WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/10067 E.  ,  2024/3183 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1178 E., 2023/1098 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/529 E., 2023/251 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçelerinde özetle, davacının 08.12.2017 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, olayda müvekkilinin kusuru olmadığını, davacının kusuru nedeniyle kazanın meydana geldiğini, müvekkili kurumun maden ocaklarında iş kazalarının önlenmesi için işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında her türlü tedbirlerin alındığını usul ve yasaya aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava ve birleşen dava birlikte dikkate alınarak; davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, davacının iş kazası sonucu %48,00 maluliyeti nedeniyle hesaplanan ve talep edilen 1.701.002,54 TL maddi tazminatın, takdiren 140.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 08.12.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacının maluliyet oranı, yaşadığı acılar ve mağduriyet nazara alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, manevi tazminat talebinin tam kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin uğradığı maddi zararların eksik hesaplandığını, aylık kazancının eksik olarak dikkate alındığını, davalı TTK Genel Müdürlüğünde çalışırken iş kazası geçiren davacı müvekkilinin kamu işçisi olup 2023 yılı Ocak ayı itibari ile kamu işçilerine %45 oranında maaş ve diğer sosyal haklarında artış yoluna gidildiğini, alınan ek hesap raporunda bilinen ücret yönünden 2023 yılı ve diğer yıllar nazara alınarak yapılan hesaplamada bu husus değerlendirilmeksizin eksik maddi kazanç kaybının davacı müvekkil açısından hesaplandığını, davacı müvekkilin maaşında ve diğer sosyal haklarında meydana gelen artışın 2023 yılını kapsayacak şekilde TİS kapsamakta olduğunu, dolayısıyla %48 gibi yüksek iş göremezliğe uğrayan davacı müvekkilin maddi kazanç kayıplarının daha yüksek olması gerektiğini, pasif döneme ilişkin hesaplama yapılırken müvekkilinin kazançlarından destek primi kesintisi yapılmasının hatalı olduğunu belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, alınan kusur raporunun farazi verilere dayandığını, kazanın kazalının kusurundan kaynaklandığını, maddi tazminattan hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, zira davacının da kusuru bulunduğunu, zarardan tüm peşin sermaye değeri ve geçici iş göremezlik ödeneğinin tamamının düşülmesi gerektiğini, pasif dönem için zarar hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, sigortalının 50-60 yaş arasında yılın tamamını çalışarak geçireceği varsayımıyla hesap yapılmasının hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu belirterek; Mahkeme kararının kaldırılarak davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini bildirmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı sigortalının davalıya ait iş yerinde vardiya sorumlusu olarak çalışırken 08.12.2017 tarihinde megafonun redüktör yanında yerde olduğunu görüp almak amacıyla eğilince birden dengesini kaybettiği, sol bacağının yükleme makinasının altına girdiği, makinenin çekilmesi ile redüktör altına sıkışan sol bacağının diz kapağı altından koparak yaralandığı, Dairenin kaldırma kararında belirtildiği şekilde hükme esas alınan kusur raporunun yerinde olduğu, dava konusu olayda Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 52 nci maddelerinin öngördüğü koşulların oluşmadığı, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşıldığı, Mahkemece dairenin kaldırma kararı doğrultusunda maddi tazminat yönünden davacıya ait tüm ücret bordroları ile davalı kurum ile sendika arasında imzalanan 29 uncu dönem TİS nazara alınarak davacının maddi zararının hesaplandığı, pasif dönemin de zarar hesabına dahil edilmesi ve yeraltı maden işçilerinin zararlarının tesbitinde 50 yaşın ikmaline kadar yeraltındaki koşullar nazara alınarak yapılan ücretlerle, 50 ile 60 yaşları arasında yer üstünde tüm yıl asgari ücretle çalışıp gelir elde edeceği, 60 yaştan sonra bakiye ömrüne kadar (pasif dönemde), asgari ücret esas alınarak yapılması gerektiği gözetilerek pasif dönem hesabı yapılmasında hukuka aykırılık görülmediği, davacının kaza tarihindeki yaşı (36), % 48 oranında iş gücü kaybına neden olması, iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin %70 oranında kusurlu bulunduğu, davacı işçinin % 30 oranında kusurunun bulunduğu, tarafların mali içtimai durumu, paranın alım gücü, iş kazası tarihindeki rayiçler ve manevi tazminatın niteliği gözetildiğinde, Mahkemece takdir edilen manevi tazminatın miktarının 22.06.1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Karar içeriğine ve hak ve nesafete uygun olduğu gerekçesiyle davacı ve davalı tarafın istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1) b)1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13 ncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir.

3. Değerlendirme
1. Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.6100 sayılı HMKnun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.

3.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla davacı ve davalı vekillerinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

2. Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacı ve davalı vekillerinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında karşılanarak gerekçe oluşturulduğu hususları da dikkate alınarak, temyiz kapsam ve nedenlerine göre tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı ve davalı vekillerinin manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

2.Davacı ve davalı vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.