WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2022/8951 E.  ,  2024/1855 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2983 E., 2021/63 K.
KARAR : Davalı yönünden esastan ret, davacı yönünden kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2008/508 E., 2019/445 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararınının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 24.04.2007 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, söz konusu iş kazasında davalı işverenin hiç bir kusuru olmadığını, davacının beyan ettiği kaza tarihi itibari ile neredeyse iki sene geçmesi sonrası bu davanın açılmasının kötü niyetli olduğunu, davacının ibraname ile kazadan dolayı hiç bir kanuni hakkı olmadığını beyan ettiğini ve davalıdan bu şekilde 10.000 TL aldığını, açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 212.711,06 TL maddi tazminatın 24.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın 24.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının asgari ücretle çalıştığı tespitinin ve emsal ücret bilgisinin değerlendirilmesinin doğru olmadığını, davalı tanığı ...'ün Mahkeme huzurunda davacının günlük ücretinin 50,00 TL olduğunu belirttiğini, bu beyana itibar edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hatalı emsal ücret araştırması yapıldığını ve bunun da hatalı hesaplamaya neden olduğunu, kazanın oluşumunda davalı şirketin kusurunun olmadığını, davacının ıslah dilekçesi ile talep ettiği maddi tazminatın zamanaşımına uğradığını, davacının ıslah dilekçesine süresinde zamanaşımı definde bulunduklarını bu yönden kararın kaldırılması gerektiğini, manevi tazminat talebinin tamamının kabul edilmesinin orantısız olduğunu belirterek; Mahkeme kararının kaldırılarak davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini bildirmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında davacının aldığı ücret miktarının ihtilaflı olduğu, Dairece İstinaf aşamasında bu hususta bilirkişiden ek rapor alındığı ve bilirkişinin dosyaya sunduğu 04.11.2020 tarihli raporda Çevre Bakanlığı Yüksek Fen Kurulunun 23.07.2013 tarihli yazısına göre alçı ustasının saatlik brüt ücretinin 4.00 TL ve aylık 225x4.00= 900,00 TL ve aynı dönemdeki asgari ücretin 1,60 katı olduğu belirlenerek 2019 yılı asgari ücreti esas alınarak 1. seçenekte yapılan hesaplamanın dosya içeriğine uygun olduğu, davacı vekilinin bu yönden istinaf itirazının kısmen yerinde olduğunun anlaşıldığı, Dairece bu yönden Mahkeme kararı kaldırılarak 318.778,30 TL maddi tazminata hükmedilerek yeniden hüküm kurulduğu, dosyada aldırılan üçlü iş güvenliği uzmanı bilirkişi raporunda; meydana gelen kazada davalı işveren ...'ın olayda % 80 oranında ve kazalı işçi ...'ın olayda % 20 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, dosya içeriği ile; olay günü davacının davalı işveren ...'a ait işyerinde işçi olarak çalıştığı ve 4. Kat asansör boşluğundan düşmesi sonucu iş kazası geçirdiği, bilirkişi incelemesinde tespit edilen hususlar da dikkate alındığında somut olayda; davalı işverenin inşaat işyerinde yapılacak bütün işlerle ilgili risk değerlendirilmesi yapmadığı, gerekli iş güveniği eğitimleri vermediği, olay sırasında davacının düştüğü asansör boşluğunun yeterli biçimde aydınlatılmadığı, davacı işçinin çalışma sırasında karşılaşabileceği mesleki riskler, bu risklerden korunma yolları ve iş güvenliği konusunda işveren tarafından eğitilmediği, gerekli güvenlik tedbirleri alınmadan çalışmaların yürütüldüğü, davacının meydana gelebilecek tehlikeler ve olası riskler konusunda yeteri kadar eğitimli olmadığı, işlerinin emniyetli olarak yapılması noktasında bir sistem oluşturmadığı denetim ve gözetim eksikliğinin olduğu, iş güvenliğini çalışanın insiyatifine bıraktığı, bu nedenlerle kusurunun olduğu, davacı işçinin de gecenin karanlık bir vaktinde inşaatın üst katına gittiği sırada güvenliği için gerekli dikkat ve özeni göstermediği, şahsi güvenliğini tehlikeye attığı ve kusurunun olduğu ve dosya içeriği ile bilirkişi raporunda davalı ve davacı yönünden belirlenen kusur oranlarının işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatına, dosya içeriğine uygun olduğu, davalı şirket vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının yerinde olmadığ, Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 07.05.2013 tarihli 009291 sayılı Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespitine İlişkin Sağlık Kurulu Kararında; davacının sürekli iş göremezlik derecesinin % 41,2 olarak tespit edildiği ve kontrol gerekmediğine karar verildiği, Bakırköy 2. İş - Sosyal Güvenlik Mahkemesinin 2014/429 Esas sayılı dosyasında; davacı ... tarafından davalı SGK ve ... aleyhine açılan maluliyet tespiti davasında yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin; 14.07.2016 tarihli 2016/230 Karar sayılı kararında; kazalı ...'