10. Hukuk Dairesi 2022/7281 E. , 2023/8814 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 10.01.2011 tarihinde davalı firmada geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle %41 oranında özürlü kaldığını ve mecburiyetten malulen emekli olmak zorunda kaldığını, müvekkilinin mağdur olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00TL maddi ve 20.000,00TL manevi tazminatın olay tarihi olan 10.01.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu tazminat talebinin iş kazasından ve işçi ve işveren arasındaki iş ilişkisinden kaynaklanmakta olduğunu, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde değil, İş Mahkemesinde görülmesi gerektiğini beyan ederek davada görevsizlik kararı verilerek davanın görevli ve yetkili ... İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini; davanın esasına ilişkin olarak yaptığı savunmada; dava konusu kazanın tamamen davacının kendi kusurundan kaynaklı olduğunu, kazanın davacının kendi dikkatsizlik ve bir anlık dalgınlığından kaynaklandığını, müvekkili şirketin kaza sonrası davacının tedavisi için her türlü fedakarlığı gösterdiğini, maluliyeti oranının gerçeği yansıtmadığını, YSK ve ATK'dan rapor alınması gerektiğini beyanla yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...davacının maluliyet oranının eldeki dava açısından %26,2 olarak kesinleştiği, SGK tarafından Kurumca yapılan tahsislere ilişkin farazi hesaplamanın yapılamayacağının bildirildiği; Yargıtay içtihatları doğrultusunda tüm doneler korunmak suretiyle yeni orana göre bağlanması gereken farazi gelirin 02.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda usulüne uygun hesaplandığı görülmüş; aynı bilirkişi raporunda esas alınan ücret ve eklerinin tarafların bu ücrete itirazlarının bulunmadığı ve bu ücretin tüm dosya kapsamına uygun olduğu sonucuna varılmış; bu ücret esas alınarak ve yukarıda bahsedildiği üzere maluliyet oranı, kusur oranı ve kanuni nedenler indirildikten sonra SGK tarafından bağlanan geçici iş göremezlik geliri ile usulüne uygun bir şekilde bilirkişice hesaplanan farazi ilk peşin sermayeli gelirin mahsubu suretiyle yöntemince yapıldığ ve raporun denetlenebilir olduğu anlaşılmakla, 02.04.2021 tarihli raporda aktüerya bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalara itibar edilmiş; ıslah edilen miktar ile bağlı kalınarak davacının maddi zararının olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte (Yargıtay (kapatılan) 21.H.D. 2014/14932 E. 2015/2776 K. 18.02.2015 Tarihli İlamı) tazminine yönelik talebinin kabulüne karar verilmiştir." gerekçesiyle "Davanın kısmen kabulü ile;
1-Maddi tazminat talebinin kabulü ile 129.827,42 TL tazminatın kaza tarihi olan 10.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 16.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının geçirmiş olduğu iş kazasının tamamen kendi kusurlu hareketinden kaynaklandığını, olayda İş Sağlığı ve Güvenliği yönünden üstüne düşen tüm yasal yükümlülükleri yerine getirmiş olduğundan müvekkili şirkete hiçbir kusurun atfedilemeyeceğini, davaya konu iş kazasında müvekkili şirkete %80, davacıya %20 kusur atfeden bilirkişi raporuna hatalı olması nedeniyle itiraz ettiklerini, Teknik Üniversitelerin iş sağlığı ve güvenliği konusunda uzman, bölümlerinde görevli öğretim üyelerinden oluşturulacak başka bir heyetten rapor alınmasını talep ettiklerini, İlk Derece Mahkemesi tarafından bu itirazlarının dikkate alınmadan hatalı kusur bilirkişi raporunun dikkate alındığını, yine hükme esas alınan %26,2 oranındaki maluliyet oranına ilişkin raporun da önceki raporlarla çelişkili olduğunu, 24.01.2013 tarihli SGK Sağlık Kurulu raporunda maluliyetin %9,3 itiraz üzerine alınan 27.05.2016 tarihli SGK Yüksek Sağlık Kurulu raporunda ise %19,2 olarak belirlendiğini, iş bu Adli Tıp 2. Üst Kurulu Raporu ile önceki raporlar arasında çok ciddi çelişki olduğunu, cevap ve itiraz dilekçelerinde belirtildiği gibi davacının müvekkili şirkette işe başlamadan önce Asal Tekstil isimli başka bir firmada çalışmakta iken de elinden iş kazası geçirdiğini, daha önceki bu iş kazası nedeniyle müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmayacağını, ayrıca mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının da olayın meydana gelişi ve kusur durumları dikkate alındığında yüksek olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde görülerek davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusurlarının bulunmadığını, maluliyetin fazla olduğunu, kazanın başka işveren yanında gerçekleştiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının iş kazasına dayalı olarak tazminat isteminin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz edenin sıfatına göre ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!