WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2022/8478 E.  ,  2023/6447 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2013/820 E., 2020/326 K.
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında Mahkemece görülen iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemi davasında verilen direnme kararı hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

Mahkemesi kararı davacılar ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili asıl dava ve birleşen dava dilekçesinde; davacılar murisinin 17.12.2004 günü meydana gelen iş kazasında vefat ettiğini belirterek müteveffanın eşi, çocukları, babası ve kardeşleri için maddi ve manevi tazminatın, tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın iş kazası olduğuna ilişkin kararın henüz kesinleşmediğini, olayla netice arasında illiyet bağının olması gerektiğini, olayın işyerinde meydana gelmediğini, sigortalının şahsından kaynaklanan nedenlerle ölümün meydana geldiğini bu nedenle işverenin sorumluluğunu gerektirecek koşulların oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini beyan ve cevap etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.11.2010 tarihli ve 2009/298 Esas, 2010/817 Karar sayılı kararı; davacılardan Gülünün eşi diğer davacıların babası olan ...'nün davalıya ait işyerinde çalışmakta iken geçirmiş olduğu kalp krizi sonucu vefat ettiği ... 11. Iş Mahkemesinin 2006/275 E. -2008/219 K. sayılı kararı ile meydana gelen ölüm olayının iş kazası olduğunun tespit edildiği kararın Yargıtay 10. Hukuk dairesinin 2008/8704 E.- 2009/15529 K. sayılı kararı ile onandığı olayda davalı veya davacılar murisinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, açılan maddi tazminat davasında tüm zararın SGK tarafından karşılandığı, bu nedenle asıl dava olan 2009/298 E. sayılı dava dosyasında maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerektiği birleşen Diyarbakır 1. Iş mahkemesinin 2010/575 E. Sayılı dosyasında talep edilen manevi tazminata ilişkin olarak ise davacıların eşi ve babası olan Mehmet Gördünün bu şekildeki ölümünün davacılar üzerinde olumsuz bir etki bırakacağı, davacılarda üzüntü ve acıya yol açacağı, her ne kadar para ile çekilen bu acı ve üzüntünün giderilmesi mümkün değil ise de, bir nebze olsun hafifletmek amacıyla belli bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle;
Asıl dava olan mahkememizin 2009/298 E. sayılı dava dosyası yönünden;
Davanın reddine;

Birleşen Diyarbakır 1. İş Mahkemesinin 2010/575 E. sayılı dava dosyasında manevi tazminat talebi yönünden;
Davanın kısmen kabulü ile;

Davacı ... için 20.000,00 TL diğer davacıların her biri için 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 27.09.2011 tarih ve 2011/1991 esas ve 2011/7351 karar sayılı ilamında özetle; tazminat davasında mahkemece kusur incelemesi yapılmadan maddi ve manevi tazminat istemleri hakkında karar verildiği, yapılacak işin işyeri hekimliği, işgücü sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman olan bir kardiyoloğun da yer alacağı bilirkişi heyetinden kusur raporu almak, verilen raporu dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirerek çıkacak sonuca göre karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

B. Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 03.04.2012 tarihli ve 2011/1243 Esas, 2012/214 Karar sayılı kararı; davanın kısmen kabulü ile mahkemece önceki kararda direnilmesine karar verildiği gerekçesiyle;
Asıl dava olan mahkememizin 2009/298 E. sayılı dava dosyası yönünden,
Davanın reddine;

Birleşen Diyarbakır 1. İş Mahkemesinin 2010/575 E. sayılı dava dosyasında manevi tazminat talebi yönünden,
Davanın kısmen kabulü ile;

Davacı ... için 20.000,00 TL diğer davacıların her biri için 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.

C. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20.03.2013 tarih ve 2012/21-1121 esas ve 2013/386 karar sayılı ilamında özetle; mahkemece, işyeri hekimliği, işgücü sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman olan bir kardiyoloğun da yer alacağı bilirkişi heyetinden İş Kanunu'nun 77 nci maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle, ölen işçinin işyerinde çalışma şartlarının kalp krizini tetikleyip tetiklemeyeceğinin belirlendiği ve iş kazası ile işverenin eylemi arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, illiyet bulunuyorsa kalp krizinin oluşumunda işverenin kusurunun bulunup bulunmadığının saptandığı, kusuru mevcut ise kusurunun ağırlığının değerlendirildiği kusur raporu alınarak, dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği, bu nedenlerle, kusur raporu alınmaksızın, olayın niteliği ve oluş şekli göz önüne alındığında sigortalı veya davalıya kusur yüklenemeyeceği gerekçesiyle manevi tazminat talebinin reddine dair kararda direnilmesinin isabetsiz olduğu, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek direnme kararı bozulmuştur.

D. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı: Mahkemece işverenden davacının şahsi sicil dosyasının tümü getirtilerek, işverenin sigortalının periyodik sağlık muayenelerini yaptırıp yaptırmadığı, bu muayenelerde kalp rahatsızlığı ile ilgili bir bulguya rastlanıp rastlanmadığı, şahsi dosyada "kalp rahatsızlığı" nedeniyle alınmış bir istirahat raporunun bulunup bulunmadığı, ölüm olayından önceki tarihlerde sigortalının bünyesini zorlayacak bir çalışma yaptırılıp yaptırılmadığı, olay günü sigortalıyı işyerinde rutin dışında bir gerginlik ve stres içine sokacak bir olayın cereyan edip etmediği araştırılmış ve ... 22. İş Mahkemesinin 2019/14 Talimat dosyası ile işyeri hekimliği, işgücü sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman olan bir kardiyoloğun da yer aldığı bilirkişi heyetinden iş kazası ile işverenin eylemi arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, illiyet bulunuyorsa kalp krizinin oluşumunda işverenin kusurunun bulunup bulunmadığının saptandığı, kusuru mevcut ise kusurunun ağırlığının değerlendirildiği 13.03.2019 tarihli Bilirkişi Kurulu Raporu alınmış, kusur tespiti yapılmış ve kazanın oluşumunda davalı işveren Diyarbakır Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin % 60 oranında kusurlu bulunduğu ayrıca meydana gelen iş kazası olayında % 40 oranında bireysel faktörlerin etkili olduğunun bildirildiği görülmüş, Mahkemece davacıların tazminat hesabının yapılması için hesap bilirkişisinden hesap raporu anılmış, alınan 15.01.2020 tarihli hesap ek bilirkişi raporunda; davacı eş ...'nün SGK tahsislerinin hesaplanan zarardan tenzil edilerek maddi zararlarının hesaplandığı, diğer davacıların bakiye zararlarının ise olmadığı görülmüş, tüm bu açıklanan nedenlerden ötürü dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tanık beyanları, gelen yazı cevapları, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; meydana gelen iş kazası nedeni ile davacı eş ...'nün SGK tahsislerinin hesaplanan zarardan tenzil edildiğinde kaşılanmayan maddi zararının olduğu tespit edilmiş olduğundan ıslah dilekçesi dikkate alınarak iş bu davacı yönünden maddi tazminat talebinin kabulüne, iş kazası nedeni ile eşini/babalarını/oğlunu ve kardeşlerini kaybeden davacıların bu durum nedeni ile duydukları elem ve ızdırap nedeniyle bu zararın giderilmesi açısından olayın oluşu, kusur oranları, davacıların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiş şeklinde belirtilerek;

A) Asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile;
1-Davacı ... için 94.219,69-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

2- Davacı ..., ..., ... ve ... yönünden maddi tazminat taleplerinin reddine,

B) Birleşen (Diyarbakır 1. İş Mahkemesinin 2010/575 esas sayılı) dava yönünden davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile;

1-Davacı ... (eş) için 20.000,00-TL, diğer davacıların(çocuklar) her biri için 10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

C) Birleşen (Diyarbakır 1. İş Mahkemesinin 2012/506 esas sayılı) dava yönünden davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile;

1-Davacı Hasan Gördü(baba) için 5.000,00-TL, diğer davacıların (kardeşler) her biri için 1.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların, ihtiyari dava arkadaşı ve her biri adına ayrı ayrı manevi tazminat talebi olduğunu, mahkemece de her biri için ayrı ayrı manevi tazminata hükmediildiğini, Mahkemece, her bir davacı için ayrı aynı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu olay nedeniyle taraflara atfedilmesi gereken kusur oranının objektif olarak belirlenmediğini, olayın iş sırasında meydana gelmediğini, müteveffanın ölüm sebebinin tam olarak tespit edilemediği de dikkate alındığında ölüm olayından kaynaklı sorumluluğun %60 nın davalı kuruma yükletilmesinin Adil Yargılanma ilkelerine aykırılık teşkil edeceğini, olayın meydana gelmesindeki kaçınılmazlık unsuru üzerinde durulmadığını, hükmedilen tazminatın çok yüksek olup davacıların sebepsiz zenginleşmesine neden olabilecek nitelikte olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 2.maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 5 inci maddesi ve iş kazasının tespit tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alındığında 818 sayılı Borçlar Kanunun 41, 42, 43, 44, 46 ve 47 inci maddeleri ile 332 inci maddesi, 4857 sayılı İş Kanunun 77 inci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 21 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacılar ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

2. Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,3. Dosyanın kararı verene Mahkemeye gönderilmesine,

06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.