WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/10132 E.  ,  2023/10532 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1944 E., 2023/2056 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/137 E., 2022/103 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurum tarafından, dava dışı Metenur Gıda Tekstil Ltd. Şti.'nin 2011 - 2014 yılları arasındaki prim borçlarından dolayı, eski şirket ortakları davacılar hakkında 6183 sayılı Kanun'un 4369 sayılı Kanun ile değişik 35/1 maddesine göre borç çıkarıldığını ve taşınmazlarına haciz konulduğunu, davacıların 2002 yılından 30.12.2011 tarihine kadar dava dışı Metenur Teks. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortakları olduklarını, 30.12.2011 tarihinde ... 18. Noterliği'nin 06583 yevmiye nolu hisse devir sözleşmesi ile şirket hisselerini...'ya devrettiklerini, noterde yapılan devir sözleşmesinin şirketin karar defterine 2011/1 nolu karar ile aynı gün işlendiğini, hisse devir sözleşmesini Ticaret Sicil Müdürlüğüne tescil ettirmeyi ihmal ettiklerinden SGK kayıtlarında şirket ortağı olarak kendilerinin göründüğünü, ancak 30.12.2011 tarihinden itibaren davacıların şirketle hiçbir ilişkilerinin kalmadığını, devir sözleşmesini Ticaret Sicil Müdürlüğüne tescil ettirmedikleri için 06.01.2014 tarihinde yeniden hisse devri ile ilgili karar aldıklarını, alınan kararın Ticaret Sicil Müdürlüğüne tescil ettirildiğini ileri sürerek, davacıların dava dışı şirketin prim borçları nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun ...... sicil numaralı dosyasında işlem gören Metenur Gıda İnş. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı iş yerinin Kuruma olan borçları sebebiyle şirket müdürü ve ortakları hakkında 6183 sayılı Kanun hükümleri gereği icra takibine başlanılarak haciz işlemleri yapıldığını, davacıların 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi gereğince sorumlu olduklarını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, bilirkişi raporları ile tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacıların dava dışı Metenur Gıda Teks. Ltd. Şti.'nin ortağı oldukları, ancak 30/12/2011 tarihinde limited şirket hisse devri sözleşmesi düzenlenerek hisselerini devrettikleri, 10.06.2019 tarihli adli belge ve sahtecilik uzmanı bilirkişi raporunda, 09.03.2012 tarih ve 2012/1 ile 06.05.2013 tarih ve 2013/1 karar sayılı kararlardaki imzaların davacılara ait olmadığı yönünde görüş bildirildiği, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı da göz önünde bulundurularak, davacıların dava konusu ödeme emirlerinden ve şirket borçlarından 2011 yılı sonrası için sorumlu olmadıkları kanaatine varılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davalı SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; inceleme konusu imzaların bazı tanı unsurlarını yansıtmadığından eksik unsurlara dayalı inceleme ve raporun objektiflikten uzak olduğunu, karara dayanak yapılamayacağını, ortaklık payının devrinin ortakların devir işlemine muvafakatı ve devrin pay defterine işlenmesi ile hüküm ifade edeceğini, davacıların ortak ve müdür olmaları nedeniyle sorumlu olduklarını, Kurumun hatalı işlemi bulunmadığını, davanın kabulüne karar verilse bile, davacıların ihmali nedeniyle ticaret siciline tescil edilmemesi sebebiyle, olayda herhangi bir kusuru bulunmayan Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadıklarının tespitine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.