WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/10643 E.  ,  2023/12342 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/193 E., 2023/1323 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/431 E., 2021/351 K.

Taraflar arasındaki kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2206349739 tahsis numarası ile davalı Kuruma kayıtlı olduğu, davalı Kurumdan aylık almakta iken 1103605.06 nolu Ant-A.C.K İnş. Taah. Gıd. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti unvanlı iş yerine tabi 25.09.2006 - 30.11.2006 ve 02.01.2009 - 21.10.2009 tarihleri arası hizmetlerinin fiili çalışmaya dayanmadığı gerekçesiyle bu iş yerinde geçen tüm bildirimlerinin iptal edildiğinin bildirildiği, 5075 gün şartını yerine getirmediğinden bahisle almakta olduğu yaşlılık aylığının kesildiği, bu kapsamda 31.10.2018 tarihli ödeme emri gönderildiği, bu ödeme emirlerine 14.11.2018 tarihinde itiraz ettikleri, davacının kusuru olmadığı halde yaşlılık aylığı kesildiği ve ekonomik sıkıntıya düştüğü, davacının çalıştığı iş yerinin eşi Orhan Telli'ye ait olup şirketi 11.11.2018 tarihinde devralıp faaliyet gösterip 08.10.2009 tarihinde devrettiği, başka çalışanları da olduğu, Sosyal Güvenlik hakkının Anayasal bir hak olduğu, davalı Kurum davacının hizmetine ilişkin hiçbir inceleme ve araştırma yapmadan salt işveren şirketin işlemlerinin yasal olmadığı gerekçesiyle şirketin iş yeri dosyasının iptaline ilişkin işlem tesis etmesinin açıkça hukuka aykırı olduğu, ... 16. İş Mahkemesinin 2013/1200 E., 2015/402 K. sayılı kararı ile davalı Kurumun işleminin iptaline karar verildiği, Mahkemenin bu kararının Yargıtay tarafından da onandığı iddiasıyla davalı Kurum işleminin iptali ile davacının 17.10.2018 tarihinde kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Ant-A.C.K İnş. Taah. Gıd. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti hakkında yapılan incelemede ilgili iş yerinden bildirilen sigortalıların bildirimlerinin iptal edildiği, davacının prim gün sayısı şartını taşımaması nedeniyle aylığının iptal edildiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; Ant-Ack İnş. Taah. Gıda San. Tic. Ltd Şti'nin 204112 sicil numarası ile 19.04.2005 yılında kurulduğu, kurucu ortaklarının ... ve ... Telli olduğu, en son 01.09.2009 tarihli karar ile ortağın Ümit Yılmaz olduğu, Kurum kayıtları incelendiğinde iş bu şirketin büro işi mahiyetinde 23.12.2005 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığı, 28.02.2011 tarihinde Kanun kapsamından çıkarıldığı, Kurum ... İl Müdürlüğünün 27.02.2008 tarihli 23.12.2005 - 28.02.2011 dönemini içeren ilgili şirket hakkında sahte iş yeri ve sahte sigortalılık yönünden düzenlenen inceleme raporunda şirket çalışanı olarak görünen bir kısım sigortalıların ki bu sigortalıların içerisinde davacının da olduğu bildirge ve bildirimlerin iptal edilmesi yönünde görüş bildirildiği, buna istinaden davacının 2009/1 - 2009/10 döneminde Ant-Ack 'da çalıştığı ancak primlerinin iptal edildiği, 2009/10 - 2010/2 döneminde Tunaz İnş. Petrol ve Akaryakıt San. Tic. Ltd. Şti'de çalıştığı ve primlerinin iptal edildiği, davacının eşi Orhan Telli'nin şirket ortağı olduğu dönemde çalıştığını beyan ettiği, eşinin ise 01.11.2008 - 01.09.2009 tarihleri arasında şirket ortağı olduğu, davacının dava konusu şirketten 21.10.2019 tarihinde 3 nolu kod ile iş akdinin sona erdiği, dosyada dinlenen tanıklardan ...'