10. Hukuk Dairesi 2023/10232 E. , 2024/6428 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/20 E., 2023/140 K.
KARAR : Kabul
Taraflar arasında görülen hizmet tespiti istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili isteminde özetle; müvekkilinin 1997 yılının Ocak ayında davalı maden şirketinde usta sıfatıyla işe başladığını, bu tarihten 1998 yılının Şubat ayına; 1999 yılının Mart ayından 2000 yılının Ocak ayına; 2003 yılının Mart ayından 2011 yılının Mart ayına kadar sürekli ve aralıksız olarak çalıştığını, müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız ve kötü niyetli olarak feshedildiğini, aldığı son ücretin aylık 2.000,00 TL civarında olduğunu belirterek müvekkilinin davalı şirket nezdinde 9 yıl 9 aylık hizmetinin tespitine ve ödenmeyen işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
1.Davalı işveren vekili savunmasında özetle; davacının istemlerinin zamanaşımına uğradığını, davacının, davalı işyerinde dönem dönem ve uzun süreli aralıklarla çalıştığını, çalışmalarının kesintili olduğunu, çalıştığı tüm gün ve sürelerin eksiksiz olarak Kuruma bildirildiğini ve primlerinin de ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı SGK vekili savunmasında özetle; davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının ilk olarak 15.04.1997 tarihinde davalı iş yerinde çalışmaya başladığını, daha sonra birçok kez işe giriş ve çıkışlar yaparak çalıştığını ve en son 29.03.2011 tarihinde işten çıktığını, bu tarihe kadar işyerindeki tüm çalışmalarının kesintisiz gösterildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III.MAHKEME KARARI
Özetle; “Davanın kabulüne,” dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairece özetle; “... somut olayda, Mahkemece tanık beyanları dayanak alınarak davacının tespit edilen dönemde ayda 30 gün kesintisiz çalıştığı kabul edilmiş ise de dosyada bulunan imzalı ücret bordrolarına göre davacının Kuruma bildirimlerinin yapılmış olması durumu göz ardı edilerek tanık beyanlarına göre yapılan söz konusu tespit yerinde olmadığı gibi, davacının davalıya ait işyerinde 1997 yılı Ocak ayından 1998 yılı Şubat ayına, 1999 yılı Mart ayından 2000 yılı Ocak ayına ve 2003 yılı Mart ayından 2011 yılı Mart ayına kadar geçen sürenin tespitini talep ettiği halde Mahkemece talep aşılarak davacının 15.04.1997-31.08.1998, 21.12.1999-01.01.2000 ve 09.12.2003-31.03.2011 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının tespitine karar verildiği anlaşılmıştır. Yapılacak iş; dava konusu yapılan çalışma döneminin tamamında, imzalı ücret bordrosu olan dönemlerde imzalı ücret bordrosu kadar, imzalı ücret bordrosu olmayan veya olup da itiraz edilen imzaların davacıya ait olmadığı anlaşılan dönemlerde dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, ..., zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalı işyerine komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve sonucuna göre taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının talebi doğrultusunda karar vermekten ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Kabule göre de, karar başlığında davalı şirketin adının yanlış yazılması da doğru değildir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; "1- Davanın kabulüne, davacı ...’nın, davalı 3083.22 sicil sayılı ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti isimli iş yerinde; 15.04.1997 - 31.01.1998 tarihleri arasında 41 gün, 01.03.1999 - 31.12.1999 tarihleri arasında 176 gün ve 01.03.2003 - 31.12.2004 tarihleri arasında 232 gün olmak üzere Kuruma bildirilen günler dışında toplam 449 gün daha, hizmet sözleşmesine dayalı, eylemli ve kesintisiz olarak günün asgari ücreti üzerinden çalıştığının ve bu sürelerde 5510 sayılı Kanun’un 4/a (506 sayılı Kanun’un 2/1) maddesi gereğince sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine" dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın bozulmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!