WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2022/7620 E.  ,  2024/3007 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/214 E., 2022/47 K.
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında Mahkemece görülen Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyizi neticesinde ilk kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir. Davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı 28.02.2012 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığının tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Samsun 4. İş Mahkemesinin 12.03.2015 tarihli ve 2014/374 - 2015/86 sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 01.05.2008 – 30.10.2009 tarihleri arasındaki Bağ-Kur ve 5510 sayılı Kanun'un 4/b maddesi kapsamındaki sigortalılığının iptaline, davacının 01.04.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, Kurum işleminin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 15.03.2016 tarih ve 2015/9572 - 2016/4318 sayılı kararında; Mahkemece yapılacak iş; davacının limited şirket ortaklığına bağlı Bağ-Kur sigortalılığını sona erdiren hallerden birinin olup olmadığını araştırmak, eğer yoksa davacının çakışan dönemde şirket ortağı olması nedeni ile 1479 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun 4/1-b maddesi) kapsamındaki sigortalılığının, 506 sayılı Kanun'a (5510 sayılı Kanun 4/1-a maddesine) tabi sigortalılığından önce başladığı göz önünde tutularak 1479 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun 4/1-b maddesi) kapsamındaki sigortalılığa geçerlilik tanımak, buna göre; davalı Kurum'dan davacının Bağ-Kur sigortalılığı kapsamında ödediği primlerin hangi tarihler arasını kapsadığını sormak, davacının prim borcunun olup olmadığını tespit etmek, prim borcu varsa; davacının sigortalılık sürelerini ve yaşlılık aylığı koşullarının bulunup bulunmadığını 5510 sayılı Kanun'un geçici 63 üncü maddesi gereğince değerlendirerek varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibaret olduğu gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 16.05.2019 tarihli ve 2016/275 - 2019/166 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, davacının 12.04.2001 - 31.12.2002 tarihleri arasındaki Bağ-Kur ve 5510 sayılı Kanun'un 4/B maddesi kapsamındaki sigortalılığının iptaline, davacının talep tarihini takip eden 01.03.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, buna aykırı Kurum işleminin iptaline, 2012 yılından sonraki hizmetlerin Sosyal Güvenlik Destek Primine çevirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

C. 2'nci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 08.06.2021 ve 2020/5443 - 2021/7841 Karar sayılı kararında; ilk hükmün davacı tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle davalılar yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeden bozmadan sonra, Mahkemece davacının 12.04.2001 - 31.12.2002 tarihleri arasındaki Bağ-Kur ve 5510 sayılı Kanun'un 4/B maddesi kapsamındaki sigortalılığının iptaline, davacının talep tarihini takip eden 01.03.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı tespitine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı, bozma sebebi olduğu gerekçesiyle Mahkemece verilen karar bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının 12.04.2001 - 31.12.2002 tarihleri arasındaki Bağ-Kur ve 5510 sayılı Kanun'un 4/B maddesi kapsamındaki sigortalılığının iptaline, davacının 01.04.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, buna aykırı Kurum işleminin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 15.05.1989 – 30.10.2009 tarihleri arasındaki 506 sayılı Kanun kapsamında olan çalışmaları ile çakışan 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığın iptali, davacının 28.02.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 ve devamı maddeleri ile 506 sayılı Kanunu'nun 26 ncı maddesi ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.