WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2022/9988 E.  ,  2022/11890 K.
"İçtihat Metni"Bölge Adliye
Mahkemesi : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
No :

Dava; davacının 12/06/2003-04/07/2011 tarihleri arasında... sigortalısı olduğunun tespiti, aksi Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince, istinaf isteminin kabulü, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen kararın, taraf avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, ... primlerini düzenli ödediği ve sigortalılık şartlarını haiz olduğu iddiasıyla terditli olarak, davalı Kurumun 23/08/2017 tarihli işleminin iptali ile... hizmet süresinin ve ödediği primlerin tespitine veya bu mümkün olmadığı takdirde primlerin ödeme tarihinden en yüksek mevduat faiziyle birlikte istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili, 5510 sayılı Kanunun geçici 8'inci maddesi ve 02/08/2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunun geçici 18'inci maddesinde öngörülen başvurular için altı aylık başvuru süresi ve hesaplanacak prim tutarlarının ödenmesi içinde tebliğ tarihinden itibaren bir yıllık ödeme süresinin öngörüldüğü, bu hakkın kullanılması için belli sürelerin öngörüldüğü, davacının 2003 yılında çıkarılan bu kanunun sağladığı kolaylığa rağmen kanundan yararlanma yoluna gitmediği, geçmişe dönük çeşitli defa yasal düzenlemeler yapıldığı, Yasa'da verilen sürelerde davacının müracaat etmediği, geçmişe dönük tescil hakkını kaybettiği savunmasıyla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
“Davanın kabulü ile;
1-Davalı Kurumun 23/08/2017 tarihli ve 85513264-203.99-E.4415191 sayılı davacının talebinin reddine dair işlemin iptaline,
2-Davacının ... kaydı nedeniyle 12/06/2003-04/07/2011 dönemi itibariyle ... sigortalısı olduğunun ve bu dönem için oluşturulan prim borcunun 6111 sayılı Yasadan yararlanarak toplam 12.000,00 TL ödenmek suretiyle ihya edildiğinin tespitine,”karar verilmiştir.
Davalı Kurum vekili, davacının tevkifata istinaden 01/10/1998 tarihi itibari ile bağ-kur sigorta kaydının başlatıldığını, sonrasında başka bir tevkifat olmadığından 31/10/1998 tarihi itibari ile sigortalılığının sonlandırıldığını, davacının 23/05/2011 tarihinde Kuruma 12/06/2003 tarihinde başlayan ... kaydını intikal ettirmesi üzerine, Kuruma başvuru tarihi itibari ile sigortalılığının yeniden başlatıldığını, 2013/11 sayılı Genelge uyarınca oda kaydının kuruma bildirim tarihinden itibaren başlatıldığını, ayrıca davacının 5510 sayılı geçici 8. maddesi uyarınca süresinde başvuru olmadığından 2008 yılı itibari ile tescilinin yapılmasının mümkün olmadığını, kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek, kararı istinaf etmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, “ davacının 2926 sayılı Yasanın yürürlükte olduğu dönemde, 01/10/1998 tarihinden itibaren... sigortalılığın şartlarını taşıdığı, bu nedenle davacının 23/05/2011 tarihli başvurusuna istinaden Kurumca tevkifata istinaden tescilinin yapıldığı ve tevkifat olmaması nedeni ile başvuru tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Yasa uyarınca başvuru tarihi itibari ile ... kaydına göre yapılan tescilin yerinde olduğu, yapılandırmadan yararlanarak geçmişe yönelik sigortalılık şartlarının taşınmadığı dönem yönünden sigortalılık hakkı kazanmayacağı anlaşılmıştır.
Bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Dairemizce 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.2 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak kurum işleminin iptali istemine ilişkin talebin reddine, ödenen primlerin ise faizi ile birlikte davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...” gerekçesiyle, “...Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince, düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
Davanın kısmen kabulü ile,
1-Davacının 23/07/2017 tarihli kurum işleminin iptali istemine ilişkin talebinin reddine,
2-6111 sayılı Yasadan faydalanarak ödediği toplam 12.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile, davacıya ödenmesine...” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Taraf vekilleri kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 7. maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanunun 2. , 3. , 6. , 9. ve 10. maddeleridir.
2926 sayılı Kanunun 2. maddesinde, Kanunla veya Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3. maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların... sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir.
Anılan Kanunun 3. maddesinin (b) bendinde; "Tarımsal faaliyette bulunanlar: kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak tanımlanmış, 5. maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6. maddesinde ise, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanunun 9. maddesi Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir.
Anılan Kanunun 10. maddesine göre ise, kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin ... ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir.
Dosya kapsamından; davacının 27/05/2011 tarihinde davalı Kurum kayıtlarına intikal eden dilekçe ile ibraz ettiği 18/09/1998 tarihli tevkifata istinaden 01/10/1998 tarihinden tarihinden itibaren 2926 sayılı Kanun kapsamında... sigortalılık tescili yapıldığı, 19 kodu ile sigortalılığının aynı tarih itibariyle durdurulduğu, davacının bu defa 27/05/2011 tarihli başvurusu ile 5510 sayılı Kanunun Geçici 17'nci maddesi kapsamında ihya işlemi ve 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma yapılarak primlerinin tahsil edildiği, ancak 17/08/2017 tarihli dilekçesi üzerine yapılan işlemle sigortalılık şartları taşımadığı gerekçesiyle sigortalılığı yeniden değerlendirilerek 01/06/1998 - 31/12/1998 tarihleri arasında ve müracaatına göre 23/05/2011tarihinden itibaren devam edecek şekilde sigortalı kabul edildiği,ziraat oda kaydının 12.06.2003 tarihinden itibaren mevcut olduğu, 27.05.2011 tarihinde 6111 sayılı Yasa kapsamında 12.06.2003-23.05.2011 arası prim borçlarını yapılandırarak 15.06.2011 tarihinde 10.994,78 TL ve 1.005 TL olmak üzere toplam 12.000 TL’yi 15.06.2011 tarihinde ödediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Mahkemece;öncelikle davacının beyanı alınmak suretiyle davaya konu edilen hizmet süresi ve ödenmesi gereken prim tutarından neyin amaçlandığının açıklattırılıp sonucuna göre inceleme yapılmalı,diğer taraftan dava dilekçesinde 23.08.2017 tarihli kurum işleminin iptalinin talep edildiği dikkate alındığında, mahkemece de gerekçeli kararın hüküm fıkrasında söz konusu işlemin iptaline karar verilerek hüküm tesis edilmişse de,esasen söz konusu yazı içeriğinin tahsis talebinin reddine ilişkin olduğu,eldeki davada buna ilişkin bir talebin ileri sürülmediği de görülmekle bu husus üzerinde de durulmak suretiyle dava konusu uyuşmazlık tam olarak tespit edilmeli, sonucuna göre deliller toplanmak suretiyle bir karar verilmesi yoluna gidilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen karar usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.