WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/10693 E.  ,  2024/1163 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1561 E., 2023/1472 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/248 E., 2022/142 K.

Taraflar arasındaki davacının davalı işveren yanında geçen çalışmalarının 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında geçtiğinin tespiti ve buna göre itibari hizmet sürelerinin ve fiili hizmet zammı süresinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından, istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince bu davalılar vekillerinin başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.07.2000 tarihinden 21.12.2009 tarihine kadar davalı işyerinde 5953 sayılı Basın Kanunu kapsamında muhabir olarak çalıştığını, 01.07.2004-30.09.2008 tarihleri arasındaki sigorta primlerinin 5510 sayılı Kanunun 40 ncı maddesinin 9 uncu fıkrasına göre yıpranma payı (fiili hizmet zammı) ile birlikte yatırıldığını, buna karşılık 18.07.2000-01.07.2004 tarihleri arasındaki primlerinin 5510 sayılı kanunun 40 ncı maddesine uygun yatırılmadığını ve normal işçi olarak kayda geçirildiğini, davalı karşı ... 1.İş Mahkemesi'nde açtığı tazminat ve alacak davasının gerekçeli kararında belirtildiği üzere söz konusu dönemde normal işçi olarak değil 5953 sayılı Basın Kanunu kapsamında muhabir olarak görev yaptığını, yine davalı aleyhine ... 5.İş Mahkemesi'nde açtığı tazminat ve alacak davasının gerekçeli kararında belirtildiği üzere söz konusu dönemde normal işçi olarak değil 5953 sayılı Basın Kanunu kapsamında muhabir olarak görev yaptığını, işyeri ile yaptığı sözleşmelere ve ilgili kanunlara aykırı olarak sigorta primlerinin muhabir olarak değil normal işçi olarak yatırılıp kayda geçmesinin emeklilik süresinde hak kaybına uğramasına neden olduğunu belirterek, 18.07.2000 tarihinden 01.07.2004 tarihine kadarki dönemde 5953 sayılı Kanun kapsamında muhabir olarak çalıştığının tespitine, bu dönemde normal işçi olarak yatırılan sigorta primlerinin davalı tarafından ilgili kanun maddesine göre yıpranma payı ile birlikte yatırılmasına, SGK başkanlığı kayıtlarında gerekli düzeltmelerin yapılmasına, bu hizmetlerinin diğer hizmetler ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı işveren vekili özetle, davacının itibari hizmet süresinden faydalandırılmasını gerektirir şekilde çalışmalarının bulunmadığını, buna göre yapılan bildirimlerin doğru ve gerçek çalışma şekillerine dayalı olup davacının iddiasının ispatlanmadığı gerekçesi ile haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı SGK vekili, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece Mahkemesince, davacının, davalı şirkete ait haber merkezinde, 18.07.2000- 30.09.2008 tarihleri arasında geçen çalışmalarının ayda 30 gün üzerinden SGK'na bildirilirken, 18.07.2000-01.07.2004 tarihleri arasındaki hizmetinin 5953 sayılı Kanun kapsamında bildirilmediği, 01.07.2004-30.09.2008 tarihleri arasında geçen çalışmalarının ise 5953 sayılı Kanun kapsamında bildirildiği, mahkememizce dinlenen bordro tanıklarının davacının muhabir olarak çalıştığını, güncel haber kaynaklarına ulaşıp onu haber yayını haline dönüştürüp gerekirse ekran önünde de bu haberleri muhabir olarak aktardığını beyan ettikleri, yine mahkememizce alınan 22.04.2022 tarihli bilirkişi kurulunun da "...davacının televizyon programcılığı ve yayıncılığı faaliyetleri yapan VİP Yayıncılık ve Reklamcılık A.Ş. haber merkezinde 'bir haber biriminin mutlak elemanı' olan muhabir olarak çalıştığı bilgilerinden hareketle; heyetimizce, davacının yapmış olduğu işin niteliğinin 5953 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinde belirtilen "fikir ve sanat işi" olarak değerlendirilebileceği...'' yönünde görüş bildirdiği anlaşılmakla; davacının ihtilaflı dönemdeki çalışmalarının 5953 sayılı Kanun kapsamında (fikir ve sanat işi niteliğinde) olduğunun tespitine dair kesinleşmiş mahkeme ilamı üzerine SGK'nca bu doğrultuda gereken diğer idari işlemlerin yapılması zorunluluğu dikkate alınarak davanın kabulüne, davacının davalı şirkete ait iş yerinde 18.07.2000 - 01.07.2004 tarihleri arasında gazete muhabiri olarak geçen çalışmalarının 5953 sayılı Kanun kapsamında (fikir ve sanat işi niteliğinde) olduğunun tespitine, dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ile beraber davalı işveren vekili, istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı işveren vekili özetle, davacının itibari hizmet süresinden faydalandırılmasını gerektirir şekilde çalışmalarının bulunmadığını, buna göre yapılan bildirimlerin doğru ve gerçek çalışma şekillerine dayalı olup davacının iddiasının ispatlanmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı SGK vekili, davanın reddini talep etmiş bu nedenle kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ihtilaf konusu dönemde de davalı iş yerinde muhabir olarak çalıştığı yöntemince yapılan araştırma, toplanan deliller, tanık beyanları ve bilirkişi raporuyla sabit olmuştur. Davacı ... Bakanlığının denetimi sırasında muhabir olarak çalıştığını ifade etmiş, dava dışı iş yerinde geçen çalışmalarla ilgili alacak davasında da mesleğinin muhabir olduğunun kabulüyle alacak davası hüküm altına alınmıştır. 5953 sayılı Kanun kapsamında gerçekleşen fikir ve sanat işçiliğidir.

