WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2022/8321 E.  ,  2024/2877 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2534 E., 2022/897 K.
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 43. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/700 E., 2021/410 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf istemlerinin esastan reddine, davacıların istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında kısmen kabul ve kısmen redde dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar

verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ... ....'nın 26.11.2015 tarihinde kaynak ustası olarak çalıştığı davalılara ait işyerinde asıl işverence kurulan çelik iskeleninn çökmesi nedeni ile geçirdiği iş kazası neticesinde hayatına kaybettiğini, müvekkillerinin büyük acı duyarak maddi ve manevi mağdur olduklarını, davalıların gerekli iş güvenliği önlenmelerini yeterince almadıklarını, müteveffanın kusuru bulunmadığını, kusurun tamamen işverenlerde olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla; sigortalının eşi ... ve çocukları ... ..., ... ve ... için 1.000 TL'şer maddi ve eş lehine 100.000 TL manevi, çocuklar lehine 65.000 TL'şer manevi tazminat ile davacılar lehine 3.000 TL cenaze giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanacak en yüksek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

2. Davacılar vekili 01.10.2018 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat istemini Eş ... için 292.407,95 TL'ye, çocuk ... ... için 31.937,88 TL'ye çocuk ... için 46.335,29 TL'ye ve çocuk ... için 94.176,26 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP
1.Davalılar ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş. ile ... Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş. ortak vekilleri cevap dilekçesinde özetle; müteveffanın müvekkili şirketler çalışanı olmayıp dava harici...- ... firması çalışanı olduğunu, asansör çelik işleri imalat ve montaj işlerinin sözleşme ile anahtar teslim olarak ...'e verildiğini, bu nedenle davanın müvekkilleri yönünden husumetten reddine karar verilmesini, kazaya müteveffanın kendi ağır kusurlu davranışlarının sebep olduğunu, müvekkilinin şantiyede şantiye şefi, şantiye mühendisi ve iş güvenliği uzmanı istihdam ettiğini, çalışılacak asansör boşluğunun uygun iskele ile beraber diğer davalı ... firmasına teslim edildiğini, iskelenin tekniğine uygun olarak kurulmuş olduğunu, ... ...'nın panellerinin yapımı için 2.kat seviyesinde çalıştığı sırada, tedbirsiz ve dikkatsiz bir şekilde, üstelik talimatlara aykırı olarak ve kimseye haber vermeksizin, asansör boşluğunda kurulu bulunan, “iskele çerçevesi”, “çapraz gergiler” ve “ara birleştiricilerden” oluşan "H" iskelenin çapraz gergilerini alttan sökmesi nedeniyle iskelenin yan bağlantılarını zayıflatmış, anılan nedenle üst iskele ağırlığını çekemeyen iskelenin bu bölüme üst kısmının düşmesi ile kaza meydana geldiğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı...-... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin iş kazasının gerçekleşmesinde herhangi bir kusurunun olmadığını müvekkilinin Ümit olayın meydana geldiği şantiyede alt işveren olan ... Turizm İnşaat ve Tic. A.Ş. ile asansör çelik işleri imalat ve montaj işlerinin yapımı için anlaşmış ve bu doğrultuda müvekkil şirket gerekli çalışmalara sözleşmenin akabinde başladığını, söz konusu şantiyede bulunan ve asansör montajı için kullanılacak olan çelik iskelenin ... İnşaat şirketi tarafından kurulduğunu, müteveffanın çelik konstrüksiyon kaynak işçisi olmakla beraber iskelenin muhkem olup olmadığını öngörmesi ve bu noktada da müvekkil ...’i uyarması gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapmaması nedeniyle kusurlu olduğunu, müvekkilinin

