WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/10267 E.  ,  2024/3599 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/548 Esas, 2023/1924 Karar
KARAR : Red, Kısmen Kabul
İLK DERCE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2013/19-2018/20

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı ... Tur. İnş. Peyz. Tem. Güc. Pet. San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden reddine, diğer davalılar yönünden maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalılar ... ve ... Tem. Pey. İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmek ve de davacı vekili ve davalı ... Tem. Pey. İnş. San. ve Tic. A.Ş. tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin istemlerin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili özetle; asıl dava dosyasında 132.179,98 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılar Belediye, ... Şirketi ve ... Şirketinden tahsilini talep ve dava etmiş, davalılar Belediye ve ... Şirketine karşı açtığı birleşen davada ise 143.549,53 TL maddi tazminat talebinde bulunmuştur.

II. CEVAP
Davalılar özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.01.2018 tarih ve 2013/19 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararıyla; iş kazasından dolayı davacının %46,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davacının %5, davalı ... Şirketinin %15, davalı Belediyenin %5, dava dışı araç sürücüsü ...'ın %75 oranında kusurlu oldukları, davalı ... Şirketinin bir kusuru olmadığı kabulünden hareketle asıl dosyanın davalısı ... Şirketi açısından kusuru bulunmadığından bahisle davanın reddine, diğer davalılar yönünden trafik kazası dosyası dikkate alınıp tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacı lehine 275.729,51 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 23.01.2018 tarihli kararına karşı davalı ... vekili ile davalı ... Şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuş davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde kararın onanmasını istemiştir.

B. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.03.2019 tarih ve 2018/1537 Esas, 2019/1053 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına asıl dosyanın davalısı ... Şirketi açısından davanın reddine, diğer davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacı lehine 275.729,51 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararına karşı davacı vekili, davalılar Belediye vekili ile ... şirketi vekilinin temyiz yoluna başvurması üzerine Dairemizin 26.03.2021 tarih 2020/7276 Esas, 2021/4081 Karar sayılı kararıyla somut olayda, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince davacının Kurum kayıtlarında işvereni olarak görülen dava dışı ... Yapı Taah. Tur. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şirketi ile davalı ... Tem. Pey. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasındaki ilişki konusunda herhangi bir niteleme ve hangi gerekçeye dayanılarak adı geçen davalının hüküm altına alınan tazminat tutarlarından sorumlu tutulması gerektiğine ilişkin belirleme yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğundan bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 23.11.2021 tarih ve 2021/2587 Esas, 2021/2591 Karar sayılı kararla dosya kapsamı ve uyma kararı verilen bozma ilamı doğrultusunda bozma kapsamı dışında bırakılan hususlar inceleme dışı bırakılmak suretiyle, ... Yapı Taah. Tur. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şirketi ile davalı ... Tem. Pey. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasındaki ilişki irdelenmiş, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden her iki şirketin ticaret sicil kayıtları celbedilmiş, her iki şirketin adresleri ve bir kısım eski ve yeni yönetim kurulu üyelerinin aynı kişiler olduğu tespit edilmiş, tanık beyanları, söz konusu Ticaret Sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamından yola çıkılarak davacının hak kazandığı alacaklardan, ... Yapı Taah. Tur. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şirketi ile davalı ... Tem. Pey. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin birlikte sorumlu olduğu sonucuna varılmış, bu doğrultuda Dairece verilen 2018/1537 Esas, 2019/1053 Karar sayılı ilam ve Yargıtay ilamı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne oy birliği ile karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki hüküm kurulmuştur gerekçesi ile asıl dosyanın davalısı ... Şirketi açısından davanın reddine, diğer davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacı lehine 275.729,51 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen 23.11.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar Belediye vekili ile ... Şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairemizin 27.09.2022 tarih ve 2022/4602 Esas, 2022/11259 Karar sayılı kararı ile temyiz eden tarafların sair temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesince bozma gereğinin yerine getirilmediği, iş kazasına ilişkin olarak Kurum tarafından yapılan inceleme sonucunda Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı baş müfettişi tarafından düzenlenen raporda işverenin dava dışı ... Yapı Taah. Tur. Tem. San. ve Tic. Ltd. şirketi olarak tespit edildiği, 09.10.2008 tarihli kayıt inceleme tutanağında dava dışı ... Yapı Taah. Tur. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şirketi‘nin davalı ... Tem. Pey. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.‘nin taşeronu olarak işlem gördüğünün belirtildiği, davalı ... Tem. Pey. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz dilekçesinde dava dışı ... Yapı Taah. Tur. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şirketi ile kendi aralarındaki ilişkiyi açıklarken bu şirketin kendi alt taşeronları olduğunu söylediği, yine aynı davalı vekilinin aşamalardaki cevap dilekçesinde ise ... Yapı Taah. Tur. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şirketi‘nin kendi grup şirketlerinden biri olduğunu beyan ettiği, davacı ile birlikte aynı çöp toplama aracında çalışan ve kazaya tanık olup da kaza günü kollukta ifade veren iki tanık ... ve ...‘in kendilerinin ... Şirketinin işçileri olduğu yönünde beyanda bulunduklarını dikkate alarak yargılamaya konu 23.02.2008 tarihli iş kazasının vuku bulduğu tarihi ve o tarihte yapılan işi kapsayacak şekilde dava dışı ... Yapı Taah. Tur. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şirketi ile davalı ... Tem. Pey. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilmiş bir sözleşme bulunup bulunmadığını davanın taraflarından sormak, aynı yönde bir sözleşmenin Kurum kayıtlarında bulunup bulunmadığını araştırmak ve var olduğunun tespiti halinde dosyaya celp etmek, davacının sigortalı hizmet döküm cetvelini dosyaya celp ettikten sonra davacının kaza tarihini de kapsayan çalışmasına ilişkin işe giriş bildirgesinin hangi şirket tarafından verildiğini belirlemek, işe giriş bildirgesini veren şirket ile hizmet döküm cetvelinde kaza tarihinde işveren olarak görünen şirket yahut kurum başmüfettişince düzenlenen inceleme raporunda işveren olduğu tespit edilen şirket arasında bir farklılık/çelişki bulunduğunun anlaşılması halinde bunun sebebini araştırmak, bütün bu hususları dosyada mevcut diğer delillerle birlikte değerlendirmek suretiyle dava dışı ... Yapı Taah. Tur. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şirketi ile davalı ... ve davalı ... Tem. Pey. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasındaki hukuki ilişkileri tespit edip irdeleyerek bu tüzel kişilerin işverenlik sıfatları ve sürelerini belirlemek, bu tüzel kişiler arasında işverenlik sıfatı bulunmayanlar varsa 3. kişi olarak kusurları bulunup bulunmadığını değerlendirmek, diğer yandan Dairemizin 26.03.2021 tarih ve 2020/7276 Esas, 2021/4081 Karar sayılı bozma kararının taraf teşkili sağlanması amacına yönelik olduğu dolayısıyla bozma kararındaki diğer kabul ve tespitlerin bozma dışında kalıp kesinleştiği sonucuna varılamayacağını da gözeterek irdeleme yapmak, varılan sonuç ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyan kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösteren bir gerekçeyi de içerecek şekilde bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 17.07.2023 tarih, Esas, 2023/548 Esas, 2023/1924 Karar sayılı kararla SGK kayıtlarında davacı ... kaza tarihi itibariyle ... Yapı Taah. Tur. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şirketi sigortalı görünüyor olsa da kaza tarihinde yürürlükte olan 26.11.2007 tarihli alt yüklenici sözleşmesini davalı ... ile imzalayan şirketin davalı ... Tem. Pey. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, davalı ... Tem. Pey. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz dilekçesinde dava dışı ... Yapı Taah. Tur. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şirketi ile kendi aralarındaki ilişkiyi açıklarken bu şirketin kendi alt taşeronları olduğunu söylediği, aynı davalı vekilinin aşamalardaki cevap dilekçesinde ise ... Yapı Taah. Tur. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şirketi‘nin kendi grup şirketlerinden biri olduğunu beyan ettiği, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı baş müfettişi tarafından düzenlenen inceleme raporu ekindeki 09.10.2008 tarihli kayıt inceleme tutanağında detay belirtilmemekle birlikte dava dışı ... Yapı Taah. Tur. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şirketi‘nin Kurum kayıtlarında davalı ... Tem. Pey. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.‘nin taşeronu olarak işlem gördüğünün belirtildiği, davalı ... ile dava dışı ... Yapı Taah Tur Tem San ve Tic Ltd Şti arasında 31.12.2007 tarihli ve Beykoz Belediyesi çöp toplama işiyle ilgili yapılmış alt yüklenici sözleşmesinin temini sağlandıktan sonra ... Yapı Taah. Tur. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şirketi ile davalı ... Tem. Pey. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve davalı ... arasındaki ilişkinin yeniden irdelendiği, davalılar arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmesi, davacının hizmet döküm cetveli, davacının işe giriş çıkış bildirgelerinin celbedildiği, öncesinde celbedilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün dava dışı ... Yapı Taah. Tur. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şirketi'nin ticaret kayıtları, bu iki şirketin adresleri ve bir kısım eski ve yeni yönetim kurulu üyelerinin aynı kişiler olduğunun tespiti, tanık beyanları, davalı ... Tem. Pey. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve dava dışı ... Yapı Taah. Tur. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şirketi arasındaki alt yüklenici sözleşmesi, davacının işe giriş kaydı bulunan ... Yapı Taah. Tur. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şirketi ile davalı ... Tem. Pey. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin işyeri sıra numaralarının aynı oluşu (1172479) hep birlikte ele alındığında, davalı ... Tem. Pey. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin, alt yüklenici olan dava dışı ... Yapı Taah. Tur. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şirketinde kaza tarihinde sigortalı olarak çalışan davacının uğradığı zararlardan davalı ... Başkanlığından aldığı çöp toplama işinin bir kısmını ... Yapı Taah. Tur. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şirketine devir ettiği ve üst işveren olarak sorumlu olduğu sonucuna varıldığından bahisle asıl dosyanın davalısı ... Şirketi açısından davanın reddine, diğer davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacı lehine 275.729,51 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen 17.07.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar ... ve ... Tem. Pey. İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, hüküm altına alınan manevi tazminatın az olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin adam çalıştıran sıfatı olmadığını, bir an için müvekkili işveren kabul edildiğinde dahi illiyet bağının davacının ve dava dışı ...’ın ağır kusurları nedeniyle kesildiğini, müvekkilinin kusursuz olduğunu, müvekkilinin %5 kusurlu bulunmasına rağmen zararın tamamından sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, aynı olaya ilişkin olarak 2 dava açıldığını, buna karşın sonuç olarak birbirleri ile örtüşmeyen tespit ve kararlar ortaya çıktığını, trafik kazasında tespit edilen kusur, maluliyet oranı ve hüküm altına alınan maddi tazminatın eldeki dosyadakilerden farklı olduğunu, aynı somut olayda trafik kazası dosyasında maddi tazminatın 132.000,00 TL olarak hesaplanmışken iş kazası dosyasında 275.000,00 TL olarak hesaplandığını, sonuç olarak iki davadan birinde verilen hükmün diğerinin iki katından fazla olduğunu, eldeki dosyaya bakan İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından trafik kazası dosyası yokmuşçasına o dosya ile çelişir hüküm verildiğini, müvekkilinin manevi tazminatlardan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının ıslah ve birleştirilen davadaki taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili şirketin işçisi olmadığını, kendileri yönünden husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu kazanın meydana gelmesinde işçi- işveren ilişkisi bakımından, davacının kusuruyla birlikte, dava dışı üçüncü kişi sürücü ... ...’un ağır kusuru nedeniyle nedensellik (illiyet) bağının ortadan kalktığını, birleşen dosya yönünden savunma haklarının kısıtlandığını, davalı müvekkili şirkete herhangi bir tebligat yapılmadan ve davaya ilişkin cevap ve savunmaları alınmadan dosya üzerinden birleştirme kararı verildiğini, birleştirme kararından bir sonraki celsede davanın birleştirilen dosya ile birlikte karara çıktığını, İlk Derece Mahkemesinin 23.01.2018 tarihli duruşmada davayı bitirerek, toplam 143.549,53 TL maddi tazminata hükmettiğini, gerekçeli kararı yazarken kısa kararı değiştirerek 275.729,51 TL tazminatın ödenmesine şeklinde kararı değiştirdiğini, kaza sonrasında davacıya işverence yapılan 14.500,00 TL ödemenin tazminattan indirilmediğini, aynı olaya ilişkin olarak iki dava açıldığını, buna karşın sonuç olarak birbirleri ile örtüşmeyen tespit ve kararlar ortaya çıktığını, trafik kazasında tespit edilen kusur, maluliyet oranı ve hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatların eldeki dosyadakilerden farklı olduğunu, trafik kazası dosyasında verilen hükme göre, davacının kaza nedeniyle uğradığı maddi tazminat toplamı 132.000 TL olmasına rağmen, esas mahkemesince hüküm altına alınan aynı kalemleri kapsayan tazminat tutarı 275.729,51 TL olduğunu, kısaca aynı olay, aynı kişi ve aynı kalem zararlara ilişkin olarak, iki ayrı yargılama yapıldığını ve hükümlerden birisindeki tazminat tutarının, diğerinin iki katından fazla olduğunu, davacının tek bir iş kazası geçirmesine rağmen, iki farklı tarafa husumet yönetilerek iki ayrı maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmayacağını, tek bir iş kazasına ilişkin yalnızca tek tazminata hükmedilmesi gerektiğini, Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen kararın Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/926 E., 2020/7602 K. Sayılı ve 25.11.2020 tarihli ilamıyla onandığını, bu kararın icrasının Beykoz İcra Müdürlüğünün 2016/8804 E. sayılı dosyası üzerinden yerine getirildiğini ve davacının Mahkeme kararında hüküm altına alınan 132.179,98 TL maddi tazminat, 25.000,00 TL manevi tazminat taleplerinin 10.02.2021 tarihinde davacı tarafından kısmen tahsil edildiğini, söz konusu tahsilatlar düşülmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/156 E. sayılı dosyasında, hükmedilen maddi ve manevi tazminat kalemlerinin davacı tarafından temyiz konusu yapılmadığını, Yargıtayın onama kararı ile birlikte bu alacak kalemlerinin davacı tarafından da kabul edilmiş ve davacı tarafça lehine bu tutarın üstünde bir tutar için hüküm kurulma imkanı kalmadığını, o halde, Beykoz İcra Müdürlüğünün 2016/8804 E. sayılı dosyasından kalan bakiye borç haricinde müvekkili şirkete herhangi bir sorumluluk yüklenmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının taleplerinin, 132.179,98 TL maddi tazminat, 25.000,00 TL manevi tazminat tutarının üzerinde kabul edilmesinin açıkça talebi aşar nitelikte olduğunu, tahsil edilen alacaklar bakımından dava konusuz kalmış olmasına rağmen karar tarihinde tahsil edilmiş olan alacaklar açısından da hüküm kurulmuş olmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bu durumda müvekkili açısından ödenen miktar için teminat mektubu halen icra dosyasında tutulmaya devam edecek ve ödemesi yapılarak tazmin edilen tutar yönünden de mükerrer olarak müvekkilinin icra zoru altında kalacağını, kusurun oran ve aidiyetinin hatalı tespit edildiğini, davacının ücretinin asgari ücret olduğunu, trafik kazası dosyasında davacıya 25.000,00 TL manevi tazminat verilmişken eldeki dosyada 40.000,00 TL manevi tazminat verilmesinin doğru olmadığını, trafik kazası dosyasının işbu dosyaya celbi ile her iki dava dosyasında mübrez, maluliyet, kusur ve zarara ilişkin raporlar ve dosyalardaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek, davacının gerçek zararlarının nelerden ibaret olduğu, her iki dosyadaki tüm tarafların kusur durumlarının denetime elverişli raporlarla tespitine ihtiyaç duyulduğunu, %15 kusurlu olan müvekkilinin zararın tamamından sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, müvekkilli ile kaza arasındaki illiyet bağının koptuğunu, zararın dava dışı üçüncü kişinin ağır kusuru ve davacının kusurundan kaynaklandığını, davacının zararının tazmininin trafik kazası dosyasındaki davalı ... tarafından garanti altına alındığını, aynı olaya ilişkin 2. bir tazminata hükmedilmesinin açıkça tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağı ilkesine aykırı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen önceki kararda, maddi tazminat yönünden nispi hesaplama yapılarak 22.493,77 TL vekalet ücretine hükmedilmişken, son kararda 41.602,13 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, zira tutarlar açısından aynı şekilde karar verilmiş olmasına rağmen nispi vekalet ücretinde farklılık olmasının hatalı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi karar harcının hatalı olduğunu, tek bir harcın yüklenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
a. Temyiz Eden Tarafların Davacının Manevi Tazminat İstemi Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İtirazları Açısından;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362'nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Dosya içeriğine göre davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat tutarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kaldığı anlaşıldığından temyiz eden tarafların anılan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

