WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/10546 E.  ,  2023/11816 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3341 E., 2023/1062 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2018/744 E., 2021/406 K.

Taraflar arasındaki boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasına dayalı alacak davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...’a Kurumca... sicil numaralı müteveffa sigortalısı babası ...’ndan dolayı 01.02.2015 tarihinde ölüm aylığı bağlandığı, ancak daha sonradan Samsun Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından yapılan denetim neticesinde düzenlenen 31.10.2017 tarih, MY-110 sayılı raporda “davalı ...’ın boşandığı esiyle fiilen birlikte yaşadığı ve dolaysıyla fiilen evlilik birliğini devam ettirdikleri halde Kurumdan haksız ve yasaya aykırı olarak ölüm aylığı aldığı” tespit edildiği, bu tespit üzerine, davalıya bağlanan ölüm aylığının iptal edildiği iddiasıyla 27.133,10 TL yersiz aylığın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; aylık bağlama tarihinden yedi yıl önce boşandıkları, davalının babasının önceden öleceğini bilmesi halinde ancak iddianın gerçek olabileceği ve iddianın hayal ürünü olduğu, davalının eski eşi ile aralarında devam eden ve sonuçlanan ceza davalarının, ayrıca icra dosyalarının dahi bulunduğu, tüm bu hususlar nazara alındığında boşanmanın gerçek bir boşanma olduğunun görüleceği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; tanıkların ortak beyanlarında davalının ve boşandığı eşinin ayrı yaşadıklarını ve aralarında problemler yaşandığını beyan ettikleri, bu beyanlarla çelişkili olarak davalının eski eşinin kantin işi ile uğraştığı ve davalının da boşandığı eşinin yanına sürekli gelerek yardımda bulunduklarını beyan ettikleri, bir an için tanık anlatımlarda beyan edildiği üzere davalı ve boşandığı eşinin aralarının bozuk olduğu düşünülse dahi, yine tanık beyanlarına göre davalının boşandığı eşinin işlettiği kantine gelerek kendisine yardım etmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalı tanığı ...'in beyanında da görüleceği üzere tarafların boşandıktan sonra bir ara eski eşiyle barışıp eşine ait işyerine yardıma gittiğini duyduğu, bu barışma esnasında evlilik yaşantısının olmadığını sadece aralarındaki husumetin sona erdiğini duyduğu, davalı tarafça iddia edildiği üzere tarafların boşandıkları ancak birlikte yaşamadıkları hususunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı Kurumca yapılan 27.133,10 TL ölüm aylığının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça formalite olduğu iddia edilen boşanmanın aylık bağlanma tarihinden tam yedi yıl önce olduğu dinlenen tanık ifadelerinin ortak noktasının davalı ile eski eşin uzun zaman önce boşandıkları ve aralarında bir evlilik birliğinin kalmadığı olduğu, davalı ile eşinin uzun süre düşman gibi yaşadıkları, müşterek çocuklarının istekleri, ekonomik ihtiyaçları ve eğitim durumlarının tarafları yumuşattığı, medeni bir ilişki olup birlikte yaşamadıkları, sürekli olarak eski eşinin hakaret, tehdit ve yaralama eylemlerine maruz kalan davalının bu eylemlerinden dolayı eski eşinden şikayetçi olduğu, bu konuda ceza dosyaları bulunduğu, icra takibi başlattığı, uzaklaştırma kararları bulunduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının eski eşi ... tarafından sunulan dilekçede davalı ile 2020 yılı Temmuz ayına kadar birlikte yaşadıkları şeklinde yazılı beyanda bulunduğu, aşamalarda davalı veya vekili tarafından bu beyana karşı herhangi bir beyanda bulunulmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasına dayalı alacak davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ve 96 ncı maddeleri ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.