sorumluluğu bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası yazılı kararında özetle; "Dava konusu olayın 26.11.2015 tarihinde saat 16.30 sıralarındna Beştepe Mahallesi Söğütözü Caddesi TOBB arkasında bulunan ve ... İnşaat Firması tarafından yapılmakta olan Orman Bakanlığı Lojman İnşaatının B-3 blokunda asansör kovasında ... İnşaat tarafından önceden kurulmuş çelik iskele üzerinde taşeron... firması tarafından çelik konstrüksiyon kaynak işlerinin yapıldığı sırada, aynı firmada çalışan ... ...'nın asansör kovasında çelik konstrüksiyon kaynak işi yapmak üzere iskele üzerinde zeminden 240 cm yükseklikte bulunduğu esnada çelik iskelenin çökmesi ile üzerine iskele malzemelerinin düşerek altında kalıp olay yerinde hayatını kaybetmesi şeklinde meydana geldiği, bu kapsamda dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinde, ... İnşaat Ticaret Anonim Şirketinin OGM arazisi içinde yer alan TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinin Lojmanlarının yapımını üstlenmesi, ... Turizm İnşaat ve Tic.A.Ş'nin ... İnşaat Tic. A.Ş'nin alt işvereni olması, ... Turizm İnşaat ve Tic. A.Ş ile işvereni Yasim Ümit' in olduğu... firması arasında Lojmanların asansör çelik imalat ve montaj yapımı için sözleşme imzalanması sebebiyle davalılar arasında asıl -alt işveren ilişkisinin kurulduğu sonucuna varılmakla davacılar tüm hak ve alacaklarının birlikte sorumlulukları bulunduğu kanaatine varıldığı, bilirkişi raporlarında ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş'nin % 60, -...'in % 30, ... Turz. İnş. ve Tic. A.Ş'nin ise % 10 oranında kusuru bulunduğunun tespit edildiği, bilirkişilerce yapılan tespitlerin denetime elverişli, usul ve yasaya uygun bulunduğundan Mahkememizce de itibar edildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine öncelikle davacı eş ...'nın vefatı nedeniyle ...'nın mirasçılık belgesi, diğer davacılara ...'nın vasi atanmasına ilişkin Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesi 07.03.2019 tarih ve 2019/340 Esas, 2019/300 Karar sayılı kararı, yine aynı Mahkeme dosyasından verilen 17.12.2019 tarihli vasiye husumet izni verilmesine ilişkin ek kararı, vasi tarafından davacı vekiline verilen yeni vekaletname, ... davacı ...'nın ölümüne ilişkin Ankara C.Başsavcılığı 2019/38825 soruşturma sayılı dosyasının dosyaya kazandırıldığı, akabinde davacı ...'nın vefatı nedeniyle oluşan yeni duruma göre ve Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı dikkate alınarak yeniden maddi zararın hesaplanması için bilirkişi ...'dan ek hesap raporları alınmış olup, 05.01.2021 tarihli hesap raporunda davacı ...'nın 146.808,11 TL, davacı ...'nın 65.348,30 TL, davacı ...'nın 42.177,20 TL ve ... ...'nın 22.943,26 TL karşılanmamış maddi zararlarının bulunduğu gözetilerek, davacıların talepleri ile bağlı kalınarak ve yargılama sırasında vefat eden ... için hesaplanan maddi tazminat miktarının miras payları oranında mirasçısı olan diğer davacılara verilerek davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verildiği, manevi tazminat istemleri yönünden manevi tazminatın, zarara uğrayan davacıda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirme amacıyla hükümde belirtilen miktar kadar manevi zararın karşılanması gerektiğine takdiren karar vermek gerektiği; bu kapsamda Eş ... için 65.000,00 TL Çocuklar ..., ... ve ... ... için 45.000,00 TL'şer manevi tazminatın, davalılardan tahsiline karar verildiği, ayrıca davacıların cenaze yardımına ilişkin alacak talebinde bulunmuşlar ise de 5510 sayılı Kanun'da işverenlerin iş kazasından dolayı sorumlulukları arasında kazalının yakınlarına karşı cenaze ve defin giderlerinin bulunduğuna dair bir düzenleme olmadığı, 5510 sayılı Kanun cenaze giderlerinden Kurumun sorumlu olduğunu kabul ettiği bu itibarla davacıların cenaze giderine yönelik taleplerinin reddi gerektiğine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminatların düşük olduğunu, gelirin ilk peşin sermaye değeri içerisinde ölüm aylığının da bulunduğunu, bu kısımların mahsubunun yapılamayacağını, müvekkili ...'in yargılama sırasında vefatı sebebiyle maddi tazminatın düştüğünü bu sebeple reddedilen kısım üzerinden karşı vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, davacılar murisinin ücretinin hatalı belirlendiğini, sunulan mezar yeri tahsis belgesi ve makbuzuna göre cenaze masraflarının ispat edildiğini bu belgede ki miktarın hüküm altına alınması gerektiğini, beyan ederek İlk Derece Mahkemesinin kararının ortadan kaldırılarak davanın talepleri gibi kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... İnş. Tic. ve San. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur raporlarının soyut ve yetersiz olduğunu, ileri sürülen somut itirazların değerlendirilmediğini, aynı olay ile ilgili ceza yargılaması sırasında ... işçinin de tali kusurlu bulunmasına rağmen eldeki davada kusursuz kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacının diğer davalı ... çalışanı olduğunu, müteveffanın bu işveren yanında sadece müvekkili işyerleri ile sınırlı olmaksızın başka iş yerlerinde de çalıştığını, müvekkilinin asıl işveren olarak nitelendirilemeyeceğini, yapılan işin anahtar teslim diğer davalıya verildiğini, müvekkilince iş güvenliği önlemlerinin alındığını, müteveffanın kusuru ile kazanın meydana geldiğini, gergileri kendisinin söktüğünü, uzun süre çökmeyen iskelenin kaza günü çökmesinin bu durumu teyit ettiğini, SGK raporu ile davacıya eğitim verildiğinin ispatlandığını, davacının kendi işvereninin müvekkilinden daha kusurlu olmasının da kabul edilemez olduğunu, hesap bilirkişisi raporunun fahiş hatalar içerdiğini, kazanın 2015 yılında olmasına rağmen farklı yıllarda ki emsal ücret araştırmalarının dikkate alındığını, ücretin bordrolarda ki ücret olduğunu, yargılama sırasında ölen davacının zararının SGK tarafından karşılandığını, peşin sermaye değerinin karar tarihine en yakın tarihte ki değer olarak belirlenmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, beyan ederek İlk Derece Mahkemesinin kararının ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı ... Turz. İnş. Tic. ve San. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur raporlarının soyut ve yetersiz olduğunu, ileri sürülen somut itirazların değerlendirilmediğini, aynı olay ile ilgili ceza yargılaması sırasında ... işçinin de tali kusurlu bulunmasına rağmen eldeki davada kusursuz kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacının diğer davalı ... çalışanı olduğunu, müteveffanın bu işveren yanında sadece müvekkili işyerleri ile sınırlı olmaksızın başka iş yerlerinde de çalıştığını, müvekkilinin asıl işveren olarak nitelendirilemeyeceğini, yapılan işin anahtar teslim diğer davalıya verildiğini, müvekkilince iş güvenliği önlemlerinin alındığını, müteveffanın kusuru ile kazanın meydana geldiğini, gergileri kendisinin söktüğünü, uzun süre çökmeyen iskelenin kaza günü çökmesinin bu durumu teyit ettiğini, SGK raporu ile davacıya eğitim verildiğinin ispatlandığını, hesap bilirkişisi raporunun fahiş hatalar içerdiğini, SGK rücu talebinin dikkate alınmadığını, mükerrer ödemeye sebebiyet verildiğini hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, beyan ederek İlk Derece Mahkemesinin kararının ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