Bu itibarla ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ile beraber davalı işveren tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, kendisi tarafından yapılan işlemlerin yerinde olup, davanın reddi gerektiğini, buna göre verilen kararın bozulması gerektiğini belirterek, temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Davalı işveren vekili temyizinde, müvekkili şirket nezdinde yapmış olduğu işin itibari hizmet süresi zammını gerektirecek nitelik taşımadığını, davacının, davalı şirket bünyesinde hizmet sözleşmesi kapsamında çalıştığına, İş Kanunu m. 4 kapsamında veya yukarıda anılan nedenlerle 5953 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemediğine göre, kararın kısmen kabul bölümü açısından reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı işveren yanında geçen bildirilmiş sürelerinin 5953 Sayılı Basın İş Kanunu Kapsamında geçip geçmediği hususu ile bu nedenle davacının itibari hizmet süresi ve fiili hizmet zammından faydalanma hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun ek 5 nci maddeleri ile 5510 Sayılı Kanunun 40 ıncı maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında, “Diğer Kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.” şeklinde düzenleme gözetildiğinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu dışındaki Kanunlar ile de dava şartı düzenlenebileceği anlaşılmaktadır.

2.Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamanın devamı için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. HMK’nın 115/2 nci maddesindeki kurala göre, “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder”. Düzenleme gereğince, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise hâkim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerekir. Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir.

3.7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında, " 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması zorunludur. Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan başvuruya altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz." düzenlemesi mevcuttur.

4.Eldeki davada, davacıya ait çalışmaların Kuruma bildirilmiş olduğu ve bu nedenle itibari hizmet süresinin tespitine ilişkin uyuşmazlığın, anılan yasa hükümleri kapsamında, hizmet akdine tabi çalışma nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti niteliğinde bulunmadığı gözetildiğinde, Sosyal Güvenlik Kurumunun davada usulünce davalı sıfatı ile taraf olmasının sağlanması gerekirken, hatalı değerlendirme ile Kuruma davada fer’i müdahil sıfatı ile yer verilmesi isabetsiz olduğu gibi, 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasındaki düzenleme gereği, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaatın olması ve Kurumca müracaata konu istemin zımnen ya da açıkça reddedilmesi gerektiği dava şartı olarak düzenlenmiş olup, eldeki davada, davacı tarafından Kanuna uygun bir şekilde, davaya konu istem hakkında, Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat ve Kurum tarafından bu müracaata konu istemin reddine ilişkin bir işlem veya eylem bulunmadığı görülmekle, mahkemece, davacı tarafa 6100 sayılı HMK.'nın 115 inci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca, 7036 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan düzenleme doğrultusunda, davaya konu istemi hakkında Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmesi ve bu müracaat hakkında anılan yasal düzenleme uyarınca Kurumun red iradesini gösterir işlem veya eyleminin olduğunun belgelenmesi için kesin süre ihtaratlı önel verilmeli, bu süre içerisinde dava şartı eksikliğinin tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmeli, Kuruma müracaat ve müracaatın reddine dair Kurum işlem veya eylemine ilişkin dava şartının tamamlanması halinde ise davanın esasına girilerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.