikleri ve davalı Kurumun davacıya ölen babasından dolayı bağlanan ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin yasaya uygun bulunduğunu tespit ederek davanın reddine karar veren mahkeme kararının yerindeliği belirgindir," gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepler
Davacı sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; Kurum işleminin iptali ile kesilen yetim aylığının yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!