4.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin olayda hiç bir kusurunun olmadığını, kazanın meydana geldiği iskelelerin diğer davalılar tarafından kurulduğunu, müvekkilince kontrol görevinin yerine getirildiğini, aynı olay ile ilgili ceza yargılaması sırasında ... işçinin de tali kusurlu bulunmasına rağmen eldeki davada kusursuz kabul edilmesinin mümkün olmadığını, ücretin hatalı ve fahiş belirlendiğini, olayda ki kaçınılmazlığın dikkate alınmadığını, kaza tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesinin kararının ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "kazanın meydana geldiği inşaatın yapım ihalesi davalı ... İnş....A.Ş. tarafından alınmış ve işin bir bölümünün diğer davalı ... Turizm...A.Ş.'ye verilmiştir, bu şirket tarafından da inşaatın asansör montaj işi diğer davalı ... 'e verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 ncı maddesi gereği inşaatın asansör montaj işi asıl işin bir bölümünün teknolojik nedenler bölünerek verilmesi niteliğinde olup, davalılar ... ve ... şirketleri asıl işveren, ... ise alt işveren olarak işçilik alacaklarından sorumludurlar. Davacılar murisinin ... tarafından aynı anda başka iş yerlerinde de çalıştırıldığı, hizmetin tamamının ... ve ... şirketlerine özgülenmediği iddiası ispat edilemediği gibi, ... ile ... arasında yapılan sözleşme de dikkate alındığında davacılar murisinin davalılar iş yerinde işin yapımı sırasında iş kazası geçirdiği hususları birlikte değerlendirildiğinde tüm davalıların asıl alt işveren olarak kusurları birlikte değerlendirilerek alacaklardan sorumlu tutulması yerindedir. Olayın meydana gelmesinde davacılar murisine atfedilebilecek kusur bulunmadığı açıktır. Murisin gergileri söktüğü de ispat edilebilmiş değildir. Ceza davası dosyası da UYAP üzerinden incelenmiş olup burada alınan raporlarda yada mahkeme kararında murise atfedilen kusur gergilerin sökülmesinden kaynaklı olduğuna dair bir vakıa tespiti bulunmamaktadır. Ceza Mahkemesince murise kusur atfedilmesi hukuk hakimini bağlamaz. İş güvenliği açısından davalılarca kurulan iskelenin çökmüş olması karşısında davacılar murisine atfedilebilecek bir kusur bulunmadığının kabulü yerindedir. İnşaatın yapım işini üstlenen ... şirketi aynı zamanda kazanın meydana geldiği iskeleyi de kuran ve sağlamlık denetimini yapması gereken şirket olduğundan belirlenen kusur oranları dosya kapsamı ve oluşa uygun bulunmuştur. Davacı ...'nın yargılama sırasında ölümünden sonra hazırlanan ve hükme esas alınan 05.01.2021 tarihli aktüerya bilirkişisi raporunda ki hesaplamalarda dosya kapsamına uygundur. Davacının ücreti yapılan emsal ücret araştırmalarının o yıllarda ki asgari ücrete oranlanarak kaza tarihindeki asgari ücretin bu oranlarla çarpılması suretiyle dosya kapsamına uygun olarak tespit edildiği anlaşılmıştır. Kaldı ki asansör montaj ustası olan murisin asgari ücret yada bu ücretin çok az üzerinde ücret ile çalıştığının kabulü hayatın olağan akışına uygun değildir. Rücuya tabi gelirin ilk peşin sermaye değeri de hesaplanan alacaktan mahsup edilmiştir. Yargılama sırasında ölen davacı ...'in SGK'dan aldığı ödemeler dikkate alındığında zararının SGK tarafından karşılanmadığı açıktır. Gelirin ilk peşin sermaye değeri de kaldırma kararı sonrası tekrar getirtilmiştir. Hükmedilen manevi tazminatlar aşağıda ayrıntısı açıklanacağı üzere fazla değil aksine eksiktir. Alacaklara kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi de yerinde olup davalıların istinaf itirazları yersizdir. ahkemece belirlenen ücret Dairemizce kaldırılmasına karar verilen İlk Derece Mahkemesince belirlenen ücret olup, ilk kararda davacılar vekilince ücrete ilişkin bir istinaf talebi olmadığından davalılar lehine oluşan müktesep hakta dikkate alınarak aynı ücretin kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Kaldırma kararı sonrası SGK tarafından gönderilen gelirin ilk peşin sermaye değerleri tablosunda (SGK müzekkere cevabının 36 ncı

