10. Hukuk Dairesi 2023/10885 E. , 2023/11085 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1163 E., 2023/1577 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Anadolu 29. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/207 E., 2020/579 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile ölüm aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin (kapatılan) Kartal 1.Aile Mahkemesinin 2012/771 Esas 2013/47 Karar sayılı kararı ile boşandığını, boşandıktan sonra tek başına yaşamaya başlayan müvekkilinin maddi anlamda güçlük çektiğinden vefat eden babasından ölüm aylığı almak üzere kuruma başvurduğunu, 26.04.2013 tarihinde ölüm aylığının bağlandığını, ancak daha sonra Kurum tarafından müvekkilinin yaşadığı yerdeki müvekkilini tanımayan komşularının beyanına dayanarak evinin denetimi dahi yapılmadan boşandığı eşi ile birlikte yaşadığından bahisle ödenmekte olan ölüm aylığının kesilerek ödenen 16.023,85 TL borç tahakkuk ettirildiğini, eski kocası ile müşterek çocuklarından dolayı ara sıra bir araya gelip aynı mekanı paylaştıklarını, bununda normal olduğunu, müvekkilinin boşandığı eşi ile birlikte bir arada yaşadıkları iddialarının gerçeği yansıtmadığını beyanla ölüm aylığının iptaline ilişin kurum işleminin iptaline, müvekkiline ölüm aylığının tekrar bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, müvekkili kurumca yapılan tespit ve incelemeler sonucu 5510 sayılı Kanun'un 56/son ve 96 ncı maddeleri uyarınca davacının boşandığı eski eşi ile birlikteliği tespit edildiğinden ödenmekte olan ölüm aylığının kesildiğini, davacı tarafın boşandığı eşinin oturdukları konuta çocukları için geldiği şeklindeki açıklamanın hayatın olağan akışına uygun olmadığını beyanla davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Boşanmaya rağmen fiili olarak birlikte yaşama iddiasına yönelik olarak yapılan incelemede;
-Nüfus kayıtlarında yapılan araştırmada; davacının babası...'ın 27.12.2002, annesi ...'ın ise 15.11.1998 tarihinde vefat ettiği, davacının 22.07.2003 tarihinde ... ile evlendiği, Beykoz 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/234 E.ve 2004/142 K.sayılı ilamı ile boşandıkları, boşanma kararının 22.03.2004 tarihinde kesinleştiği, ardından 04.06.2010 tarihinde ... ile yeniden evlendiği ve Kartal1.Aile Mahkemesi'nin 2012/771 E.ve 2013/47 K.sayılı ilamı ile boşandığı ve boşanma kararının 18.03.2013 tarihinde kesinleştiği;
-Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında yapılan araştırmada; davacıya ... tahsis numarası ile yetim aylığı bağlandığı ve davacıya 21.10.2008-20.08.2010 tarihleri arasında ödenen toplam 16.023,85 TL'nin 5510 sayılı Kanun'un 96/1-a maddesine göre tahsiline dair borç bildiriminde bulunulduğu;
-Denetimde dinlenen tanık ...'in özetle, davacının kendi ikametinin 7 numaralı bağımsız bölümünde eşi ve ortak çocuğu ile birlikte kaldığı şeklinde ifade verdiği, 14 numaralı duruşmadaki ifadesinde de davacı ile aynı apartmanda oturduğu, davacının kızı ve boşandığı eşi ile aynı dairede kaldığı, davacının boşandığı eşinin minibüste çalışması nedeniyle eve geç geldiği ve çalıştığı minibüsü binanın önüne park ettiği şeklinde ifade verdiği, verdiği ifadenin denetimde kendinin ve davacının verdiği ifade ile birbirini doğruladığı;
-Davacı tanıklarının duruşmada verdiği ifadeler ile özetle davacı ve ...'un fiili olarak yaşamadıklarının beyan edildiği,
- Birlikte yaşanıldığı iddia olunan dönem muhtar ve ihtiyar heyetinden resen seçilen kamu tanıkları adına davetiye tebliğ edildiği ancak tanıkların davacıyı ve boşandığı eşini tanımadıklarına dair verdikleri dilekçe üzerine beyanlarına başvurulmadığı,
Yapılan tüm inceleme neticesinde; Yüksek Yargı kararları ile fiili birlikte yaşama olgusundan eylemli, gerçek ve temadi eden birliktelik arandığı, toplanan deliller ve alınan tanık beyanları ile kolluk araştırması ve nüfus adres kayıtları bir arada değerlendirildiğinde; davacının ve boşandığı eşinin fiili olarak birlikte yaşadığı, bu durumun süreklilik arzettiği, şu halde 21.02.2011 tarih ve ASİR/BA-33 sayılı Araştırma İnceleme Raporu'nun aksinin ispat edilemediği kanaatine varılarak davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili özetle, davacının 26.04.2013 yılında babasından ölüm aylığı aldığını ancak boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesi ile aylığının kesildiğini oysa Mahkemece toplanan deliller tanık anlatımlarından anlaşılacağı üzere davacının eski eşi ile fiilen yaşamadığını hatta dava açıldıktan sonra başka biri ile evlendiğini beyanla kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden;
Nüfus kaydı incelemesinde davacının eski eşi ...'dan Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.03.2004 tarih ve 2004/234-142 Esas-Karar sayılı ilamı ile boşandığı, 07.07.2004 tarihinde çocuklarının olduğu, 04.06.2010 tarihinde eski eşi ile yeniden evlendiği Kartal 1. Aile Mahkemesinin 2012/771 Esas, 2013/47 Karar sayılı ile yeniden boşandıkları,
Getirtilen mernis adres bilgilerinde beyanına göre davacı ve eski eşinin 04.05.2007 tarihinde Cevizli Mahallesi, 11.06.2010 tarihinde ... Mahallesinde oturdukları, Kurumca denetimin 09.07.2010 tarihli yazı gereği başlatıldığı denetim sonucu 21.02.2011 tarihinde rapor düzenlendiği, tutanak tanığı ... ... mah. Gülbahçe sk. No.12/2 'de ki evin maliki oldukları söz konusu binaya 2008 yılının 11. Ayında taşındığını, taşındıklarında davacı ve eşinin 1 kız çocukları ile birlikte 7 nolu dairede oturduklarını beyan tarihi olan 04.01.2011 tarihinden 2 ay kadar önce davacı ve ailesinin taşındığını beyan ettiği beyanın davacı ve eşinin mernis kayıtları ile uyumlu olduğu,
Kurumca denetim raporu sonucunda 21.10.2008-20.08.2010 tarihleri arasında ödenen aylıkların geri yersiz ödeme nedeniyle davacıdan talep edildiği,
Davacının Kuruma verdiği beyanda 2010 yılında evlenmeden 4-5 ay önce eski eşiyle barıştıkları ve birlikte kaldıklarını beyan ettiği görülmüştür.
Mahkemece toplanan deliller, gelen yazı cevapları, mernis kayıtları, denetim rapor ve ekleri, tutanak tanığı beyanı tüm dosya kapsamına göre mahkeme karar ve gerekçesinin yerinde olduğu" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının 5510 sayılı Kanun'un 56/2 nci fıkrası uyarınca boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile aylığın kesildiği tarihten itibaren bağlanmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ve 96 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!