10. Hukuk Dairesi 2023/10003 E. , 2023/9100 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2528 E., 2023/152 K.
KARAR : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bitlis Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/234 E., 2022/399 K.
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince temyiz isteminin kararın niteliği itibariyle kesin olması nedeniyle ek karar ile reddine karar verildiği iş bu ek kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.05.2023 tarih ve 2023/3974 E- 2023/4959 K ile ek kararın onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili Dairemiz kararında maddi hata bulunduğunu, temyiz sebeplerinin dikkate alınmadığını, bu sebeple Daire kararının kaldırılmasını ve dilekçeden belirtilen sebeplerden kararın bozulmasını talep etmiş olmakla Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı nezdinde çalışması esnasında 11.06.2012 tarihinde iş kazasına uğradığını beyanla 720.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde talep etmiş olduğu tüm alacakların zamanaşımına uğradığını, davacı yan tarafından, ...Elektrik Dağıtım A.Ş. Müessese Müdürlüğü'nün hasım olarak gösterildiğini, söz konusu müdürlüğün tüzel kişiliğinin bulunmadığını, davacının müvekkili şirketin personeli olmadığından dolayı müvekkili şirketin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacının iş göremezlik araştırmasının re'sen araştırılması gerektiğini, dava dilekçesinde iddia olunan tüm hususlar yönünden davacının işvereni olan firmaların... Elektrik İnş. Ltd. Şti. ve ... Elektrik İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti. iş ortaklığının sorumlu işveren olduğunu, davacının müvekkili şirket ile hiçbir şekilde bağı olmadığını, taraflar arasında herhangi bir iş akdinin imzalanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARLARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda sayısı belirtilen 04.07.2022 kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
2.Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 01.09.2022 tarihli ilk ek kararıyla davalı vekilinin tebliğ edilen muhtıraya rağmen süresi içerisinde muhtıraya rağmen istinaf harcını süresinde ikmal edilmediği belirtilerek istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin 02.09.2022 tarihli ikinci ek kararıyla ise davalı vekilinin süresi içerisinde istinaf harcını yatırmış olduğunu ilk ek kararının hataya dayalı olduğunu beyanla ek karardan dönülmesine ve ihbar olunanlar vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 04.07.2022 tarihli asıl kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmaktadır.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının talep ettiği tüm alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili şirket çalışanı olmadığını, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir iş akdinin bulunmadığını, davacının iş vereninin ihbar olunan şirketler olduğunu, dava konusu olay ile müvekkili şirketin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, dosyada bulunan kusur oranlarına ilişkin alınan raporlar arasında çelişkiler bulunduğunu, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden dosyanın hesaplama ve aktüer bilirkişisine tevdi edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda fahiş hesaplama yapıldığını, raporda davacının bakiye ömrünün yüksek hesaplandığını, ayrıca raporda asgari ücretin olay tarihindeki asgari ücret olması gerektiğini, davacının faiz talebinin hakkaniyete aykırı olduğunu, raporun denetlenebilir rapor olmadığını, taraflarınca yapılan itiraz ve cevaplar değerlendirilmediğini beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararları
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 21.10.2022 tarih 2022/2363 E- 2022/1914 K sayılı ilk kararında; Davalı ve ihbar olunanlar yönüyle istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin ek kararın tebliğine rağmen istinaf başvurusunda bulunulmadığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin bu karara dayanarak kararın 21.10.2022 tarihinde kesinleştiğine dair 07.11.2022 tarihinde kesinleşme şerhi düzenlendiği anlaşılmıştır.
3. Davalı vekili 08.11.2022 tarihli dilekçesiyle haklarında İlk Derece Mahkemesince verilen 01.09.2022 tarihli harcın süresinde yatırılmadığı belirtilerek verilen istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına dair kararın zuhulen verildiğinin 02.09.2022 tarihli ek kararla tespit edilmiş olması nedeniyle istinaf başvurularının değerlendirilerek bir karar verilmek üzere dosyanın yeniden Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
4. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda numarası yazılı 13.02.2023 tarihli kararında özetle ; kusur yönünden;aynı olaylara ilişkin ceza dosyası ile rücu dava dosyasındaki kusur raporlarının da dosya kapsamına getirtilerek-verilen kararların kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek- A sınıfı İş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine konuyu incelettirmek, alınacak bu raporda tarafların alması gerekli önlemlerin neler olduğunu, bu önlemlerin alınıp alınmadığını, nedenleri ile birlikte açıklayarak, dosyada mevcut tüm raporlar arasındaki çelişkiyi gidererek tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını ve aidiyetlerini - tarafların dosyada mevcut kusur raporlarına itirazları da göz önünde tutulmak suretiyle- her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirerek bir karar verilmesi, aynı zamanda sürekli iş göremezlik yönünden; davacının kesinleşen sürekli iş göremezlik oranı uyarınca kendisine bağlanan gelirin bulunup bulunmadığı Sosyal Güvenlik Kurumundan sorularak bağlanan gelir var ise gelirin peşin sermaye değerinin hesaplanacak tazminattan usuli kazanılmış haklar gözetilerek düşülmesine işaretle 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a-6 ncı maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine dair karar verildiği anlaşılmıştır.
5. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda numarası yazılı 23.02.2023 tarihli ek kararıyla kararın mahiyeti itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili asıl ve ek kararı temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin 01.09.2021 tarihli ek kararına karşı yasa yolu ileri sürülmeden Bölge Adliye Mahkemesince verilen 21.10.2022 tarihli ilk kararın kesinlik kazandığını bu kesin hükmün kaldırılarak Bölge Adliye Mahkemesince verilen ortadan kaldırma kararının kanuna aykırı olduğunu beyanla Bölge Adliye Mahkemesinin 13.02.2023 tarihli kararının yok hükmünde olması nedeniyle bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin maddi hata dilekçesinde de söz konusu temyiz sebeplerinin karşılanmadığını aynı zamanda Dairemiz kararında uyuşmazlığın hatalı nitelendirildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
A) Maddi Hata Başvurusu Yönünden;
1. 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince uygulama imkanı bulunan 6100 sayılı HMK maddeleri gereğince İş Mahkemelerince verilecek kararlar için karar düzeltme yolu kapalı olmasına karşın Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 gün ve 1957 /13 Esas, 1959/5 Karar ve 09.05.1960 gün 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı kararlarında usuli kazanılmış hak tanımlanmış olmakla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.04.2021 tarih ve 2018/(21)10-948 E- 2021/416 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere "Yargıtayın kararı her türlü yorumun, hukuki değerlendirme veya delil takdiri dışında, açıkça ve tartışmasız şekilde başka bir şekilde yorumlanamayacak açıklıkta maddi hataya dayalı ise ve onunla sıkı sıkıya bağlı olduğu halde usuli kazanılmış hak ilkesi uygulanmayacaktır. Yargıtay tarafından dosya kapsamına uygun olmayacak şekilde açık ve tartışmasız bir maddi hata yapılması halinde, bu hata, usuli kazanılmış hak oluşturmayacaktır." Bu kapsamda maddi hataya dayalı Yargıtay kararlarının düzeltilmesi gerektiği Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş içtihatlarındandır.
2. Somut olayda Dairemizce verilen bozma kararı sonucu itibariyle doğru olmakla beraber; karar içeriğinde ve temyiz itirazlarının karşılanması noktasında yazım hataları bulunduğu anlaşılmıştır.
3. O halde kamu düzeni kapsamında re'sen gözetilen sebepler ile davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan maddi hata başvurusu kabul edilerek Dairemizce verilen ve açıkça maddi hataya dayalı olduğu anlaşılan Dairemizin 08.05.2023 tarih ve 2023/3974 Esas- 2023/4959 Karar sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.
B) 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasına uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1 Ekim 2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun, kanun yollarından İstinafı düzenleyen sekizinci kısım birinci bölümde yer alan duruşma yapılmadan verilecek kararları öngören 353 üncü maddesi “(1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa;
a) Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir:
1) Davaya bakması yasak olan hâkimin karar vermiş olması.
2) İleri sürülen haklı ret talebine rağmen reddedilen hâkimin davaya bakmış olması.
3) Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması
4) Diğer dava şartlarına aykırılık bulunması.
5) Mahkemece usule aykırı olarak davanın veya karşı davanın açılmamış sayılmasına, davaların birleştirilmesine veya ayrılmasına, karar verilmiş olması.
6) (Değişik:22/7/2020-7251/35 md.) Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.”
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun, temyiz edilebilen kararları düzenleyen 361 inci maddesi “(1) Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir.”
Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma yapmadan usulden karar verebileceği haller HMK’nın 353/1-a bendinde sayılmıştır. Bu maddeye göre usul hukukuna ilişkin önemli aykırılıklar bulunması gerekmektedir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 353/1-a bendine göre vereceği “gönderme” kararlarının “kesin” olduğu madde metninde belirtilmiştir. Gönderme kararı nihai bir karar olup mahkemenin nihai kararına karşı başvurulabilecek bir kanun yolunun bulunmaması halinde bu karar şekli anlamda kesinleşir. Kanunda kesin olduğu belirtilen kararlar aleyhine kanun yoluna başvurularak denetim yapılamaz. Mahkeme kararının hukuka uygun olmaması sonuca etkili değildir. HMK 361 inci maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.İnceleme konusu olayda, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin HMK’nın 353/1-a, 6 ıncı maddesine ilişkin olduğu anlaşılan 13.02.2023 tarihli hükmün kesin olup ve temyizi kabil nitelikte bir karar değildir.
3. Açıklanan olgular dikkate alındığında Bölge Adliye Mahkemesinin 13.02.2023 tarihli kararına yönelik temyiz itirazlarını reddeden aynı mahkemenin 23.02.2023 tarihli ek kararı yerinde olup onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin maddi hata başvurusunun kabulü ile Dairemizin 08/05/2023 tarih ve 2023/3974 Esas- 2023/4959 Karar sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına,
2.Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 13.02.2023 tarihli kararının HMK’nın 353/1-a, 6 ıncı maddesine ilişkin olduğu anlaşılıp niteliği itibariyle hükmün kesin ve temyizi kabil nitelikte olmadığından davacı vekilinin temyiz talebinin reddine dair 23.02.2023 tarihli EK KARARIN ONANMASINA,
3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
4.Maddi Hata Başvurusu harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!