WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2022/9220 E.  ,  2023/8710 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/199 E., 2022/378 K.
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen sigorta primine esas kazançların tespiti ile davalı Kurumca bağlanan yaşlılık aylığının yeniden miktarının belirlenmesi ve fark aylıkların davalı Kurumdan tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, (kapatılan) bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı ... Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünde 1987 yılında işe başladığını, işe başladığı tarihten kadrolu işçi statüsüne geçirildiği 02.02.2001 tarihine kadar geçici işçi statüsünde mevsimlik işçi olarak çalıştığını ancak kadrolu işçi statüsüne alındığında geçici/mevsimlik işçi olarak çalıştığı süreler kıdem hesabına dahil edilmediği ve işe yeni alınmış işçi gibi başlangıç derece kademesine göre başlatıldığını, müvekkilinin emekli olduğunu, bunun sonucu olarak emekli olduğunda öcneki hizmet süreleri derece kademesi uygulanarak yapılmış olsaydı daha yüksek emekli maaşı alacakken derece ve kademe intibakı yapılmadığından emekli maaşının düşük kaldığını bu nedenle müvekkilinin mevsimlik/geçici işçilikte geçen sürelerinin derece ve kademe intibakı yapılarak derece ve kademesinin tespitini ve emekli maaşına yansıtılmasını talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında yapılan kurum işlemlerinin yerinde olduğunu belirterek davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... İl Özel İdaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının mevsimlik işçi olarak çalıştığını, 04.03.2005 tarihinde emekli olduğunu, 5 yıllık zamanaşımı süresini aştığından zamanaşımı nedeniyle açılan davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, 12.04.2016 tarihli ve 2014/37 Esas, 2016/276 Karar sayılı kararı ile "...Davanın kabulü ile;

1-Davacının emekli olduğu tarihte 7. derece, 17 kademede olduğunun ve davacının prime esas gelirlerinin 02.02.2001-04.03.2005 döneminde toplam 4.812,67 TL eksik bildirilmiş olduğunun tespitine,..." dair karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli ve 2014/37 Esas, 2016/276 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin, (21. HD.) 16.04.2018 tarihli ve 2016/15403 Esas, 2018/3831 Karar. sayılı kararında; "Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının ... Köy Hizmetleri nezdinde 04.05.1987 tarihinde çalışmaya başladığı, 02.02.2001 tarihinde daimi kadroya geçirildiği, 04.03.2005 tarihinde bulunduğu 3. derece 8. kademeden yaşlılık aylığı tahsis edildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, davacının kadroya alınmasından önceki çalışması yok sayılarak yeni işe girmiş gibi işlem yapılmasının kanuni dayanağının bulunmadığı açıktır. Mahkemece davacının önceki çalışmasının derece ve kademesinin belirlenmesinde dikkate alınması şeklindeki kabulü yerindedir, ancak davacının işyeri özlük dosyası getirtilmeden, toplu iş sözleşmeleri dosya arasına alınmadan, denetlenemeyen bir bilirkişi raporu ile karar verilmiş olması hatalıdır.

Yapılacak iş, davacının köy hizmetleri nezdinde çalışmaya başladığı tarihten yaşlılık aylığı tahsis edildiği 04.03.2005 tarihine kadar olan dönemi kapsayan yıllarda davalı işveren ile sendika arasında yapılan toplu iş sözleşmelerini istemek, davacının hangi tarihten itibaren sendika üyesi olduğunu gösterir evrakları getirtmek, davacının yıllar itibariyle derece ve kademe terfisi ile zamlı yevmiyelerini gösterir işveren belgeleri (işyeri özlük dosyası) ve hesap dönemini kapsayan bordroları işverenden istemek, davacının daimi kadroya alınmadan önceki hizmet süresini, işverenden gelen hizmet belgesi ile davalı Kurumdan gelen hizmet cetvelini karşılaştırarak netleştirmek, konusunda uzman bir bilirkişiden denetime elverişli bir rapor alınarak davacının yaşlılık aylığı tahsis edildiği tarihte bulunması gereken derece ve kademesinin tespit edilmesi ile sonucuna göre karar vermekten ibarettir..." denilmek suretiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Yargıtay bozma ilamı sonrası aldırılan 14.02.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı SGK'ın dava konusu davacı ...'nın emekli aylığı işleminin ... İi Özel İdaresine bağlı Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünün bildirim ve talepleri doğrultusunda ilgili kanun hükümlerine göre olduğu, davacının emekli olduğu tarihte 7. derece 17. kademede olduğu ile 02.02.2001-04.03.2005 tarihleri arasında toplam 61.858,40 TL toplam Prime Esas Kazancı olduğu, davalı Kuruma bildirilen 57.045,73 TL olduğundan 4.812,67 TL davalı Kuruma eksik bildirimin söz konusu olduğu, 4.812.67 TL eksik bildirimin davalı SGK Kurum kayıtlarına intikal ettirilerek davacının yaşlılık aylığına yansıtılması sonuç ve kanısına varıldığı bildirilmiştir.

Yargıtay bozma ilamı sonrası ek rapor tanzimi için dosyanın bozma öncesi tarafların itirazları, bozma ilamı sonrasında eklenen belgeler ve bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapmak ve dosyadaki raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek üzere aldırılan 11.03.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Dava dosyasına bilirkişi raporundan sonra celp olunan bilgi ve belgelere göre düzenlemiş olduğu 14.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda yer alan hususlara eklenecek değiştirilecek bir husus olmadığı sonuç ve kanısına varıldığı bildirilmiştir.

BOZMA İLAMİ SONRASİ HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, davacının derece ve kademesinin belirlenmesi ile bunun emekli maaşına yansıtılması istemine ilişkindir.

