10. Hukuk Dairesi 2023/10018 E. , 2024/7899 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/245 E., 2021/1209 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Fatsa 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2015/38 E., 2019/438 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; müvekkilinin iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayacak şekilde yaralandığı kazanın meydana gelişinde davalıların kusurlu olduklarından bahisle 138.515,89 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... şirketi vekili özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle davacının iş kazası nedeniyle %21,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın meydana gelişinde davacının kusursuz olduğu, asıl işveren olarak nitelendirilen davalı ... şirketinin %30, alt işveren olarak nitelendirilen davalı ... şirketinin %70 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle her iki davalı müştereken ve müteselsilen sorumlu olacak şekilde davacının maddi tazminat istemini kabulüne, davacı lehine 15.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkilinin Çatalpınar HES Elektrik üretim işini üstlendiğini, inşaatı müvekkilinin yapmadığını, parçalar halinde taşeron şirketlere yaptırdığını, anahtar teslimi götürü bedel ile yaptırması nedeniyle asıl işveren olmadıklarını, hiçbir bölümün müvekkilince üstlenilmediğini, müvekkilinin inşaatta çalışan işçilerinin denetim ve kontrol elemanları olduğunu, kusur bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/40 Esas sayılı dosyasında alınan rapor ile çelişkili olduğunu, diğer şirketle aralarındaki sözleşmeye göre güvenlik önlemlerinin taşeron şirket tarafından alınması gerektiğini, işin denetiminin yapı denetim firmasına verildiğini, şirkete kusur yüklenemeyeceğini, davacıya kusur izafe edilmemesinin hatalı olduğunu, davacının asgari ücret ile çalıştığını, hesaplamaya esas alınan ücretin hatalı olduğunu, maluliyet raporunun tebliğ edilmemesi nedeniyle itiraz edemediklerini, usule uygun olmadığını, manevi tazminat miktarının fazla olduğunu istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalı ... şirketinin EPDK’dan aldığı elektrik üretim lisansı ile Çatalpınar Irmak HES projesinde elektrik üretim işini üstlendiğini, ancak santralin inşaatını davalı şirketin yapmadığını, parçalar halinde taşeronlara anahtar teslim götürü bedel usulle yaptırdığını, yani santralin yapımında müvekkili şirket işçi çalıştırmadığını, şirket ana sözleşmesinde geçen ''üretimin gerçekleşmesi için gerekli her türlü iş ve işlem'' ifadesinin santralın inşaatının da müvekkili şirket tarafından gerçekleştirildiği şeklinde yorumlanamayacağını, davalı ... şirketi ile diğer davalı ... arasında imzalanan 15.04.2011 tarihli sözleşme mucibince sözleşme konusu işin bir bütün olarak ve anahtar teslim götürü bedel usulle verilmiştir. Davalı müvekkilinin işin hiçbir bölümünü bizzat üstlenmediğini, davacı dahil çalışan işçilerin tamamının diğer davalı ... şirketinin sözleşmeli işçileri olduğunu, her ne kadar davalı ... şirketinin inşaat alanında işçi çalıştırdığına dair SGK yazısı dikkate alınmış ise de, bu kişilerin inşaatın yapımında istihdam edilen işçiler olmayıp, müvekkili şirket tarafından inşaatın denetim ve kontrolünde görevlendirilen saha elemanları olduğunu, saha elemanlarının inşaatın yapımında fiili hiçbir çalışmaları olmadığını, dava konusu santral yapım işinin tam da Hukuk Genel Kurulu kararında belirtildiği üzere müvekkili şirketin üstlendiği asıl iş olan elektrik üretim işinden tamamen farklı ve bağımsız olduğunu, kusur bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine göre de diğer davalı ... şirketinin çalışmalarında her türlü güvenlik tedbirini zamanında almak, yetenekli işçi ve personel çalıştırmak ve işçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarına uygun davranmakla mükellef olduğunu, müvekkili şirketin davalı ...'