WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/10662 E.  ,  2024/1544 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/95 E., 2023/1169 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/127 E., 2021/278 K.

Taraflar arasındaki 01.01.2010-31.03.2016 tarihleri arasında kalan dönemde davalı işveren nezdinde bildirilen çalışmaların fiili hizmet süresi zammına tabi olarak geçtiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılması suretiyle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı bünyesinde 5953 sayılı Kanun kapsamında “sayfa sekreteri” olarak çalıştığını; 01.01.2010-31.03.2016 tarihleri arası dönem için taraflar arasında bir çekişme bulunmadığını; buna rağmen Kurum kayıtlarına bu durumun yansımadığını; müvekkilinin davalı nezdindeki hizmetlerinin tümünün sayfa sekreteri olarak gerçekleştiğini, dolayısıyla 5953 sayılı Kanun kapsamında müvekkilinin fikir işçisi olduğunu belirterek, bu süre içinde 5953 sayılı Basın İş Yasası'na tabi olarak hizmet ilişkisinin bulunduğunun ve yasal itibari hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı işveren.... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı işveren şirkette çalıştığını beyan ettiği 01.01.2010-10.01.2013 tarihleri arası dönemde 5510 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesindeki meslekler tablosunda “basın ve gazetecilik” mesleğinin yer almadığını, dolayısıyla bu tarihler arasındaki dönem için işverenin herhangi bir hukuki sorumluluğunun bulunmadığını; mesleğin kapsama alınmasından sonra işveren şirket yetkililerinin ... Başkanlığına bildirimde bulunmak için müracaat ettiklerini ancak şifahen olumsuz yanıt aldıklarını; Fili Hizmet Süresi Zammı Uygulamasının Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmeliğe 10.01.2014 tarihinde eklenen Geçici 3 üncü maddesinde yapılan değişikliğin, 5510 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinin uygulanmasına yönelik sorunlara yol açtığını, buna bağlı olarak işverenin hukuki sorumluluğu yoluna gidilmemesi gerektiğini belirtmiştir.

2.Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davacının talebinin 2010-2016 yılları arası döneme ilişkin olduğunu, bu dönem bakımında 5510 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiğini; itibari hizmet süresinin 40 ıncı maddede yer aldığını, davacının basın ve gazetecilik mesleğinde çalışması söz konusu olduğu ve buna ilişkin hükmün ilgili maddenin 13 üncü bendinde 10.01.2013 tarihinde düzenlenmesi sebebiyle davacının bu tarihten önceki tarihlere ilişkin talebinin uygulanabilirliğinin mümkün olmadığını, yasada yer alan itibari hizmet süresinden yararlanabilmek için listede yer almanın yanı sıra belirtilen işlerde fiilen çalışılması ve bu işin risklerine maruz kalındığını tespiti gerektiğini 10.01.2013 tarihinden sonrası dönem bakımından ise davacının bu hükmün şartlarını taşıyıp taşımadığının tespiti gerekeceğini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğünün 22.05.201 tarih 2848 sayılı yazısında davacının ilk basın kartını 10.03.2011 tarihinde aldığının ve halen basın kartı sahibi olduğunun bildirildiği görülmüştür.

506 sayılı Kanun'un Ek-5 inci maddesinde; Basın Kartı Yönetmeliğine göre Basın Kartına sahip olmak suretiyle Gazetecilik yaparken, kamu Kurumlarına giren ve bu Kurumlarda meslekleriyle ilgili görevlerde istihdam edilen sigortalıların, görevde geçen sigortalılık süresine her tam yılı için 90 günlük sigortalılık süresinin ekleneceği düzenlenmiştir.

5510 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinde de; Basın Kartı Yönetmeliğine göre Basın Kartı olmak suretiyle fiilen çalışanların prim ödeme gün sayılarına 90 günlük fiili hizmet süresi zammı olarak ekleme yapılacağı düzenlenmiştir.

Tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; 506 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesinde itibari hizmet süresinden ve 5510 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinde fiili hizmet süresi zammından faydalanılabilmesi Basın Kartı sahibi olma şartı arandığı, Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğünün 22.05.201 tarihli yazısına göre davacının 10.03.2011 tarihinden itibaren basın kartı sahibi olduğu ve alınan bilirkişi raporuna göre davacının yaptığı sayfa sekreterliği işinin fikir ve sanat işi olduğu kanısına varılarak Yargıtay 10. H.D.'nin 08.02.2018 tarih 2017/4588-2018/760 E-K sayılı ilamı ve Yargıtay 9. H.D.'nin 25.04.2017 tarih 2015/20456-2017/7238 E-K sayılı emsal içtihatları dikkate alınarak davanın kabulüne, davacının, davalı ... Limited Şirketine ait iş yerindeki toplam 2250 günlük çalışmasına göre itibari hizmet süresinin 563 gün olduğunun ve bu sürenin sigortalılık süresine itibari hizmet süresi olarak eklenmesi gerektiğinin tespitine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davalı Kurum vekili, davacı hakkında yapılan işlemlerde hata olmadığını, buna göre davanın reddi gerektiğini belirterek, aksi yöndeki Mahkeme kararının kaldırılması amacıyla istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının 01.01.2010-31.03.2016 tarihleri arasında davalı şirkete ait iş yerinde sayfa sekreteri olarak çalıştığı, sayfa sekreterliği mesleğinin düşünsel bir çaba, yaratıcılık, estetik bakış açısı gerektirdiği, bu yönüyle davacının yaptığı işin fikir ve sanat işi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ancak davacının ilk basın kartını 10.03.2011 tarihinde aldığı anlaşıldığından bu tarihten sonraki çalışmaları bakımından 5510 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinde düzenlenen fiili hizmet zammı süresinden faydalanması mümkün olduğundan davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 bendi uyarınca kabulü ile Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulü ile davacının, davalı ... Limited Şirketine ait iş yerinde geçen 10.03.2011-31.03.2016 tarihleri arasındaki 1821 günlük çalışmasına göre fiili hizmet zammı süresinin 455,25 gün olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ile davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili; Kurum kayıtlarının resmi nitelikte olduğundan resmi belgeler karşısında tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini, davacının iddia ettiği hizmetlere ilişkin bordro, prim belgeleri v.s. belge Kurum kayıtlarına intikal ettirilmemiş olduğundan iddiaya konu çalışmalarının varlığından söz edilemeyeceğini, resmi belgeler karşısında tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği gibi tanık beyanlarının eylemli ve gerçek bir biçimde iddianın ispatına dair yeterli olmadığını buna göre eksik araştırmaya dayalı verilen kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.

2.Davacı vekili ise davanın asıl konusunun davalı yanında 5953 sayılı Basın İş Yasasına tabi olarak çalışmış olduğunun tespitine yönelik olduğunu, ancak Yerel Mahkeme davanın konusunu sadece itibari hizmet süresi zammından yararlanma talebi olarak algıladığından hatalı verildiğini, davanın tam kabulü yerine kısmen kabule dair karar verilmesinin de hatalı olduğunu beyanla, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı iş yerinde sayfa sekreteri olarak geçen çalışmaları nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesi hükümlerinden faydalandırılma hakkının var olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup, davacı ile davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgilisine yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.