WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/10459 E.  ,  2023/9261 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3243 E., 2023/1444 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/123 E., 2022/421 K.

Taraflar arasındaki Alman Rant Sigortasına giriş tarihinin Türkiye'de sigorta başlangıcı olarak tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yurt dışında geçen sürelerinden 5610 günü 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlandığını, borçlanma bedelinin tamamını ödediğini, yaşlılık aylığı şartlarının bildirilmesine ilişkin dilekçeye davalı Kurumun 28.10.2015 tarihli yazısı ile yurt dışı borçlanma tarihi olan 15.03.2004 tarihinden, borçlanılan 4260 gün sayısı geri çekilerek 15.05.1992 tarihi dikkate alınıp emeklilik şartlarının belirlendiğini, bu şartlara göre 20 yıl 48 yaşı ve 5525 gün şartları tamamlandığında tahsis talebinde bulunulacağı şeklinde cevap verildiğini, 2018/38 sayılı genelge uyarınca bu defa 19.07.2019 tarihli yazı ile sigorta başlangıcının 08.01.1999 olarak değiştirildiğini, davalı Kurumun bu kararının yasaya aykırı olduğunu, 3201 sayılı Kanun'un değişik 5 inci maddesinin 5 inci fıkrası gereğince sigortalının yurt dışı sigorta başlangıcının 01.04.1999, Türkiye sigorta başlangıcı olduğunu, 3201 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince sigortalının Türkiye sigorta başlangıcı sayılan tarihten öncesi borçlandığı gün sayısı kadar geriye çekilmesi gerektiğini, 7186 sayılı Kanun'un 3201 sayılı Kanun'a eklediği son fıkra ile de Türkiye'deki sigortalılık başlangıç tarihinin 01.04.1999 olduğunu, bu yasa maddelerine göre Türkiye sigorta başlangıcı kabul edilen 01.04.1999 tarihinden öncesi borçlanarak ödediği 2476 günün sigorta başlangıcının 15.05.1992 tarihine çektiğini, davalı Kurumun önce bu hususu kabul ettiğini ancak 2018/38 sayılı genelge gereğince aylık tahsis talebini reddettiğini, yapılan işlemin 5510 sayılı Kanun'un 41 inci maddesinin borçlanılan dönemin ilgili aylara mal edilmesine ilişkin hükümlerine aykırı olduğunu, yurt dışı hizmet dökümünde 18.05.1992 tarihinde Alman Sosyal Güvenlik Kurumuna tabi analık döneminin başlangıç olduğunu, analık döneminin borçlanmaya esas ve giderek sigorta başlangıcına esas sürelerden olduğunun kabul edildiğini, belirtilen nedenlerle 15.05.1992 tarihinin sigorta başlangıcı sayılması yeterli görülmez ise bu kez yurt dışı analık sigorta başlangıcı olan 18.05.1992 tarihinin Türkiye sigorta başlangıcı sayılması gerektiğini, bu nedenle 01.08.2019 tarihinden sonra eklenen son fıkranın emsal alınmayacağını belirterek müvekkilinin sigorta başlangıcının 15.05.1992 (veya analık sigorta başlangıcına göre 18.05.1992) olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, yapılan Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun bulunduğunu belirterek davanın reddini istemişir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Mahkememizce yapılan değerlendirmelere göre; 3201 sayılı Kanun'nun 5 inci maddesinde uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde akit ülkede sigorta başlangıcının Türkiye'de ilk defa sigorta başlangıcı olacağına dair hüküm bulunması halinde akit ülkedeki sigorta başlangıcının, ülkemizde de geçerli olacağının ifade edildiği, Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesi'nin 29 uncu maddesinde bir kimsenin Türk sigortasına girişinden önce bir Alman rant sigortasına girmiş bulunması halinde, Alman Rant Sigortasına girişi, Türk Sigortasına giriş olarak kabul edileceğinin belirtilmiş olduğu, davacının Alman Hizmet Dökümünde yer alan 18.05.1992 tarihli Schwangerschaft/Mutterschutz (Gebelik/Analık Koruması) süresinin Türkiye'de ilk defa işe giriş olarak kabul edilmesi gerektiği, bu konuda alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli bulunduğu anlaşılmış, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur." gerekçesi ile, davanın kabulüne, davacının sigorta başlangıç tarihinin 18.05.1992 olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu usul ve yasaya aykırı olarak verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, somut olayda, davacının Alman Rant sigortasına giriş tarihi olan 18.05.1992 tarihinin Türkiye'de sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilmesinin yukarıda yer alan yasal mevzuat kapsamında doğru olduğu kanaatine varılarak mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Alman rant sigortasına giriş tarihinin Türkiye'de sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilip edilemeyeceği hususundadır.

2. İlgili Hukuk
1.1 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile, 3201 sayılı Kanun'un 5 ici maddesi

1.2 Davanın yasal dayanağı olan 3201 sayılı Kanun'un "Süre tespiti, sigortalılığın başlangıcı ve sürelerin değerlendirilmesi" başlıklı 5 inci maddesinde 5 inci bent olarak bulunan "(Ek fıkra: 17.04.2008-5754/79 md.) Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz.(Ek cümle: 10.09.2014-6552/29 md.) Ancak, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce âkit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların âkit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir." düzenlemesini amirdir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.