10. Hukuk Dairesi 2023/10444 E. , 2024/1131 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2957 E., 2023/1364 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/79 E., 2022/155 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, SSK kapsamında 5238 günü olması ve 01.05.2015’ten itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasından sonra dava dışı Mustafa Işıldak işyerinde geçen 01.04.2013-31.12.2103 tarihleri arasındaki 252 günün denetmen raporu ile iptal edilmesi sonucu aylıkların başlangıç tarihi itibari ile kesildiğini, aylığın iptali üzerine 553 gün askerlik borçlanması yaparak yeniden SSK kapsamında 01.05.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanan davacının bu defa tahsis talep tarihinde Bağ-Kur borcunun varlığı gerekçe gösterilerek aylığının kesildiğini, ikinci tahsisin iptali sonucu Bağ-Kur borçlarını da ödemek sureti ile 01.04.2017 tarihinden itibaren yeniden yaşlılık aylığı bağlandığını, 03.04.2018 tarihli dilekçe ile aylık başlangıcı ve borçların ilk tahsis, olmazsa ikinci tahsis tarihinden itibaren düzeltilmesine yönelik başvurunun Kurumun 17.04.2018 tarihli yazısı ile reddedildiğini, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin Ek 9/(1) maddesi gereğince tahsisten sonra anlaşılan borçların tahsise engel olamayacağının kabul edildiğini, geçici 35.maddeye göre ise eksik günler varsa bunların borçlanma sureti ile tamamlanabileceğinin kabul edildiğini, buradaki temel hususun sigortalının kasıtlı ve kusurlu davranışının etkili olmaması olduğunu, 1479 sayılı Kanun'un Ek Geçici 6 ncı maddesinin Kanunla kurulu diğer emekli sandıklarınca kendilerine yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı bağlananların 1479 sayılı Kanun kapsamı dışında sayıldığını, ancak bu Kanun'a tabi hizmet süreleri diğer Kurum ve sandıklara bildirilmiş ise bu hizmetlerin geçerli sayılacağını, bu hükümle de tahsisten sonra borç çıkarılarak tahsisin iptal edilmesinin önüne geçildiğini ileri sürerek, terditli olarak, 01.05.2015'ten başlayan ilk aylığın geçerli olduğunun ve eksik süre olan 252 gün kadar askerlik borçlanmasının ödendiği tarihten geriye 252 gün sürede ödenmesi gereken aylıkların borç olarak çıkarılmasının ve askerlik borçlanması ödenmiş olmakla borçlanma nedeni ile ödeme yapılmasının gerekmediğinin ve yaşlılık aylığı alırken Bağ-Kur kapsamında faaliyetin sosyal güvenlik destek primine tabi olduğunun tespitine, bu istem kabul edilmez ise 1479 ek geçici 6 kapsamında tahsisten sonra çıkarılan borçların SSK yaşlılık aylığının iptaline engel olması, yine 05.12.2017 yönetmelik değişikliği ile de tahsisten sonra çıkarılan Bağ-Kur borçlarının tahsise engel olmaması ve aylıktan mahsup edilebilir olması karşısında ayrıca davacının seçimini SSK kapsamında aylık olarak tercih ettiği, Bağ-Kur hizmetleri hariç yaşlılık aylığını seçtiği kabul edilerek, 01.06.2016 tarihinde başlayan ikinci tahsise geçerlik tanınarak borç çıkarma ve destek primine tabi çalışmanın buna göre tespit edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, istinaf kaldırma kararı, konu ile ilgili yasal mevzuat, emsal Yargıtay kararları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; 01.04.2013-31.12.2013 tarihleri arası döneme ilişkin bildirilen 270 günlük çalışmanın iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline yönelik davanın reddi ile 01.05.2015-30.04.2016 döneminde yersiz ödenen yaşlılık aylıklarının davacı adına borç çıkartılması gerektiğinin tespiti, davacıya 2829 sayılı Kanun gereğince hizmet birleştirmesi uygulanmaksızın 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında 5526 gün hizmeti üzerinden 01.05.2016 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti, davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b kapsamındaki sigortalılığının 01.09.2015 ile 30.04.2016 tarihleri arası dönemi kapsadığı ve 01.09.2015-30.04.2016 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b kapsamındaki sigortalılık dönemine ilişkin prim borcu çıkarılması gerektiğinin tespiti sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair hüküm kurulmuştur.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu, Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak, terditli taleplerine göre davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararı istinaf etmiştir.