ün davacının kızı olduğu ve aynı dönemde çalıştıklarını ifade ettiği, tanık Şevket'in 2007 yılında inşaat işçisi olarak çalışmaya başladığını ve 7 ay çalışıp ayrıldığını ifade ettiği, tüm dosya kapsamındaki belgeler incelendiğinde davacının Ant firmasında hizmetinin gösterildiği dönemde çalışmasının karşılığı olarak ücret aldığına dair dosya kapsamında belge bulunmadığı, bazı tanıkların davacıyı bazen iş yerinde gördüklerini ifade ettikleri, Kurum inceleme raporunda şirkette para karşılığı çok sayıda kişinin sigortalı yapıldığının tespit edildiği, davacının hizmetinin gösterildiği dönemde fiilen de çalıştığının ve karşılığında ücret aldığının her türlü tereddütten uzak bir şekilde ispat edilemediği, Kurum denetmeni tarafından düzenlenen raporun aksi ispat edilene kadar geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece re'sen seçilen Ekrem isimli tanığa tebligat çıkartılamamış olup tanık dinlenmeden bilirkişi raporu düzenlendiği, tanık ... 'nin davacının çalışmasını doğruladığı, davacının eşi şirketi 11.11.2008 tarihinde devralıp faaliyet gösterip 08.10.2009 tarihinde devrettiği, Mahkemece Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmasını ve davacının eşinin şirket hissesini hangi tarihte devrettiğinin sorulmasını istedikleri halde yazılmadığı, eksik delille karar verildiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının büro işinden 23.12.2005 - 28.02.2011 tarihleri arasında kanun kapsamında olan dava dışı Ant-Ack İnş. Taah. Gıda San. Tic. Ltd Şti. adına tescilli iş yerinden 25.09.2006 - 30.11.2006 ve 02.01.2009 - 21.10.009 tarihleri arasında hizmetinin bildirildiği ve davacıya 01.10.2015 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı tahsis edildiği, davacının eşinin, 01.11.2008 tarihinden itibaren adı geçen dava dışı şirketin ortaklarından biri olduğu, Kurumun 27.02.2018 tarihli inceleme raporu uyarınca davacının 25.09.2006 - 30.11.2006 ve 02.01.2009 - 21.10.2009 tarihleri arasındaki hizmetinin fiili çalışmaya dayalı olmadığının tespit edilmesi üzerine iptal ettiği ve yaşlılık aylığının da iptaline karar verildiği, inceleme raporundan, bir kısım sigortalının para karşılığında sigortalı gösterildiğini kabul ettiği, bir kısım sigortalının da söz konusu işyerinden neden sigortalı gösterildiklerini bilmediklerini beyan ettiğinin anlaşıldığı, yine inceleme raporuna yansıyan vergi tekniği raporlarına göre 2007-2010 yıllarında sahte fatura suçunun işlendiği, 01.09.2009 tarihinden sonraki tüm faturaların sahte fatura olarak değerlendirildiği, 01.09.2008, 10.07.2009, 19.02.2009 tarihlerinde işyeri adresinde yapılan yoklamalarda fiili işçi tespit edilemediği, adresin kapalı olduğunun belirlendiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sahte sigortalılık nedeniyle kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali davasıdır.

