10. Hukuk Dairesi 2023/10415 E. , 2023/10508 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/251 E., 2023/1333 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/24 E., 2021/366 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ilk defa 1984 yılında sosyal güvenlik sistemine dahil olması nedeniyle emeklilik koşullarının 25 yıl 5225 gün ve 48 yaş şeklinde olduğunu, 2000 yılında Kuruma başvurarak emekli olmak istediğini beyan ettiği, Kurumun prim ödeme gün sayısı ve hizmet süresinin dolduğunu ancak 48 yaşını beklemesi gerektiğini bildirdiğini, davacının yaş koşulunu beklerken 2001 yılından itibaren Bağ-Kur sistemine girdiğini ve prim ödemeye başladığını, 2009 yılında şirket faaliyetlerini sona erdirdiğini, bu tarihte yaşın da ikmal edilmesiyle emeklilik işlemlerinin başlatılmasını talep ettiğini, Kurumun davacının 2000 yılında emekliliği doldurduğu gözetilmeksizin 2009 yılında Bağ-Kur'dan emeklilik işlemi tesis edildiğini, bu çerçevede kendisinden 18.000,00 TL eksik prim borcu gerekçe gösterildiğini, davacının o dönemde bu tutarı Ziraat Bankasından kredi çekerek ve faiziyle 25.000,00 TL ödemek zorunda kaldığını, davacının 2001-2009 arasında prime esas kazancın karşılığı en yüksek basamak üzerinden prim ödemesi gerçekleştirdiğini, ancak davacının 2000 yılında eksik prim gün ve sayısının bulunmaması, yeterli hizmet süresine ve prim ödeme gün sayısına sahip olması, askerlik borçlanması gibi kanunen tahakkuk eden borçlanmaları yapmış olması ile aslında emekliliğe hak kazandığını, kendisinin yüksek davalı Kurum tarafından Bağ-Kur mevzuatı çerçevesinde emekli edilmiş olmasının düşük emekli maaşına neden olduğunu, 2829 sayılı Kanun'un vatandaş lehine yorumlanması gerektiğini, içtihatlara göre sigortalının açık iradesi bulunmak şartı ile diğer kurumlardaki hizmetlerin birleştirilmesinde bir zorunluluk olmadığını ileri sürerek davacının 01.04.2011 itibariyle SSK prim ve günleri ile 4/a kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespit edilmesi, aksine Kurum işleminin iptali, tahsis talep tarihinden itibaren tüm emekli maaş ve farklarının tahsis talep tarihinden itibaren davacının lehine olacak şekilde yasal ve/veya mevzuatta yer alan faiz ile birlikte ödenmesine, 4/b hizmetlerinden imtina edilmekle 4/b hizmet süresinin iptali ile Bağ-Kur'a ödemiş olduğu tüm primlerin tahsis talep tarihi itibari ile davacının lehine olacak şekilde yasal ve/veya mevzuatta yer alan faiz ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ilk tahsis sırasında münhasıran 506 sayılı Kanun hizmetleri ile aylık bağlanmasını talep etmediği, diğer hizmetler ile birleştirilme yapılmaması yönünde ayrıksı bir talebinin olmadığı, bu iradesini ortaya koymadığı anlaşılmakla Kurum işleminin yerinde olduğu kanısına varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı Kurum tarafından davacının tahsis talebi değerlendirilirken 2829 sayılı Kanun kapsamında hizmet birleştirmesi yaparak mağduriyetine neden olduğunu, talep edilmemesi nedeniyle davalı Kurum tarafından davacının aleyhine işlem tesis edilmesinin sosyal devlet ilkesi ile bağdaşmadığını, davalı Kurumun düzenlediği formlarda davacıya hizmet birleştirmesinden yararlanmak isteyip istemediğine dair bir açıklama bulunmadığını, Kurumca hazırlanan formlar ile vatandaşa tercih hakkı sunulmadığını, hakları konusunda bilgilendirilmediğini, Mahkemece uyuşmazlığın tam olarak aydınlatılmadığını, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 2829 sayılı Kanun kapsamında tüm hizmetleri birleştirilerek yaşlılık aylığı almaya başlayan davacıya münhasıran 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetleri dikkate alınarak aylık bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!