2.Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu, kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu belirterek, kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelerden, 21.05.1984 tarihinde sigortalılığı başlayan davacıya 07.04.2015 tarihli tahsis talebine istinaden 31.03.2015 tarihine kadar 506 sayılı Kanun kapsamındaki 5238 prim gün sayısı üzerinden 01.05.2015 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının 12.04.2016-29.04.2016 tarihleri arasında 18 gün 4/1-a bendi kapsamındaki çalışmasından dolayı aylığının kesilmesi üzerine davacının 12.04.2016 tarihinde 540 gün askerlik borçlanması ödediği ve 29.04.2016 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, bu talebe istinaden 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık süresinin araştırılması sırasında davacının 01.04.2013-31.12.2013 tarihleri arasında 1204752 sicil numaralı Mustafa Işıldak unvanlı inşaat dekorasyon işinden Kanun kapsamında olan işyerinden bildirilen 270 gün hizmetin 21.10.2016 tarihli araştırma raporuna istinaden fiili çalışmaya dayanmadığından iptal edildiği, bu arada 01.09.2015 tarihinde başlayan vergi mükellefiyetine istinaden 01.09.2015-11.04.2016; 30.04.2016-17.03.2017 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalılığının bulunduğu, prim borcunun 17.03.2017 tarihinde ödendiği ve 17.03.2017 tarihli tahsis talebine istinaden 4986 gün 506 sayılı Kanun kapsamında, 539 gün 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığı ile 540 gün askerlik borçlanması olmak üzere toplam 6065 gün üzerinden 01.04.2017 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, somut olayda, ilk kez 01.05.2015 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis edilen ve 01.09.2015 tarihinde 4/1-b kapsamında sigortalı olarak tescil edilen davacının 1479 sayılı Kanun'un Ek Geçici 6 ncı maddesinden yararlanması mümkün olmadığı gibi davacı vekili tarafından 17.11.2021 tarihli dilekçe ile iptal edilen çalışmaların fiili olmadığının kabul edildiği anlaşıldığından Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin geçici 35 inci maddesinin de uygulama yeri bulunmadığı, bunun yanı sıra davacının Bağ-Kur sigortalılığının tahsis talep tarihinden sonra başladığı göz önüne alındığında yönetmeliğin Ek 9 uncu maddesinin de somut olayda uygulanamayacağı, dolayısıyla 01.05.2015 tarihli yaşlılık aylığına geçerlilik tanınmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, istinaf kapsam ve nedenlerine göre yapılan incelemede, Mahkemece davacının ikinci tahsis talebine istinaden ve 2829 sayılı Kanun kapsamında hizmet birleştirmesine zorlanamayacağının kabulü ile salt 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık süresi ile bu kapsamdaki askerlik borçlanmasına göre yaşlılık aylığına hak kazandığının kabulü ile bu tarihe kadar olan dönemdeki Bağ-Kur sigortalılığı sebebi ile prim borcu olduğuna ilişkin kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının terditli taleplerinden ikincisinin kısmen kabulüne karar verildiğinden Kurum yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin de yerinde olduğu gerekçeleriyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
2.Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile 01.05.2015 tarihinden yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin, bu talep geçerli kabul edilmezse hizmet birleştirmesi yapılmaksızın 01.05.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına ve prim borcundan sorumlu olmadığının tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!