sayfası) bildirilen peşin sermaye değerlerinin tam gelire ait olduğu, iş kazası ölüm gelirininde tam gelir üzerinden ödendiğinin bildirilmiş olması karşısında bildirilen gelirin ilk peşin sermaye değerlerinin iş kazasından kaynaklı ölüm gelirlerinden oluştuğu açık olup bildirilen tablolarda ki gelirlerin belirlenen alacak miktarından mahsubu yerindedir. Mezar yeri tahsis ücreti özel olarak talep edilen mezar yerleri için ödenmekte olduğundan mezar yeri tahsisi sebebiyle ödenen mezar yeri tahsis ücretinin cenaze giderlerinden sayılması mümkün değildir. Bu tahsis talebinde bulunulmadığında müteveffanın belediyece belirlenen mezarlıkta sırası gelen yere defni yapılmaktadır. Davacıların özel yer talepleri sebebiyle ödediği bedelin tahsili talep edilemez. Davacı ...'in yargılama sırasında ölmesi sebebiyle hesaplanan maddi tazminat düşmüş ve dava kısmen reddedilmiştir. Kısmen red sebebiyle maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde yasa ve usule aykırılık bulunmamakta olup davacı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir. Olay tarihi, olayın özelliği, kusur durumu, tarafların ekonomik durumları, dikkate alındığında manevi tazminat miktarının eksik takdir edildiği, manevi tazminat taleplerinin tam kabulünün dosya kapsamına daha uygun olacağı, davacılar vekilinin bu yöne ilişkin istinafının yerinde olduğu değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; davalıların tüm, davacıların diğer istinaf başvuruları yerinde değilse de, yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların istinaf başvurusunun HMK.'nun 353/1-b.2 maddesi gereği kabulü ile kararın manevi tazminat alacakları yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece vefat eden ... için hükmedilen alacaklar yönünden davacılar lehine ayrıca vekalet ücreti hükmedilmiş ise de, ...'nın vefatı sebebiyle bu alacaklar diğer davacılara verildiğinden ... için hükmedilen miktarlar diğer davacılar lehine hükmedilen miktarlara miras payları oranında ilavesi suretiyle belirlenen miktar üzerinden davacılar lehine vekalet ücreti hükmedilmiş ayrıca ... yönünden hükmedilen alacaklar yönünden vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Davacıların miras payı dosya içerisinde ki veraset ilamına göre 1/3 olduğundan ... için hükmedilen miktarın bu oranı davacıların alacak miktarlarına ilave edilerek vekalet ücreti belirlenerek karar verildiği " gerekçeleriyle "Davalıların yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davacıların istinaf başvurusunun ...nun 353/1-b.2 maddesi gereğince yukarıdaki nedenlerle kabulü ile yeniden esas hakkında karar verilmek üzere yukarıda bilgileri bulunan İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, -Davanın kısmen kabulüne, davacı ... lehine taleple bağlı kalınarak 94.176,26 TL maddi ve 65.000,00 TL manevi, davacı ... lehine 46.335,29 TL maddi ve 65.000,00 TL manevi, çocuk ... ... lehine 31.937,88TL maddi ve 65.000,00 TL manevi, davacı ... lehine için 22.943,26 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; gelirlerin ölüm aylığı niteliğinde olduğundan tenzil edilmemesi gerektiğini, cenaze giderine hükmedilmesi gerektiğini, ...'nın alacaklarının mirasçılara pay edildikten sonra vekalet ücreti hesaplanması hatalı olup hak kayıplarına sebep olduğunu, ...'nın alacaklarına vekalet ücreti uygulanarak, alacakları ve vekalet ücretinin davacılara payları oranında dağıtılması gerektiğini,beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... Turz. İnş. Tic. ve San. A.Ş. ve ... İnş. Tic. ve San. A.Ş. ortak vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacılar temyizinin harçtan reddolması gerektiğini, ... İnş.Tic.ve San.A.Ş.'nin idareden ihale ile aldığı işini diğer davalı müvekkil ... firmasına anahtar teslimi devrettiği, bu müvekkil şirketinde kazanın meydana geldiği inşaattaki asansör montaj işini, teknik bilgi ve uzmanlık gerektirmesi sebebiyle yine anahtar teslimi götürü bedel usulü ile malzeme ve işçilikli olarak kazalının işvereni diğer davalı.../Barış Ümit firmasına sözleşme ile devretmekle müvekkili şirketlerin asıl işveren ve kusur sorumluluklarının olmadığını, iskelenin usulüne uygun yapılmakla beraber tanık beyanlarında ortaya çıktığı gibi çapraz gergilerinin sökülmesi nedeniyle ... kusuru nedeniyle iskelenin çöktüğünün açık olması nedeniyle müvekkillerine atfı kabil kusur olmadığını, hesaba esas alınan ücret fazladır SGK prime esas kazancının dikkate alınması gerektiğini, SGK'dan bağlanan gelirin tüm peşin değerinin tenzili gerektiğini, ıslaha ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

