10. Hukuk Dairesi 2022/7927 E. , 2024/561 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2013/311 E., 2022/164 K.
KARAR : Kısmen kabul, kısmen ret
Taraflar arasında iş kazasından dolayı manevi tazminat istemli davada Mahkemece verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince verilen kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; ilamda belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararının taraf vekillerince temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde,Uşak Organize Sanayi Bölgesindeki İplik Fabrikasında 06.04.2006 tarihinde iplik çuvallarını kamyona yüklerken kamyondan aşağı düşerek bir iş kazası geçirdiğini, davalının iş güvenliği tedbirlerinin almadığını, müvekkilinin yaptığı işin tehlikeleri konusunda müvekkili eğitmediğini, iş kazası nedeniyle sağ kolun dirsekten kırıldığını, belinde fıtık olduğunu, iş kazasından sonra sağlığını kaybettiğini, uzun süre Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesinde yatarak ve ayakta tedavi gördüğünü, tedavisi boyunca hem kendisi, hemde ailesini büyük oranda manevi ıstırap çektiğini, iş kazası nedeniyle iş gücünden de bir kayıp olduğunu, davalı işverenin maddi durumu araştırıldığında talep ettiği meblağın davalıya fakirleştirecek bir meblağ olmadığı gibi günümüz ekonomik şartları ve enflasyon oranlarının göz önüne alındığında müvekkilinin zenginleştirecek bir meblağ olmadığını bildirerek 15.000,00 YTL manevi tazminat alacağının olay tarihi olan 06.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmış olup, duruşmada davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 01.06.2010 tarihli ve 2008/216 Esas 2010/541 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 10.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı şirketten alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 19.04.2012 tarihli ve 2010/11496 E. 2012/6596 K. sayılı ilamı ile davacıya iş kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbarda bulunması , olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “iş kazasının tespiti” davası açması için süre verilmesi, tespit davasını bu dava için bekletici sorun yaparak çıkacak sonuca göre, olayın Kurumca iş kazası olduğunun kabul edilmesi halinde ise davacıya Kuruma müracaat ederek sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi giderek iş kazası sigorta kolundan sürekli iş göremezlik geliri bağlanması için önel verilmesi, çıkacak sonuca göre ve giderek, sigortalının yukarıda açıklanan yöntemle Kurumca belirlenen sürekli iş göremezlik oranına göre manevi tazminat istemi hakkında bir karar verilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma sonrası yapılan yargılama sırasında davacı tarafa SGK'ya iş kazası ihbarında bulunması, iş kazası tespiti yapılmaması halinde iş kazası tespiti davası açması, iş kazası tespiti kararı verilip karar kesinleştiği taktirde davacının maluliyet tespiti işlemlerini başlatması için süre verildiği, verilen süre içerisinde davacı tarafça SGK' ya başvuru yapıldığı, SGK müfettişlerince düzenlenen 03.01.2013 tarihli müfettişlik raporunda olayın iş kazası olduğu, kazanın meydana gelmesinde işverenin %70, sigortalı davacının %30 oranında kusurlu olduklarının rapor edildiği, davacının maluliyetinin tespiti için Uşak 1. İş Mahkemesinin 2015/54 Esas 2016/247 Karar sayılı dosyası yapılan yargılama neticesinde davacının maluliyetinin %11,2 olduğunun tespit edildiği ve bu kararın Dairemizin 06.02.2020 tarih 2019/676 Esas, 2020/833 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, tüm dosya kapsamı doğrultusunda; davacı/sigortalı ...'ın 06.04.2006 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde maluliyet oranının %11,2 olarak tespit edildiği, olayın meydana gelmesinde davacının kusurunun %30 oranında olup davalı işverenin kusurunun ise %70 oranında olduğu kabul edildiği, gerekçesiyle ve dava konusu olayın meydana geliş şekli, davacıda meydana gelen yaralanmanın derecesi, tarafların kusur durumu, olay tarihi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olay nedeniyle duyulan acı ve elemin derecesi ve Borçlar Kanunu'nun 47 nci (6098 sayılı TBK’nın 56.) maddesindeki özel haller ve usuli kazanılmış hak ilkesi de dikkate alınmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 10.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 06.04.2006 itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı şirketten alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili belirlenen manevi tazminat tutarının oldukça az tayin edildiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili, kendilerine izafe edilen %70 kusura itiraz ettiklerini, kusurun tamamanının kazalıda olduğunu bu nedenle hükmedilen manevi tazminat tutarının fazla olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremez durumuna giren sigortalının manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Temyiz incelemesi açısından 6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nın 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 47 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Davacı vekilinin temyiz dilekçesi yönünden; davacı vekili tarafından bozmadan önceki kararın temyiz edilmemiş olması sebebiyle temyiz talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davalı vekilinin temyiz dilekçesi yönünden;
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin temyiz talebinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE,
2.Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!