WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2022/7060 E.  ,  2023/8373 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/142 E., 2022/744 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın açılmamış sayılmasına ve ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2013/970 E., 2019/1223 K.

Taraflar arasında iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı Dairemizce verilen bozma kararına uyan Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... Elektrik Elektronik İnş. Medikal Tem. San Tic Ltd. Şti vekili yönünden davanın usulden reddine, davalı ... İkizleri Sitesi Yönetim Kurulu yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacılar vekili 02.10.2013 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi sigortalının 15.09.2012 tarihli iş kazasında vefat etmesi nedeniyle fazlaya ilişkin talep hakkı saklı olmak üzere davacı eş ve çocuklar için 1.000 TL’şer maddi ve manevi tazminat olarak davacı eşe 100.000 TL, çocukların her biri lehine de 50.000 TL’şer tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

2.Davacılar vekili davalı ... yönünden 21.01.2015 tarihli celsede davayı atiye terk etiğini beyan etmiştir.

3.Davacılar vekili 25.03.2016 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat istemini eş için 219.532 TL’ye çocuklardan Murat için ise 63.568 TL’ye artırmıştır.

II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, müteveffa ile aralarında hizmet akdi bulunmadığını, davalı şirket ile dış cephe yenilenmesi için sözleşme imzalandığını, husumetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
2.Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle davanın davalı ... yönünden açılmamış sayılmasına, davanın davalı ... yönünden reddine, davanın davalı ... Elektrik Elektronik İnş. Medikal Temizlik San. Tic. Ltd. Şti. yönünden kısmen kabulü kısmen reddi ile; dava konusu iş kazası nedeniyle davacı ... için 148.490,15-TL, davacı ... için 43.051,06-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 15.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalı şirketten alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dava konusu iş kazası nedeniyle ... için 75.000,00-TL, davacı ... için 40.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalı şirketten alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılardan ... Elektrik Elektronik İnş. Medikal Tem. San Tic Ltd. Şti vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Mahkemesinin İlk Kararı
Bölge Adliye Mahkemesince verilen 02.07.2020 tarih ve 2020/507 E- 2020/549 K sayılı ilk kararında özetle: “Davacılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2. maddesi gereğince, düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile;

1-Davanın davalı ... yönünden açılmamış sayılmasına,

2-Davanın davalı ... yönünden reddine,

3-Davanın davalı ... Elektrik Elektronik İnş. Medikal Temizlik San. Tic. Ltd. Şti. yönünden kısmen kabulü kısmen reddi ile:

a-Dava konusu iş kazası nedeniyle davacı ... için 148.490,15-TL, davacı ... için 43.051,06-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 15.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalı şirketten alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

b-Dava konusu iş kazası nedeniyle ... için 75.000,00-TL, davacı ... için 40.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalı şirketten alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine” karar verilmiştir.

C. Bozma Kararı
Dairemizin 02.11.2021 tarih ve 2020/10627 E- 2021/13294 K sayılı ilamında özetle; davalı ... Şirketinin 10.08.2015 Ticaret Sicilinden terkin edilmiş olmasına karşın ihyası yönünde karar alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğu, davalı ... hakkında hükümlülüğe bağlı vesayetin tahliyeyle sona ereceği bu kapsamda bihakkın tahliye tarihlerinin ceza infaz birimlerinden araştırılması, tahliyenin gerçekleşmesi halinde kısıtlılığın sona erdiği tarihten itibaren asile tebliğ yapılarak yargılamaya katılmasının sağlanması, davacılar vekilinin davalı ... hakkında 21.01.2015 tarihli celsede atiye terk beyanında bulunduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunda anılan müessese hakkında bir hükme yer verilmediği göz etilerek söz konusu beyan davacılar vekilinden açıklatılmak suretiyle talebin anılan Kanun'un 123 üncü maddesinde yer alan davanın geri alınması veya anılan kanunun 150 ve 320/4 üncü maddelerinde yer alan davanın işlemden kaldırılması talebi mi olduğu gözetilerek davanın geri alınmasının karşı tarafın rızasına bağlı olduğu, hususu da dikkate alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği halde hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde anılan davalı yönünden açılmamış sayılmasına karar verilmesi de usul ve Kanun'a aykırı olduğuna işaret edilmiştir.