b.Temyiz Eden Davalılar Vekillerinin Diğer Hükümlere Yönelik Temyiz İtirazları Açısından
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz eden davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamından, davalı yön şirketi anonim şirket olduğu halde Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığı, gerekçe içeriği ve hükümde limited şirket olarak yazıldığı, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf yoluna başvuran davalıların istinaf başvuruları yalnızca manevi tazminat yönünden de olsa kabul edildiği ve bu doğrultuda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp yeniden esas hakkında karar verildiği halde istinaf yoluna başvuran davalılardan ayrı ayrı 15.150,96’şar TL istinaf karar harcı alınmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin temyiz itirazının miktardan REDDİNE,

2.Temyiz eden davalılar vekillerinin davacının manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan REDDİNE,

3.Temyiz eden davalılar vekillerinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazları açısından Bölge Adliye Mahkemesi kararının;

a.Karar başlığında, gerekçesinde ve hüküm fıkrasında yer alan tüm "... Temizlik Peyzaj İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti." ibarelerinin silinerek yerlerine geçmek üzere "... Temizlik Peyzaj İnşaat San. ve Tic. A.Ş." ibarelerinin yazılması,
b.Hüküm fıkrasının istinaf karar harçlarına ilişkin 2 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere "2-)Davalıların istinaf istemleri kısmen de olsa kabul edilip İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak Dairemizce yeniden esas hakkında karar verildiği dikkate alındığında davalılar ... ve ... Tem. Pey. İnş. San. ve Tic. A.Ş. tarafından istinaf başvurusu sırasında peşin olarak yatırılan nispi istinaf karar harçlarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine," ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.