ın E cetveline göre meslekte kazanma gücü kayıp oranının % 41,2 olarak tespitine karar verilmiş olduğu ve bu kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 24.04.2018 tarihli 2016/20147 Esas 2018/4224 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verilerek kesinleşmiş olduğu ve bu dosyada aldırılan Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 04.12.2015 tarihli 2015/82454/17160 sayılı raporunda; davacının 23.04.2007 tarihinde geçirdiği iş kazasında % 41,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının belirlendiği, dosyada davacının sürekli iş görmezlik derecesinin SGK tarafından 07.05.2013 tarihi itibarı ile tespit edildiğinin görüldüğü, davacı vekilinin 01.04.2019 tarihinde ıslah dilekçesini dosyaya sunduğu ve ıslah harcını yatırmış olduğu, davacının iş kazası nedeni ile sürekli iş görmezlik derecesinin SGK tarafından 07.05.2013 tarihinde belirlendiği, bu durumda Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin kararı da dikkate alındığında zamanaşımının failin ve zararın öğrenildiği tarihten başlatılması ve zararın varlığı, mahiyeti ve esaslı unsurları hakkında bir dava açma ve davanın gerekçelerini göstermeye elverişli bütün hal ve şartları öğrenmiş olması gerektiği, bedensel zararın gelişim, gösterdiği durumlarda zamanaşımına başlangıç olarak hastalık seyrinin yani gelişimin tamamlandığı tarihin esas alınması gerektiği, davacının iş kazası nedeni ile meslekte kazanma güç kayıp oranının hiçbir duraksamaya yol açmayacak şekilde saptandığı 07.05.2013 tarihi itibari ile 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının yerinde olmadığı, davacının söz konusu olay nedeniyle duyduğu manevi ızdırap ve sürekli malül kalması, tedavi aşamasında yaşadığı bedensel acılar, ruhsal sıkıntılar ve tarafların kusur durumları, olayın oluş şekli, maluliyet oranı(% 47), olay tarihinden bu yana işleyecek faiz oranları ve tarafların ekonomik durumları dikkate alındığında Mahkemece bu ilkeler göz önünde bulundurularak takdir edilen manevi tazminat miktarının makul ve dosya içeriğine uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kısmen usul ve yasaya aykırı olduğu, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul kısmen reddine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 318.778,30 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 24.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilli temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının ıslah dilekçesi ile talep ettiği maddi tazminatın zamanaşımına uğradığını, davacının ıslah dilekçesine süresinde zamanaşımı definde bulunduklarını belirterek temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 ncü maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Davacının meydana gelen iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik oranının ilk kez Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 07.05.2013 tarihli raporu ile tespit edildiği, işbu tespitten sonra davalı tarafın belirlenen sürekli iş göremezlik oranının itiraz ederek, sürekli iş göremezlik oranının tespiti için dava açtığı, Bakırköy 2.İş Mahkemesinin 2014/429 Esas ve 2016/230 Karar sayılı ilamında E cetveline göre meslekte kazanma gücü kaybı oranın %41,2 olarak tespit edildiği, anılan kararın (Kapatılan) Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 24.04.2018 tarihli, 2016/20147 Esas 2018/4224 Karar sayılı onama kararı ile kesinleştiği, böylelikle davacının zararının bu tarihte belli olduğu anlaşılmıştır. Zira meslekte kazanma gücü kayıp oranı iş kazasından dolayı talep edilecek tazminatın sınırlarının belirlenmesi için gerekli olduğundan zararın öğrenildiği tarih dikkate alındığında 15.09.2008 tarihinde açılan davanın ve 01.02.2019 tarihinde sunulan ıslah dilekçesinin zamanaşımına uğradığından söz etmek mümkün değildir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

2.Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

4.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.