D. İstinaf Mahkemesinin Bozma Üzeri İkinci Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile öncelikle, davalı ... Elektrik Elektronik İnş Medikal Tem. San Tic Ltd Şti’nin Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilana göre tasfiyesini takiben 10.08.2015 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği açıktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Dairemizce davacı vekiline, ihya prosedürü işletilmesi için kesin süre verilmiş, davacı vekili ise 15.03.2022 tarihli dilekçesi ile ihya yoluna gidilmeyeceği ifade edilmiştir. Bu durumda taraf ehliyeti bulunmayan adı geçen davalı şirket hakkında Dairemizce davanın usulden reddine karar vermek gerektiği, Davalı ... hakkında 21.01.2015 tarihli celsede atiye terk beyanında bulunmuş ve davacı vekili 15.03.2022 tarihli dilekçesi ile beyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'u madde 150'de düzenlenen müessese olduğunu izah etiğinden, Dairemizce bu davalı yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, Davalı ... yönünden ise; Türk Borçlar Kanunu'nun 470 inci maddesinde istisna akdi (eser sözleşmesi) düzenlenmiş olup, istisna akdi, taraflardan birinin (yüklenicinin-müteahhidin) bedel karşılığında diğer tarafa (iş sahibine) eser meydana getirmeyi üstlendiği bir sözleşme olduğu, İstisna akdinde iş akdinden farklı olarak müteahhit diğer tarafından yani iş sahibinden emir ve talimat almaksızın bir eserin meydana getirilmesi için bağımsız bir şekilde çalıştığı, müteahhit ayrı bir iş organizasyonu bulunan ve iş sahibine sadece işin sonucunu taahhüt eden bağımsız bir iş gören olduğu, somut olayda, kat maliklerini temsilen ... tarafından, apartmana ilişkin davalı şirket ile mantolama şartnamesi düzenlendiğinin anlaşıldığı, bu davalılar arasında istisna akdi olup, 4857 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi kapsamında asıl işveren-alt işveren ilişkisi olmadığı, dolayısıyla davalı ... Kurulunun asıl işverenlik sıfatı ve şahsi kusuru da bulunmadığından uyuşmazlık konusu tazminatlardan sorumluluğu bulunmadığı, bu sebeple, Dairemizce bu davalı hakkında sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... hakkında dava takip edildiği halde açılmamış sayılması kararının hatalı olduğunu, ... yönünden dosyanın sürüncemede kalmaması açısından hakkında HMK 150 maddesi gereği hakkında davanın takip edilmeyeceği yönünde beyanda bulunulduğu, ancak dosya kapsamı incelendiğinde davalı ... hakkında davanın takip edilmiş ve işlemden kaldırılma talebi ortadan kalktığını, bu nedenle davalı ... yönünden verilen kararın usule aykırı olduğunu, davalılar arası sözleşmenin sonra düzenlenmiş olabileceğini bu nedenle dikkate alınmaması gerektiğini, davalılar arasında yapıldığı iddia edilen ve dosyaya sunulan sözleşme incelendiği takdirde anahtar teslim iş sözleşmesi niteliği taşımadığı daha çok yapılacak işin nelerden ibaret olduğu ve ödeme planını gösterir nitelikte olduğunun açıkça ortada olduğunu, bu nedenle işin anahtar teslim iş olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca yapılan bu sözleşme taraflar arasında hüküm ifade edeceğini, üçüncü kişilere karşı sözleşmenin hüküm ifade etmesi mümkün olmadığını, davalı şirketin icra takibinde mal kaçırdığının tespit edildiğini, bu durumun davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu gösterdiğini, taraflar arasında yapılan sözleşme incelendiğinde işçilik başlığı altındaki maddede İşçilerin SSK ve güvenlik tedbirleri ve iş süresince bina güvenlik görevlisi maliyetleri yüklenici firmaya ait olduğu yapılan işler beğenilecek beğenilmeyen yerlerin tekrar yapılacağına dair hükümlerin yer aldığı, sözleşmede yer alan bu hükümler nazara alındığı takdirde davalı site yönetimin davalı yüklenici şirket üzerinde denetim yetkisi bulunduğunu, bu şekilde aralarında bağımlılık ilişkisi kurulmuş olduğundan dolayı davalı şirket adam çalıştıran olarak davalı site yönetimi de üçüncü kişiye vermiş olduğu zarardan dolayı zincirleme sorumlu olduğunu Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, davalılar arasındaki iş anahtar teslim iş olarak nitelendirilmesinde hataya düşüldüğünü bu yöndeki değerlendirmenin doğru olarak kabul edilmesi durumunda davalılar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi olduğu, bu sözleşmeye göre davalı site yönetimin iş sahibi olarak kusurunun olup olmadığı, denetim yetkisinin bulunup bulunmadığı, yüklenicinin ağır kusurundan sorumlu olup olmadığı ve diğer tüm yönleri ile değerlendirme yapılarak hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme sonucunda karar verildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Temyiz incelemesinin kapsamı onama ve bozma kararları bakımından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, davanın işlemden kaldırılması hakkında aynı Kanunun 150 ve 320/4 üncü maddesi, Tazminat miktarının tayin ve tespiti açısından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler bakımından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleri, usuli kazanılmış hak yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.

