WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2022/6999 E.  ,  2024/1864 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/41 E., 2018/509 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında Mahkemece görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 24.09.2004 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek, maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının müvekkili şirkette ustabaşı olarak çalıştığını, dava konusu kazanın davacının dikkatsiz ve tedbirsiz kusurlu davranışları sonucu meydana geldiğini, davaya konu kazanın şirket dışında şirketin işleri ile ilgisi olmayan bir neden ve zamanda meydana geldiğini, davacı tarafça talep edilen manevi tazminat miktarının haksız ve fahiş olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 13.04.2016 tarihli ve 2015/729 Esas, 2016/202 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile 110.044,21 TL maddi tazminatın, 35.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24.09.2004 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek, davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, davacı tarafın manevi tazminatla ilgili fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 23.01.2018 tarih ve 2016/10980 E.- 2018/442 K. ile "14.10.2015 tarihinde dava dilekçesi ile talep edilen maddi tazminat isteminin zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından, Mahkemece süresi içerisinde davalı vekili tarafından ileri sürülen zamanaşımı def'inin kabul edilerek, maddi ve manevi tazminat isteminin zamanaşımından reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabüne karar verilmesi doğru olmamıştır." gerekçeleriyle Mahkeme kararı bozulmuştur.

B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile celbedilen Kurum kayıtlarına göre, davacı tarafça davalı aleyhine açılan davacının geçirdiği kazanın iş kazası olduğununun tespitine ilişkin Bursa 3. İş Mahkemesinin 2010/910 Esas 2010/1030 Karar sayılı kararının 27.06.2011 tarihinde kesinleştiği, davacının %45,2 maluliyet oranının ise 21.08.2013 tarihli Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile belirlendiğinin anlaşıldığı, davacıya 21.08.2013 tarihli Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporuna dayalı olarak iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlandığının görüldüğü, TBK'nın 146 ncı maddesi (BK.m.125) gereğince zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, zamanaşımının failin ve zararın öğrenildiği tarihten başlatılması gerektiği, somut olayda, davacının kesin maluliyet oranının 21.08.2013 tarihli Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile belirlendiğinden zararın öğrenildiği tarihin bu tarih olarak kabulü gerektiği, açılan davanın açılış tarihinin 14.10.2015 olduğu, maluliyetin kesin olarak belirlendiği tarihe göre zamanaşımı süresinin dolmadığının anlaşıldığı, davanın kısmen kabulü ile 110.044,21 TL maddi tazminat ve takdiren 35.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 24.09.2004 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek, davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, manevi tazminat talebi ile ilgili fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafın açmış olduğu davanın zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili şirkette ustabaşı olarak çalıştığını, kazanın davacının dikkatsiz ve tedbirsiz kusurlu davranışları sonucu meydana geldiğini, davaya konu kazanın şirket dışında şirketin işleri ile ilgisi olmayan bir neden ve zamanda meydana geldiğini, Mahkemece karar verilen manevi tazminat miktarının da haksız ve fahiş miktarda olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.9.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’un 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 2 nci maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 5 inci maddesi ve iş kazasının tespit tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alındığında 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 41, 42, 43, 44, 46 ve 47 nci maddeleri ile 332 nci maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/12/2014 tarihli, 2012/69 Esas ve 2016/309 Karar sayılı kararında "kesinleşen Mahkememizin 2010/910 Esas, 2010/1030 Karar sayılı ilamı, yine kesinleşen Bursa 6. İş Mahkemesinin 2011/1542 Esas, 2014/644 Karar sayılı dava dosyası ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, davacının kaza sonunda % 45,2 oranında sürekli iş göremezliğe maruz kaldığı... " gerekçeleriyle hüküm kurulduğu, davalı vekilinin temyiz talebi üzerine Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 23/01/2018 tarihli, 2016/10980 Esas ve 2018/442 Karar sayılı kararı ile olay tarihinin 24/09/2004 olması, davanın açıldığı tarihinin ise 14/10/2015 olması hasebiyle tazminat isteminin zamanaşımına uğradığı, davacının maddi ve manevi tazminat isteminin zamanaşımından reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamından sonra yapılan yargılama sürecinde dosyaya celp edilen davacının sürekli iş göremezlik oranına ilişkin belgelerde, davacının %45,2 sürekli iş göremezlik oranının 21/08/2013 tarihli Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile belirlendiğinin anlaşıldığı, davanın açılış tarihinin 14/10/2015 olduğu, böylelikle sürekli iş göremezlik oranının kesin olarak belirlendiği tarihe göre zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür.
2.6100 sayılı Kanun'a 6753 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile eklenen geçici 4. maddesinde; bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlarla ilgili Yargıtay hukuk daireleri tarafından verilen bozma kararları üzerine mahkemelerce verilen direnme kararları kararına direnilen daireye gönderilir, daire direnme kararını inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir, görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderir, şeklinde düzenleme mevcuttur.
3.Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 23/01/2018 tarihli, 2016/10980 Esas ve 2018/442 Karar sayılı ilamı ile Mahkemece verilen hükmün zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş ise de Mahkemece işbu bozma ilamına uyulması yönünde karar verildiği halde bozmadan önceki kararı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, Mahkemece verilen bu kararın eylemli direnme niteliğinde olduğunun anlaşıldığı, ancak sonucu itibariyle Mahkemece verilen bu kararın doğru olduğu görülmüştür.
4.Sonuç olarak; davacının meydana gelen kaza neticesinde Kocatepe SSGM'nin 02/03/2012 tarihli raporu ile sürekli iş göremezlik oranının %36,2 olarak belirlendiği kabinde YSK'nın 28/08/2013 tarihli kararı ile sürekli iş göremezlik oranının artma kaydıyla % 45,2 olduğuna karar verildiğinin anlaşılması karşısında; gerek somut olayda sürekli iş göremezlik oranının YSK'nın 28/08/2013 tarihli kararı ile artma kaydıyla tespit edildiği dolayısıyla gelişen bir durum olduğu, gerekse de davacının sürekli iş göremezlik oranının anılan işbu YSK kararı ile belirlendiği saptanmakla, temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamış, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

2. Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,.

3. Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,

27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.