ın güvenlik önlemlerini alması konusunda denetim mekanizması oluşturduğunu, tünel işine bir denetim yetkilisi atadığını, yapı denetim firması ile anlaşma yaparak işin denetimini uzman bir kuruluşa verdiğini, ... ile akdedilen sözleşmeye iş güvenliği önlemleri konusunda kapsamlı bir madde koyduğunu, sözleşme sonrasında da her türlü ikazda bulunduğunu, işin denetimi için sahada eleman görevlendirdiğini, davalı müvekkili şirketin bunlardan başka herhangi bir denetim olanağı bulunmayıp üzerine düşen sorumluluğu en üst seviyede yerine getirdiğini, bu nedenle davalı müvekkiline kusur yüklenmesinin hatalı olduğunu, davacıya kusur verilmemiş olmasının yerinde olmadığını, hesaplamaya esas alınan temel ücretin gerçeğe aykırı olduğunu, dosyadaki kayıtlara göre davacının asgari ücretle çalıştığını, Fatsa Sanayi ve Ticaret Odası tarafından gönderilen 60-66 TL bilgisinin soyut ve izahatsız olduğunu, inşaat işinin niteliği gereği her işletmede farklı ücretler verilebildiğini, sürekli iş göremezlik oranına ilişkin olan raporların müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, bu nedenle Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz edilemediğini, maluliyet oranı netleştirilemeden hüküm kurulduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8 inci ve 31 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosya kapsamından, davalı ... şirketinin davacının işvereni olan diğer davalı ... şirketi ile dosya kapsamında yer alan 16.05.2011 tarihli uzman ekip sözleşmesini imzaladığı, bu sözleşmenin sözleşmenin konusu ve yapılacak işlerin tanımı başlıklı 2 nci maddesinde HES yapım işinin davalı ... şirtketi taahhüdü altında yapıldığı belirtildikten sonra “Tünel kazısının yapılarak kazı malzemesinin nakli, tünelde beton işçiliğinin yapılması, kalıp yapılması, demir işçiliği ile bu işlere ait detayı yazılan işlerin yapılması işi” nin davalı ... şirketine verildiği, yine davalı ... şirketinin dava dışı ... Su Yapıları Denetim Tic. Ltd. Şti. ünvanlı dava dışı bir şirketle 05.10.2011 tarihli sözleşme bir sözleşme imzaladığı, bu sözleşme ile davalı ... şirketinin dava dışı ... şirketine Ordu ili Çatalpınar ilçesi sınırlarında bulunan Reşadiye su kaynağı üzerinde yapılacak Irmak Hidroelektrik Santrali işine ait projelerin incelenmesi, onaylanması ve inşaatın teknik şartname, tasdikli projeler ve yürürlükteki mevzuat ve standartlara uygun olarak denetlenmesi hizmeti işlerini verdiği, Kurum tarafından yapılan iş kazası tahkikatı sonrasında düzenlenen inceleme raporunda olayın bir iş kazası olduğu, üçüncü kişi konumundaki ... şirketinin %10, alt işveren olarak nitelendirilen ... şirketinin %45, asıl işveren olarak nitelendirilen ... Elektrik şirketi %45 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği, mahkemece 04.04.2016 tarihli ve 17.08.2018 tarihli olmak üzere iki adet kusur raporu alındığı, aynı yönde olan bu raporlarda davacının iş kazasının meydana gelişinde bir kusurunun bulunmadığı, asıl işveren olarak nitelendirilen davalı ... şirketinin %30, alt işveren olarak nitelendirilen davalı ... şirketinin %70 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş beyan edildiği, Kurum tarafından Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/822 Esas sayılı dosyası ile ... şirketi, ... şirketi ve ... Elektrik şirketine karşı açılan rücuan tazminat dava dosyasında bir kusur raporu alınmadığı, Kurum inceleme raporunda belirtilen kusur oranları üzerinden Kurum alacaklarının davalılardan tahsiline karar verildiği, kararın taraflarınca istinaf edilmeksizin kesinleştiği, aynı kaza olayına ilişkin Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2022/2098 Esas, 2022/5024 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek