WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/10784 E.  ,  2024/6048 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1060 E., 2023/3106 K.
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karabük İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/53 E., 2020/5 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; maddi tazminat hükmü yönünden davanın kabulüne, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı işçinin 23.05.2014-19.03.2018 tarihleri arasında ... Dış Ticaret A.Ş. bünyesinde kaynak ustası olarak çalıştığını, müvekkil işçinin profil ve yuvarlak haddehane imalatı ve kurulumu gibi metal makine üretimi yapılan davalı işverenlikte kaynak alanında çalışmasına rağmen davalı işverenlikçe çalışma alanı dışına çıkarılarak farklı işte çalıştırıldığını, kaza günü olan 17.12.2015 günü kazalının asıl işi olan kaynakçılık işi yaptırılmaksızın haddeciliğe ait hurdalık alanında bulunan çelik konstrüksiyon malzemelerini kaldırıp tıra yükleme ile uğraştığını, söz konusu malzemelerin vinç ile taşınabilmesi için malzemeleri vincin koluna zincir ile bağlayan müvekkilin bir zincir daha bağlamak için çelik konstrüksiyonun altına eğildiği sırada vinç operatörünün vinci yukarı kaldırmasıyla tam olarak bağlanmamış haldeki malzemelerin kayarak müvekkilin başına düştüğünü, kaza sonucu davacı işçinin malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davalı işverenliğin tam kusurlu olduğunu, davacının kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığını, asıl işi kaynakçılık olmasına rağmen tecrübesi ve eğitim olmadığı bir işte çalıştırıldığını, kazanın meydana gelmesindeki en büyük etkenin vinç operatörünün müvekkilin işini bitirmeden vinci hareket ettirmesi olduğunu, iş güvenliği ekipmanlarının işverenlikçe işçiye verilmediğini, fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın öncelikle kaza tarihi olan 17.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek olan artan oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekilinin 03.12.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 58.202,83 TL olarak artırmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesi sunmamış aşamalarda davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.01.2020 tarihli ve 2018/53 E - 2020/5 K. sayılı kararı ile davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 58.202,83 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 18.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 58.202,83 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 28.12.2022 tarihli ve 2021/9074 E. - 2022/16885 K. sayılı ilamında, "1...Mahkemece yapılacak iş, davacının işyerinde kaynak ustası olarak çalıştığı dosya kapsamından belirgin bulunmakla, sendikalardan bildirilen ücretlerin davacının sendika üyesi veya toplu iş sözleşmesine aidat ödemek suretiyle tabi olup olmadığını araştırarak elde edilecek sonuç gözetilmek (işçinin sendikalı olmadığının tespiti halinde ise; sendikalardan bildirilecek ücretin hesaba esas alınamayacağına özellikle dikkate etmek) suretiyle söz konusu veriler,ayrıca dosya kapsamında toplanan ücrete ilişkin veriler ve TÜİK verileri ile birlikte değerlendirilerek hesaplama yapılmalı, ayrıca davalının kararı temyiz etmemiş olması nedeniyle davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı da gözetilerek alınacak hesap raporuna göre tespit edilecek maddi tazminat alacağına hükmetmekten ibarettir.

2....Somut olayda, davacı sigortalının davalı işveren şirkette işçi olarak çalışmaktayken 17.12.2015 tarihinde maruz kaldığı iş kazası nedeniyle vince bağlamaya çalıştığı çelik malzemenin zincirinden kurtularak başına çarpması neticesinde sürekli iş göremezlik oranının %15,2 olarak tespit edildiği, iş kazasının gerçekleşmesinde davalı işveren %70, vinç operatörünün %15 kusurlu iken, davacının %15 oranında kusurunun bulunduğu anlaşılmaktadır.

Bu açıklamalar doğrultusunda davacının uğradığı iş kazası nedeniyle tedavi süreci, kazanın oluş biçimi, sürekli iş göremezlik oranı ve iş kazasının meydana gelmesindeki kusur durumu dikkate alındığında davacı lehine hükmedilen 25.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın az olduğu açıktır.

Mahkemece yapılacak iş, açıklanan hususlar gözetilerek davacı sigortalı lehine hakkaniyete uygun ve davacıdaki manevi kaybı tazminle uyumlu bir manevi tazminata hükmetmekten ibarettir...." denilmek suretiyle bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Bozma ilamı sonrası açılan duruşmada bozma ilamına uyma kararı verilmiştir.

Uyma kararı verilen bozma ilamı gözetilerek tekrar bilirkişiden hesap raporu alınmıştır. Bilirkişi tarafından seçenekli hesaplama yapıldığı görülmüş ve davacı tanığının ifadesi, davacı vekilinin işçilik alacaklarına dair açılan davada ücrete dair beyanı nazara alınarak ve yine davacı vekili davacının sendikalı işçi olmadığını belirtmiş olması karşısında bilirkişinin 20.05.2023 tarihli raporundaki 1. seçeneğe göre Ankara Demirciler Esnaf ve Sanatkarlar Odası verilerini esas alarak ücreti belirleyip yaptığı hesaplamaya itibar edilmiştir. Buna göre davacının 480.250,93 TL maddi tazminata hak kazandığı anlaşılmış ancak dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak taleple bağlı kalınmak üzere hüküm kurulmuştur. İlk Derece Mahkemesince alınan ve PMF1931 tablosuna göre düzenlenen rapora davacı yanın bu tablonun esas alınmaması gerektiğine dair itirazı, akabinde istinaf ve temyiz talebi olmadığı gibi Yargıtay bozma ilamında da bu yöne ilişkin bir bozma bulunmamakla karara esas alınan bilirkişi raporunda PMF1931 tablosunun kullanılmasının yerinde olduğu anlaşılmıştır.

Manevi tazminat talebi bakımından; Yargıtay bozma ilamında Dairemizce verilen 25.000,00 TL manevi tazminatın az olduğu belirtilmekle tazminat tutarına ilişkin karar gözden geçirilerek davacının uğradığı iş kazası nedeniyle tedavi süreci, kazanın oluş biçimi, sürekli iş göremezlik oranı ve iş kazasının meydana gelmesindeki kusur durumu dikkate alındığında 40,000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği değerlendirilmiştir...." gerekçesiyle

1.Davacının maddi tazminat talebinin taleple bağlı kalınarak kabulü ile 58.202,83 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,karar verilmiştir.

VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde maddi tazminat tutarının eksik hesaplandığını hesap raporu alındıktan sonra asgari ücrette artış olduğunu,manevi tazminat tutarının çok düşük olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe giren sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 nci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.