10. Hukuk Dairesi 2023/10002 E. , 2024/4287 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2590 E., 2023/114 K.
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/5 E., 2022/524 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 16.05.2009 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalıda düğmeci olarak görev yaptığını, iş kazası tarihi olarak belirtilen 18.05.2009 tarihinde davacının sabah işe geldiğinde sağ gözünün tamamen kapanıp morardığını, vücudunun farklı yerlerinde morarmalar ve darp izleri görüldüğünü, davacıya sorulduğunda eşimle kavga ettik, o da beni bu hale getirdi dediğini, bu duruma çalışan personellerinde tanık olduğunu, iş kazası iddiasına, tespite, maluliyete, müvekkil şirket aleyhine olabilecek tüm durumlara itiraz ettiğini beyan etmiş ve davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL maddi tazminatın, 40.000,00 TL manevi tazminatın 16.05.2009 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kök rapor ve ek raporun 1 inci seçeneğine göre yapılan hesaplama uyarınca davanın kabulüne karar verilmesini, ıslah talepleri uyarınca davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, aradan geçen süre ve davacının maluliyet oranındaki artış da gözetilerek takdir edilen manevi tazminatın düşük olduğunu, kısmi kabul nedeni ile davalı lehine hükmedilen fahiş vekalet ücretlerinin kaldırılmasını, davacının adli yardım talebinin kabul edilmesini talep ettiklerini, iş kazası tarihinin belli ve tek olduğunu, iş kazasının tarihi hususunda yapmış oldukları maddi hatanın düzeltilmesi taleplerinin kabulünü talep ettiklerini, “Islah” adı altında vermiş oldukları dilekçenin de aslında bir maddi hatanın düzeltilmesi talepli dilekçe olduğuna dair tüm beyanlarının kabulü ile bu hususta yapmış oldukları maddi hatanın da düzeltilmesini ve bu şekilde kabul edilmesini hakkaniyet gereği talep ettiklerini, ıslahın bir irade beyanı olması sebebiyle bu hakkın kullanılıp kullanılmadığı hakkaniyet açısından değerlendirildiğinde ıslah hakkının kullanılmadığının düşünülebileceğini, HMK 183 te düzenlenmiş olan maddi hataların düzeltilmesi yolu olduğunu, kaldı ki dava dilekçelerinde kaza tarihinden itibaren faiz talep ettiklerini, iş kazasının gerçek tarihinin doğru şekilde ortaya konması, yanlış yazılan tarihin düzeltilmesi, mahkemenin aydınlatılması, istinafa konu İstanbul 5. İş Mahkemesi kararının yegane gerekçesinin aksine "iddianın genişletilmesi" sayılamayacağını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı deliller, dava dilekçesi içeriği, tanık anlatımları, davacı asilin SGK denetmenine verdiği beyan, davacının yaptığı iş, kıdemi, emsal ücret araştırma yazı cevabı ve az yukarıdaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde; davacının kaza tarihindeki ücretinin 850,00 TL olduğu şeklindeki kabulün dosya kapsamına uygun düşeceği anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde görülmediği, davaya konu taleplerin dayanığının iş kazası olması, dava dilekçesi ve davacı vekilinin 01.06.2012 tarihli dilekçesi içeriği, 01.06.2012 tarihli dilekçeye yönelik ıslah harcı yatırılmamış olması da birlikte değerlendirildiğinde; 01.06.2012 tarihli dilekçedeki talebin ıslah değil, dava dilekçesindeki maddi hatanın düzeltilmesi talebi mahiyetinde olduğu anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesinin "13.02.2019 tarihli dilekçesi 2 nci kez ıslah niteliğinde olduğu" şeklindeki kabulünün hatalı olduğu, olayın oluş şekli, kusur oranları, davacının duyduğu elem ve ızdırabın derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın içeriği ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimi ile hak ve nesafet kuralları birlikte değerlendirildiğinde belirlenen tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde görülmediği gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İstanbul 5. İş Mahkemesinin 28.06.2022 tarih, 2020/5 Esas, 2022/524 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı HMK 353/1-b-2 bendi uyarınca kaldırılmasına, maddi tazminat yönünden davanın kabulüne, 292.568,78 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 16.05.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne, 40.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.05.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın 2 (iki) defa ıslah edildiğini, ikinci ıslaha itibar edilerek hüküm kurulmasının usula aykırı olduğunu, davacının kendi kusuru ile iş kazasının meydana gelmesine sebep olduğunu, ıslahla artırılan kısmın zamanaşımına uğradığını, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir.
3. Değerlendirme
1. Davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı HMKnun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.735,737 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2. Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2.Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!