Mahkememizce verilen 2014/37 Esas, 2016/276 Karar sayılı ilam, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2016/15403 Esas, 2018/3831 Karar sayılı ilamı ile kısaca şu gerekçelerle bozulmuştur:

"Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının ... Köy Hizmetleri nezdinde 04.05.1987 tarihinde çalışmaya başladığı, 02.02.2001 tarihinde daimi kadroya geçirildiği, 04.03.2005 tarihinde bulunduğu 3. derece 8. kademeden yaşlılık aylığı tahsis edildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, davacının kadroya alınmasından önceki çalışması yok sayılarak yeni işe girmiş gibi işlem yapılmasının kanuni dayanağının bulunmadığı açıktır. Mahkemece davacının önceki çalışmasının derece ve kademesinin belirlenmesinde dikkate alınması şeklindeki kabulü yerindedir, ancak davacının işyeri özlük dosyası getirtilmeden, toplu iş sözleşmeleri dosya arasına alınmadan, denetlenemeyen bir bilirkişi raporu ile karar verilmiş olması hatalıdır.

Yapılacak iş, davacının köy hizmetleri nezdinde çalışmaya başladığı tarihten yaşlılık aylığı tahsis edildiği 04.03.2005 tarihine kadar olan dönemi kapsayan yıllarda davalı işveren ile sendika arasında yapılan toplu iş sözleşmelerini istemek, davacının hangi tarihten itibaren sendika üyesi olduğunu gösterir evrakları getirtmek, davacının yıllar itibariyle derece ve kademe terfisi ile zamlı yevmiyelerini gösterir işveren belgeleri (işyeri özlük dosyası) ve hesap dönemini kapsayan bordroları işverenden istemek, davacının daimi kadroya alınmadan önceki hizmet süresini, işverenden gelen hizmet belgesi ile davalı Kurumdan gelen hizmet cetvelini karşılaştırarak netleştirmek, konusunda uzman bir bilirkişiden denetime elverişli bir rapor alınarak davacının yaşlılık aylığı tahsis edildiği tarihte bulunması gereken derece ve kademesinin tespit edilmesi ile sonucuna göre karar vermekten ibarettir."

Mahkememizce bozma ilamına uyularak bozma ilamı doğrultusunda işlem tesis edilmiştir. Bu doğrultuda davalı işveren İl Özel İdaresi'nden davacıya ait özlük dosyası istenmiş, ayrıca işverenle Yol İş Sendikası arasında akdedilen sözleşme örnekleri dosya arasına alınmış, ancak Türkiye Yol- İş Sendikası 12.09.2018 tarihli ve 13.03.2022 tarihli cevabında davacıya ait üyelik bilgilerine rastlanılmadığı bildirilmiştir.

Bozma ilamı doğrultusunda dosyaya eklenen belgelerle birlikte dosya bozma öncesi rapor tanzim eden Av. ... ...'e tevdii edilmiş ve 24.02.2022 tarihli rapor hükme esas alınmıştır.

Davacının aynı işverene karşı açmış olduğu, yıllık izin ücreti ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ücret farkı, ilave tediye farkı ve ikramiye alacaklarının tahsili istemine ilişkin dava ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/908 Esas, 2018/478 Karar sayılı ilamı hukuki yarar yokluğundan reddedilmiş ve karar 28.03.2018 tarihinde kesinleşmiştir.

Bozma ilamında derece ve kademenin belirlenmesinde önceki hizmet süresinin dikkate alınmasının yerinde olduğuna işaret edilmiştir. Bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlık intibaklı hesaplanan alacak farklarının davacının SGK primine yansıtılıp yansıtılamayacağı noktasında toplanmaktadır.

Davacı 5510 sayılı Kanun öncesinde çalıştığından olaya mülga 506 sayılı Kanun'un 77 nci maddesi uygulanmıştır. İlgili maddeye göre asıl ücretin eki niteliğinde bulunan prim ve ikramiyeler prime esas kazançlar olarak brüt tutarları üzerinden ödendikleri aylar itibariyle prime esas tutulur. Bunları tahakkuk etmiş olması prime esas tutulmaları için yeterli olmamakta, ödenmiş olması da aranmaktadır. Bu tür kazançlara salt hak kazanmak bu kazançların prime esas alınması için yeterli bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının ilgili alacaklar için açmış olduğu dava hukuki yarar yokluğundan reddedilip kesinleştiğinden, taraflarca sunulan mevcut belgeler doğrultusunda davacının SGK primlerine yansıtılacak alacak farkı bulunamamış ve davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; Davacının emekli olduğu tarihte 7. derece 17. kademede olduğunun tespitine, Davalı Kurum kayıtlarına intikal ettirilecek ilave prime esas kazanç olmadığınından davacının yaşlılık aylığında değişiklik olmayacağının tespitine," dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı işveren ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kurumca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu, aksine verilen kararın yerinde olmadığını belirterek, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı işveren vekili; davacı hakkında yapılan bildirimlerin ücreti ile uyumlu olup aksinin yazılı delillerle ispatlanamadığını bu hali ile verilen kararın eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğunu, zaman aşımı süresinin de dikkate alınmadığını belirterek, kabule dair verilen kararın bozulmasını ve davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında davalı Kuruma bildirilen sigorta primine esas kazançların yeniden tespiti ile davalı Kurumca bağlanan yaşlılık aylığının yeniden miktarının belirlenmesi ve fark aylıkların davalı Kurumdan tahsili gerekip gerekmediğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4447 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 10 uncu maddeleri hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; özellikle temyiz edenin sıfatına göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.