10. Hukuk Dairesi 2022/8656 E. , 2023/8748 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi
Taraflar arasında iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasında mahkemece verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) Yargıtay 21. Hukuk Dairesince kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı velisi vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili 22.06.2009 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava harici Türkiye İş Kurumu tarafından engelli kadrosundan temizlikçi olarak davalı şirket nezdinde istihdam edilmekteyken, davalı şirket tarafından ara ara şerit testerede ahşap kesme işinde görevlendirildiğini, 25.07.2007 günü de bu iş kapsamında kesim işi yaparken yaralanarak iş kazasına uğraması nedeniyle 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden faiziyle tahsilini talep etmiş, yargılamanın devamında maddi tazminat istemini 15.183,23 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacının engelli olması nedeniyle kendisine verilen talimatlara aykırı davranması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, davacıya maddi ve manevi zararını gidermek için 20.000 TL ödeme yapıldığını, davacının kazadan sonra 2 yıl daha müvekkili yanında çalışmaya devam ettiğini,11.06.2009 tarihinde iş akdinin haklı sebeple feshedildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARI
A) İlk Mahkeme Kararı
Mahkemenin 17.12.2014 tarih ve 2009/642 E- 2014/1382 K sayılı ilk kararında özetle; davanın kabulü ile 15.183,23 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B) İlk Bozma Kararı
Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 14.03.2016 tarih ve 2015/10378 E- 2016/4131 K sayılı ilamında özetle; dava konusu iş kazası nedeniyle, davalı tarafından ibraz edilen 03.04.2009 tarihli ödeme belgesine göre davacıya 20.000 TL ödeme yapıldığının belirtildiği, davacı tarafın belge altındaki imzayı kabul etmediği, imza incelemesi konusunda Jandarma Kriminal Dairesi Başkanlığından alınan 21.07.2014 tarihli raporda ödeme belgesi ile dosyadaki fotokopi belgeler arasındaki imzalar arasında benzerlikler bulunmakla beraber; davacının el ürünü olup olmadığı konusunda müspet, menfi karara varılamadığı, mukayese fotokopi belge asıllarının temin edilmesi halinde kanaat bildirilebileceğinin belirtildiği, davalı tarafından ibraz edilen 03.04.2009 tarihli ödeme belgesinin davacı tarafından imzalanıp imzalanmadığının açıklığa kavuşturulmadan karar verilmesinin hatalı olduğuna işaretle davacının imzasının bulunduğu iddia edilen 03.04.2009 tarihli ödeme belgesi altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda, imza incelemesine esas olmak üzere, dosyada fotokopileri ibraz edilmiş olan belgelerin asılları ile davacının mukayeseye elverişli imzalarını içeren belgelerin dosya arasına getirtilmek suretiyle Adli Tıp Kurumundan imza incelemesi yaptırılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekçeleriyle karar bozulmuştur.
IV. SON BOZMAKARARI SONRASI YARGILAMA SÜRECİ VE KARAR
Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen son kararda özetle; Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi'nin 10.10.2018 tarihli raporu ile 03.04.2009 tarihli ödeme belgesi altındaki imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, (bozma kararından sonraki yargılama sürecinde) davacının ... Batı 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/1307 Esas sayılı dosyası ile vesayet altına alınmış olması ve davacı vekili tarafından talep edilmesi üzerine davacının ödeme belgesinin imzalandığı tarih olan 03.04.2009 tarihinde fiil ve hak ehliyetine engel bir hastalığının bulunup bulunmadığı hususunda rapor düzenlenmek üzere dosyanın Adli Tıp Kurumu'na sevk edildiği, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu'nun 15.12.2021 tarihli raporu ile davacının 03.04.2009 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğuna dair rapor düzenlendiği bu kapsamda; 25.07.2007 tarihinde iş kazası geçiren davacıya işveren tarafından iş kazasından sonra 03.04.2009 tarihli ödeme belgesine göre 20.000,00 TL tutarında ödeme yaptığı, ödeme belgesi altındaki imzanın davacıya ait olduğu ve ödeme belgesinin imzalandığı tarihte davacının fiil ehliyetinin bulunduğu anlaşılmakla, iş kazası nedeni ile davacının maddi zararının işveren tarafından karşılandığı gözetildiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacının velisinin vekili tarafında temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı velisi vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin %40 oranında zihinsel engeli bulunması nedeniyle 03.04.2009 tarihli belgeden haberdar olduğunun varsayılamayacağını, nitekim bu sebeple kısıtlandığını ve babasının velayeti altına bırakıldığını, hastane raporlarının bu durumu ortaya koyduğunu, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu raporunun hatalı olduğunu, müvekkilinin idrak kabiliyetinin bozuk olduğunu, müvekkilinin anılan belgeyi imzalama ve 20.000 TL tutarında parayı almaya ehliyeti olmadığını müvkkilinin fiil ehliyeti yönünden mahkeme huzurunda dinlenilmesinin kabul edilmemesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının talep ettiği maddi tazminatın davalı işveren tarafından yapılan ödeme ile karşılanıp karşılanmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK Geçici 3/2 nci maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 6100 sayılı HMK'nun 110 uncu maddesi, Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanun'un 332, 41,42,43,44,46 ve 47 nci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi, usuli kazanılmış hak yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarıdır.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı gözetilerek, temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davacı velisi vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
1. Davacı velisi vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının ONANMASINA,
2. Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
3. Dosyanın kararı verene Mahkemeye gönderilmesine,
26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!