3. Davalı.... ... vekili temyizinde özetle; müvekkiline verilen %30 kusurun yerinde olmadığını müvekkilinin kusursuz olduğunu, müteveffanın, çalıştığı iskelenin sağlam olup olmadığını tecrübesi ve yıllara dayanan kaynak işçisi olması münasebetiyle değerlendirmesi gerekirken bu mükellefiyeti yerine getirmediğinden kusurlu kabulü gerektiğini, ceza dosyasında da davacıya tali kusur verildiğini, bu raporla dosya içerisinde davacıya kusur vermeyen raporlar arasında çelişkinin giderilmesi gerektiğini, hükme esas alınan ücretin hatalı tespit edildiğini, olayda kaçınılmazlığın olduğunu, ıslaha ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde vefat eden sigortalının eş ve çocuklarının destekten yoksunluk nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleridir. "Dava yığılması (objektif dava birleşmesi)" açısından aynı Kanunun 110 uncu maddesidir. "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükümleri gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleridir. "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleridir. "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 6331 sayılı Kanun'un maddeleridir.

3. Değerlendirme
A) Davalılar vekillerinin manevi tazminat hükümleri ile ... lehine hükmedilen maddi tazminata, davacılar ve davalılar vekillerinin ..., ... lehlerine hükmedilen maddi tazminatlara, yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3.Bölge Adliye Mahkemesinin 22.03.2022 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 107.090,00 TL'lik kesinlik sınırı gözetildiğinde davacı eş lehine hükmedilen 100.000 TL, çocuklar lehine hükmedilen 65.000 TL'şer manevi tazminatların, eş .... için 22.943,26 TL, ... ... lehine tespit edilen 42.177,20 TL'den taleple bağlı 31.937,88 TL, çocuk .... lehine tespit edilen 65.348,30 TL'den taleple bağlı 46.335,29 TL'nin birbirinden bağımsız ve ayrı birer dava olarak kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla taraf vekillerinin anılan bu hükümlere yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

B) Davacılar vekilinin ... lehine kısmen hükmedilen maddi tazminat ile reddolan cenaze giderine, davalılar vekilinin ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dosya kapsamında toplanan belgelere göre cenaze giderinin ispat edilememiş olmasına, kusur oran ve aidiyeti ile maddi tazminat hesaplarının dosya içeriği ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına taraf vekillerinin temyiz itirazı olarak sunduğu itirazları istinaf itirazları olarak da ileri sürdüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında karşılanarak gerekçe oluşturulduğu hususları da dikkate alınarak, anılan hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükümlerin temyiz kapsam ve nedenlerine göre onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılar vekillerinin manevi tazminat hükümleri ile ... lehine hükmedilen maddi tazminata, davacılar ve davalılar vekillerinin ..., ... lehlerine hükmedilen maddi tazminatlara, yönelik temyiz itirazlarını miktardan REDDİNE,

2. Davacılar vekilinin ... lehine kısmen hükmedilen maddi tazminat ile reddolan cenaze giderine, davalılar vekilinin ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddiyle bu hükümlere ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine,

Aşağıda dökümü yapılan bakiye karar harcının davacılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.