2.İlgili Hukuk
1. Anayasa'nın 60 ıncı maddesi şöyledir:
"Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. / Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar."

2. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 nci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, anılan Kanunun yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanun'un Geçici 20 nci maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı davaya konu sürenin bir kısmı itibariyle 506 sayılı Kanun'un mülga 2, 6 ve 79 uncu maddeleridir.

3. 506 sayılı Kanun'un mülga 2 nci maddesinin 1 inci fıkrası şöyledir:
"Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar."

4. 506 sayılı Kanun'un mülga 6 inci maddesi şöyledir:
"Çalıştırılanlar, işe alınmalariyle kendiliğinden 'Sigortalı' olurlar. / Sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümleri sigortalının işe alındığı tarihten başlar. / Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. / Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz.."

5. 506 sayılı Kanun'un mülga 79 uncu maddesinin ilgili fıkrası şöyledir:
"...Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 (10 yıl 01/06/1994 tarih ve 3995 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile 5 yıl olarak değiştirilmiştir) yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır..."

6. 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlı Sigortası Kanunu'nun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:
"(1) Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;
a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar... sigortalı sayılırlar."

7. 5510 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî ve teknik eğitime, meslekî ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimine, staja veya bursiyer olarak göreve başladıkları tarihten... itibaren başlar."

8. 5510 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık;
a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin sona erdiği tarihten... itibaren sona erer.
"

9. 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ilgili 9 uncu fıkrası şöyledir:
"Aylık prim ve hizmet belgesi (veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi) işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır."
Anayasa'nın 60 ıncı maddesi şöyledir:

10. 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesinin ilk iki fıkrasının ilgili kısımları şöyledir:
" Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin işlemlerin denetimi, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eliyle yürütülür...
Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir..."

11. 5510 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci maddesinin ilgili 2 nci fıkrası şöyledir:
"17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 08.02.2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulanır."

3. Değerlendirme
1.5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği ise, anılan Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten itibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer.

2. Kurum denetmenlerinin sahte sigortalılık tespitine dayalı davalar hizmet tespiti içeriklidir. Anayasa'nın 60 ıncı maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

3. Somut olayda davacının, 25.09.2006 - 30.11.2006 ve 02.01.2009 - 21.10.2009 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılığı, eşi Orhan Telli'nin hissedarı ve yöneticisi olduğu Ant A.C.K. İnş. Taah. Gıd. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. iş yerinden süresinde davalı Kuruma bildirilmiştir. Davacıya söz konusu sigortalılık süresi esas alınarak 01.10.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Ancak Kurum denetmenin 27.02.2018 tarihli raporuyla anılan sigortalı sürelerin bildirildiği iş yerinde çalışan ve aralarından davacının da bulunduğu yaklaşık 60 kişinin çalışmasının gerçek ve fiili olmadığı gerekçe gösterilerek anılan sigortalılık süresi ve bağlanan yaşlılık aylığı iptal edilmiştir.

4. İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki davacının çalışmasının doğrulayan iki tanık beyanı ile yetinildiği anlaşılmaktadır. Üstelik iş yerinin söz konusu dönemde faaliyet durumu ve bulunduğu adres nazara alınarak komşu iş yeri tanıkları ile davacının iddia ettiği çalışmanın niteliği yeterince araştırılmadığından toplanan deliller çalışmanın gerçek ve fiili olduğunu ya da olmadığını anlamak için yeterli değildir.

5. Mahkemece, davaya konu çalışmaların geçtiği iddia edilen iş yerinin faaliyetleri ve özellikle davacının inşaat malzemesi alıp sattığı iddiası yönünden kargo teslim belgesi, tebligat mazbatası, fatura gibi davacının işveren adına işlem yaptığını gösterir belge bulunup bulunmadığı davacı taraftan sorulmak suretiyle araştırılmalıdır. İnceleme kapsamı genişletilerek bu dönemde dava dışı işveren ile aynı çevrede faaliyet yürüten veya işverenle iş ilişkisi içinde olan ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte komşu işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenmeli, davacının fiili çalışma olgusu ve davaya konu Kurum işleminin gerçekliği hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

6. Öte yandan; davacı kadın, 07.08.1964 doğumlu olup sigorta başlangıç tarihi 01.11.1985'tir. Davacıya, iptal edilen yaşlılık aylığının, 5339 prim gün sayısı üzerinden bağlandığı anlaşılmaktadır. Davacının, yargılamanın devamı sırasında, iptale konu edilmeyen sigorta süreleri nazara alınarak 5510 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci maddesi yollamasıyla uygulanan 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesinin C bendi kapsamında yaşlılık aylığı tahsis şartlarını sağlayıp sağlamadığı araştırılmamıştır. Mahkemece; davacının, iptal edilmeyen sigortalılık süreleri ile anılan mevzuat kapsamında yaşlılık aylığı tahsis şartlarını taşıyıp taşımadığı belirlenmeli; yargılamanın devamı sırasında bu şartların yerine gelmesi halinde, şartların oluştuğu tarihi takip eden aybaşından itibaren aylığa hak kazanabileceği nazara alınmalıdır.

7. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.