10. Hukuk Dairesi 2023/10345 E. , 2024/323 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/147 E., 2023/314 K.
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde Kurum işleminin iptali davasında davanın kabulüne dair verilen kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, .... SGM tarafından gönderilen.... sayılı 01.09.2016 tarihli 'fark prim borcu konulu' borç tahriyat işleminin mükerrer gönderildiğini, daha önce tamamlanan ve Kavacık Mahallesi Çiftlik Caddesi NO:4 Beykoz adresinde bulunan inşaat yapımı nedeniyle işveren olarak babası .... adına işyeri dosyası açıldığını, bu dosya üzerinden inşaat yapımı nedeniyle işyeri hakkında prim borçlarının çıkartıldığını, bu borçların yapılandırılarak tamamen ödendiğini ancak daha sonra aynı adreste bulunan aynı inşaatla ilgili olarak kurum denetmeni.....tarafından kendi adına başka bir işyeri dosyası açıldığını ve fark prim borcu çıkartılıp gönderildiğini, bu duruma itiraz edildiği halde düzeltilmediğini, ikinci işyeri dosyasının Kavacık Mahallesi .... Caddesi No:20 Beykoz/... olarak çıkartıldığını ancak gerçekte inşaatın sadece belirtilen ilk adreste yapıldığını, ikinci tespitin hatalı olduğunu ve aynı inşaata ilişkin olduğunu, mükerrer borç ödeme emri gönderildiğini belirterek, kurum tarafından açılan her iki işyeri sicil dosyalarının aynı adreste bulunan işyerine ait olduğunun tespitini ve mükerrer borç tahriyat işleminin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, Kurum işleminin doğru olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.03.2018 tarih, E.2016/550, K.2018/103 sayılı kararıyla; "...Kurum tarafından aynı inşaat yapımı nedeniyle daha önce çıkartılan fark prim borcunun davacı babası tarafından ödenmesinden sonra aynı inşaatla ilgili olarak tekrar mükerrer olarak fark prim borcu çıkartıldığı, ancak gerçekte tek bir işyerinin olduğu ve tek bir inşaatın yapılmış olduğu kurum denetmeni tarafından olmayan bir adreste işyerinin gösterilerek mükerrer olarak prim ödemesi için işlem yapıldığı anlaşılmakla, davacının talebinin haklı olduğu değerlendirilmiş, kurum tarafından işyeri sicil numaraları açılarak davacı ve babası adına işlem gören ayrı ayrı dosyalardaki her iki işyerinin de aslında aynı adreste bulunan inşaat yapımına ilişkin olduğu, mükerrer ödeme olması nedeniyle kurum işleminin iptalinin gerektiği kabul edilerek, açılan davanın kabulüne" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili tarafından usul ve esas bakımından davanın reddi ile % 10 haksız çıkma tazminatı talebi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.07.2019 tarih ve E.2018/1426, K.2019/1472 sayılı kararı ile "... Kurum tarafından aynı inşaat yapımı nedeniyle daha önce çıkartılan fark prim borcunun davacı babası tarafından ödenmesinden sonra, aynı inşaatla ilgili olarak tekrar mükerrer olarak fark prim borcu çıkartıldığı, ancak gerçekte tek bir işyerinin olduğu ve tek bir inşaatın yapılmış olduğu, Kurum denetmeni tarafından olmayan bir adreste işyerinin gösterilerek mükerrer olarak prim ödemesi için işlem yapıldığı anlaşılmakla, davacının talebinin haklı olduğu değerlendirilmiş, Kurum tarafından işyeri sicil numaraları açılarak davacı ve babası adına işlem gören ayrı ayrı dosyalardaki her iki işyerinin de aslında aynı adreste bulunan inşaat yapımına ilişkin olduğu, mükerrer ödeme olması nedeniyle kurum işleminin iptalinin gerektiği kabul edilerek, açılan davanın kabulüne karar verildiği belirtilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun oy birliği ile esasdan reddine " karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 29.06.2020 tarih ve E.2019/5371, K.2020/3981 sayılı kararında; "... davacı tarafından mükerrer işyeri tescili yapıldığına ilişkin itiraz üzerine Kurum tarafından düzenlenen raporda; ..... Cad. No:20 adresinin olmadığının tespiti ile işyerlerinin iki ayrı işverene ait olduğu, mükerrer olmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamada; .... Cad. No:20 adresinin bulunmadığı, mükerrer işyeri tescili olduğu, ....adına tescil edilen işyeri ile ilgili prim borçlarının ödendiği kabul edilerek davanın kabulü yönündeki karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, 07.04.2004 tarihli yapı tatil tutanağı celp edilmeli, davacı ve.... adına kayıtlı taşınmaz kayıtları araştırılmalı, kadastro bilirkişisinden de yararlanılmak suretiyle işyerleri adresleri tespit edilmeli, farklı işyerleri olduğunun tespiti halinde davanın reddi gerektiği değerlendirilmeli, aynı işyerinin olduğunun tespiti halinde; her iki işyerinden prim tahakkuklarının yapıldığı tarihlerde inşaatın seviye durumu, tahakkuk sebepleri tespit edilerek, ayrı ayrı işverenler adına kayıtlı işyerleri ile ilgili Kurum tarafından yapılan işlemlerin hangisinin yersiz ve hukuka ayrıkı olduğu değerlendirilmeli, davacı ve .... tarafından ilgili yapılandırma kanunları gereği yapılandırma başvurusu ve ödeme olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Yargıtay bozma ilamında bahsi geçen yapı tatil tutanağının celbi sağlandıktan sonra dosya kadastro bilirkişisine tevdi edilmiştir. 13.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda; “davacı adına; Beykoz Belediye Başkanlığı, İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 07.04.2004 tarih ve 4721 sayılı Yapı Tatil Tutanağında, ruhsatsız binanın devam ettiği Zemin kat+5 Normal kat kalıbının yapıldığı, davacı ve hissedarları adına; Beykoz Belediye Başkanlığı, İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 12.01.2012 tarih ve 5100 sayılı Yapı Tatil Tutanağında; Zemin kat+Asma Kat+6 Normal kat+çatı arası kat seviyesine getirildiği tespit edildiği hususunu belirterek düzenlendiği görülmüştür. Dava dosyasına sunulan belgeler, tarih aralıklarla tutulan tutanaklar ve belirtilen adreslerde yerinde yapılan incelemede; Beykoz İlçesi, Kavacık (Kadastro: Anadolu Hisarı) Mahallesi, .... (Eski: Çiftlik) Caddesi, No: 4 Posta adresinde konumlu ve 535 ada 128 Parsel sayılı taşınmaza yapılan inşaat’a tekabül ettiği” yönünde tespitler mevcuttur.
Yukarıda belirtilen açıklama ve nedenler ışığında tüm dosya kapsamı içerisindeki bilgi ve belgeler ile Yargıtay bozma ilamı uyarınca tanzim edilen bilirkişi raporundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde; davalı kurumun 20.02.2015/AN-21 ve 18.11.2015/EG-096 tarih ve sayılı durum tespit raporlarında denetim yapılan işyerlerinin aynı adreste bulunan işyerleri olduğunun tespiti ve davalı kurum tarafından mükerrer olarak tahakkuk ettirildiği anlaşılan fark prim borcuna ilişkin 01/09/2016 tarihli işlemin iptali yönünde davanın kabulüne" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, delillerin hatalı değerlendirildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptaline ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371; 5510 sayılı Kanunun 59 'uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında temyiz sebeplerine göre bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine,
18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!