3. Değerlendirme
1. 6100 HMK'nun 150 nci maddesine göre; usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır.

2.Aynı Kanunun 320/4 üncü maddesine göre; basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır.
3. Somut olayda; uyulan bozma kararı doğrultusunda davacı vekiline 22.02.2022 tarihli celsede davalı ... yönünden atiye terk beyanını açıklamak üzere verilen süre içerisinde, davacı vekilinin sunduğu 15.03.2022 tarihli beyanında; davalı ... hakkında 21.01.2015 tarihinde verilen atiye terk beyanının esasen HMK 150 nci maddesi kapsamında davayı takip etmeyecekleri niteliğinde bir beyan olduğunu, ancak bu beyanın akabinde dosya kapsamından anlaşılacağı üzere iş bu davalı yönünden de davayı takip ettiklerinin açık olduğunu belirttiği, gerçekten dosya kapsamında yapılan incelemede HMK'nun 150/1 inci maddesi kapsamında verilmiş bir işlemden kaldırma kararı bulunmadığı ve bu karardan sonra geçmiş kanunun aradığı 3 aylık süre bulunmadığı halde usule aykırı olarak anılan davalı ... hakkında açılan davanın açılmamış sayılmasına dair karar verildiği anlaşılmıştır.

4. Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş; davacı vekilinin 21.01.2015 tarihli beyanının davalı ... hakkındaki dosyanın işlemden kaldırıması talebi olduğu anlaşılmakla beraber, davacılar vekilinin bu beyanında rücu ettiğini beyan ettiği, nitekim bu davalı hakkında usulüne uygun nitelikte verilmiş bir işlemden kaldırma kararı bulunmadığı için davanın açılmamış sayılmasına karar vermenin de mümkün olmadığı gözetilerek, anılan davalı yönünden davacının gösterdiği deliller toplanmak, anılan davalının ustabaşı olduğunun iddia edilmesine ve açılan ceza dava dosyasının bulunduğunun anlaşılmasına göre, bu ceza dava dosyanın iş bu dosya kapsamındaki kısmının noksan bulunduğu gözetilerek, asıl dosyayı dosya arasına getirtmek, 6098 sayılı TBK'nun 74 üncü maddesi kapsamında beraat kararının hukuk hakimini bağlamadığı da gözetilerek ve dosya kapsamındaki kusur oran ve aidiyetinin tespitine ilişkin raporun yetersiz olduğunu da dikkate alarak, iş bu ceza dosyası kapsamındaki delillerle birlikte dosyanın iş kazasının gerçekleştiği alanda uzman inşaat iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak heyete tevdi ederek tarafların kusur oran ve aidiyetlerini tespit ettirmek sonucuna göre davanın esası hakkında bir karar vermekten ibarettir.

5. Bölge Adliye Mahkemesince anılan hususlar dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve Kanun'a aykırı olup bozma sebebi olarak değerlendirilmiştir.

6. O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmalıdır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının sair yönleri bu aşamada incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davacının adli yardımdan yararlandığı dikkate alınarak harç hususunda karar verilmesine yer olmadığına,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.