onanmasına karar verilen Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/269 Esas sayılı ceza dava dosyasında ... Elektrik şirketinin ortağı ..., ... Elektrik şirketinin yönetim kurulu üyesi ..., ... Elektrik şirketinin yönetim kurulu başkanı ..., ... Elektrik şirketinin ortağı ..., ... Elektrik şirketinin yönetim kurulu başkan yardımcısı ..., ... Elektrik şirketinin HES inşaatından HES inşaattta sorumlu müdürü ..., ... şirketinin ortağı ve şirket müdürü ..., ... şirketinin ortağı ..., ... şirketinin şantiye şefi maden mühendisi ... ..., ... şirketi formeni ..., ... şirketinin denetimle görevli maden mühendisi ...'nun yargılandıkları, ... şirketinin şantiye şefi ... ..., ... şirketinin formeni ..., ... şirketinin denetimle görevli maden mühendisi ...'nun mahkumiyetlerine, diğer tüm sanıkların beraatlerine karar verildiği, kararın onanarak kesinleştiği, mahkemece bir adet 09.01.2017 tarihli kök, bir de 28.04.2017 tarihli ek hesap raporu alınıp, ek hesap raporuna itibar edildiği, temelde her iki hesap raporunun da aynı hesaplama donelerini kullandığı, ek hesap raporunda kök raporda hesaplanan zarar tutarından Kurum ödemelerinin tenzil edildiği, Ordu Ticaret ve Sanayi Odasının bildirdiği 60-66 TL günlük net yevmiye üzerinden belirlenen ve asgari ücretin 2,70 katı seviyesinde olan ücret üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.
İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının veya hak sahiplerinin kazanç kaybının hesaplanmasında kazalı sigortalının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.
Öte yandan Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının veya ölümü halinde yakınlarının maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda mahkemece alınıp hükme dayanak kılınan bilirkişi kusur raporlarında Kurum inceleme raporu, rücuan tazminat dava dosyası ve ceza dava dosyası irdelenmeksizin kusur taksimatı yapıldığı gözden kaçılarak bu raporlar doğrultusunda karar verilmesi hatalı olduğu gibi usulünce ücret araştırması yapılmaksızın ticaret odasının bildirdiği ücret dikkate alınmak suretiyle düzenlenen bilirkişi hesap raporuna itibar edilmesi de yerinde görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş, davanın dava dışı teselsül talebini de içerdiğini dikkate almak suretiyle iş kazanın meydana geldiği alanda deneyime sahip iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi kurulundan eldeki dosyada önceden alınan kusur raporlarını, Kurum inceleme raporunu, rücuan tazminat dava dosyasını ve ceza dava dosyasını irdeleyip, çelişkileri gideren, eldeki davada davalı konumda bulunup bulunmadığına bakılmaksızın sorumluluğu bulunan tüm gerçek ve tüzel kişiler yönünden kusur durumlarını değerlendiren rapor alarak kusurun oran ve aidiyetini tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlemek, sigortalının yaptığı iş, yaşı, kıdemi belirtilmek suretiyle TÜİK’den ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan ve meslek odasından bilinen devrede sigortalının alabileceği ücretleri sormak, elde edilecek sonuçları dosyadaki diğer verilerle birlikte değerlendirip davacının gerçek ücretini tereddütsüz olarak belirlemek, sonrasında bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönemlerin başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmemesi, temyiz incelemesine konu hükme esas bilirkişi hesap raporlarındaki tarihlerin aynen kullanılması gerektiğini de dikkate alan bir hesap raporu almak suretiyle davacının maddi zararını yeniden hesaplatmak ve yine davacının ve diğer davalı ... şirketinin kanun yoluna başvurmamış olması nedeniyle oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3.Temyiz eden davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
4.Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!