10. Hukuk Dairesi 2023/10848 E. , 2023/12800 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1091 E., 2023/1252 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/66 E., 2023/46 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; davacının 01.11.1990 tarihinden emekli olduğu 04.10.2018 tarihine kadar davalı işyerinde sürekli olarak çalıştığını, çalıştığı günlerin eksik bildirilmesi neticesinde eksik kıdem tazminatı ve emekli maaşı aldığını belirterek ilgili tarihler arasındaki bildirilmeyen hizmetlerin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili; davacının çalıştığı süre boyunca puantaj usulü ile çalıştığını, Kuruma da bu duruma ilişkin kod ile bildirim yapıldığını, iş akdinde bu durumunu belirtilmiş olduğunu, 2011 yılından önce de kart basmak suretiyle puantaj usulü ile çalışıldığını fakat çıktısının bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili; Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda, bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için, çalışma ilişkisinin hizmet akdine dayanması ve işçinin işverene ait işyerinde onun denetim ve gözetimi altında fiilen yerine getirmesinin zorunlu olduğunu, bunun için çalışma ilişkisinin kesin olarak ispatlanması ve yargılamada 5 yıllık hak düşürücü sürenin gözününde tutulması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; davacının çalıştığı 1991-2001 tarihleri arasında, işverenin sürekli olarak yılda 2 ay ile 4-4.5 ay arası eksik gün gösterilirken, 1999 yılından sonraki düzenleme ile 2005 yılına kadar eksik gün gösterilmediğini, daha sonra 2005 tarihindeki eksik gün yönetmeliğine göre, işverenin yeniden puantaj kayıtlarına göre eksik gün göstermeye başladığını, bilirkişi raporundaki 1990-2004/9.ay arası liste incelendiğinde; 2000 yılına kadar eksik gün gösterildiğinin, 2000-2004 yılları arası tam gün gösterildiğinin anlaşıldığını, bilirkişinin, bunun nedeni üzerinde durmadığını, çünkü 2004 yılından sonraki uygulanmayı, işveren değerlendirerek 2004 yılından itibaren eksik gün gösterilmesi ile ilgili düzenlemeyi değerlendirerek kuruma eksik gün ile ilgili belgeler vererek (çalışanların bilgisi dışında) bordrolarda eksik gün gösterilmesinin sağlandığını, 2004 yılından sonraki uygulamaya itiraz etmek ile birlikte, bu tarihten sonraki uygulamayı bir tarafa bırakarak 1990-2004 yılı çalışmalar değerlendirildiğinde, bilirkişinin, davacının 1990-2000 arası eksik gün, ancak 2000-2004 artası 30 ar gün gösterilmesini göz önüne alarak 1990-2004 yılları tüm ayların 30 ar gün alması gerekeceği konusunda bir değerlendirme yapmadığını, bilirkişinin 1990-2004 yılı çalışmalar değerlendirerek işverenin, davacıyı 1990-2000 arası eksik gün, ancak 2000-2004 artası 30 ar gün gösterilmesi karşısında, 1990-2004 yılları arası 30 ar gün çalıştığını göz önüne almasının gerektiğini, bilirkişinin, işverenin, çalışanları eksik gün göstermek için yasanın boşluklarını kullandığını göz önüne almadığını, kanun koyucu boşlukları kapatmak istemekte ise de, bu defa işverenlerin bu boşlukları işçilerden aldıkları veya alamadıkları belgeleri gerekçe göstererek eksik gün gösterdikleri bilirkişice, işveren lehine değerlendirildiğini, işverenin, davacı gibi zorunlu olarak çalışmaya ihtiyacı olan ve kültür seviyesi düşük olan bayan kişileri çalıştırırken, bu kişilere bir kısım belgeleri imzalattırılması karşısında davacı ve aynı durumda olan kişilerin itiraz edemediklerinin de gözönüne almadığını, ayrıca ücretsiz izin alınmadıkları halde, ücretsiz izin belgelerinin bulunmasının davacı ve davacı gibi kişilerden bu belgeleri, bu kişilerin ne olduklarını bilmeden imzaladıkları, imzalamaz iseler, başka bir şekilde imzalayıp dosyaya konulduğunun anlaşıldığını, bilirkişi bu durumları bir kısım tanık ifadelerini değerlendirmeyerek, yalnızca işveren lehine değerlendirdiğini, önceki raporlarda belirtilen ve işverenin eksik gün olarak bildirimi ile ilgili olarak, "bir kısım belgelerin çelişkili olmasına rağmen sonradan tanzim edilecek belge olarak kabulü mümkün değildir", denilen görüşlerin de değerlendirmediğini, bilirkişinin, işverenin beyanlarına göre eksik gün gösterilmediği kanaati ile işveren lehine olan kısımlarını değerlendirerek rapor hazırlandığını, davacının hastalık, doğum gibi günlerde eksik gün gösterilmesi mümkün iken işveren bunun dışında eksik gün göstermesi nedeni ile davacının mağdur edildiğini, Mahkemenin, işverenin yasanın açıklarını değerlendirerek çalışanlardan yazı alması ve süreklilik arz eden işte, geldiği kadar gün gösterilmesi şeklindeki beyanlarını yeterince değerlendirmediğini, bu konuda bölge çalışma dosyasını ve yapılan itiraz ve değerlendirmeleri görmeden karar verdiğini, ayrıca çalışan işçilerin istenilen evrakları imzaladıkları konusunun da değerlendirilmediğini, bu konuda bölge çalışma müdürlüğünde şikayet vs dosyası olup olmadığının araştırılmadığını belirterek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.11.1990-04.10.2018 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde tam gün üzerinden kesintisiz bir şekilde çalışıp çalışmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79/10, 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!