10. Hukuk Dairesi 2022/6968 E. , 2023/6788 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/897 E., 2022/12 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında Mahkemece görülen iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemesi kararı davacılar ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar murisinin 10.10.2008 günü meydana gelen iş kazasında vefat ettiğini belirterek müteveffanın eşi ... için 125.000,00 TL, babası ... için 50.000,00 TL, annesi için 50.000,00 TL Manevi Tazminatın, yine eşi ... için 100,00 TL, babası ... için 100,00 TL, annesi... için 100,00 TL maddi tazminatın yasal faizleri ile birlikte davalılardan müteselsilen alınıp davacılara verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın meydana gelmesinde Müvekkili İdareninin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, zira kazaya karışan aracın Müvekkili İdareninin aracı olmayıp kendisine ihale verilen Müteahhit firma olan... ın uhdesinde olduğunu ve şoförün ise işçisi olarak çalışan ... olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; 2008 yılı araç kiralama sözleşmesine göre yüklenicinin veya onun çalıştırdığı taşeronlarının çalıştırdığı işçilerin uğradığı kazalardan ya da mali, sosyal ya da özlük haklarının yerine getirilmemesinden dolayı müvekkilinin hiç bir şekilde sorumlu olmayacağının belirtildiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARI
1.Mahkemenin 24.12.2009 tarihli ilk kararında özetle; davacı Eş ...' ün haksız fiil nedeni ile uğramış olduğu zarar, Kurumca bağlanan aylık ve gelirlerle karşılanmış olduğundan ... ün maddi tazminat talebinin reddine, Sigortalı ... ün Babası ..., Annesi...' ün açmış oldukları maddi tazminat davasında davacılar yönünden koşulları oluşmadığından adı geçenlerin maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı Eş ... ün manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 10.10.2008 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizili ile birlikte, davalılardan müteselsilen alınıp adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, diğer davacılar ... ve... ün her birisi için 10.000,00 er TL manevi tazminatın olay tarihi olan 10.10.2008 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınıp ayrı ayrı adları geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir.
2.Kararın davacılar ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine (kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 16.05.2011 tarih ve 2010/3397 esas ve 2011/4692 karar sayılı ilamında özetle; davanın niteliği gözönünde tutularak öncelikle hak sahiplerine Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından iş kazası nedeniyle gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması; gelir bağlanmış ise, bildirilen miktarın tazminattan düşülmesi; gelir bağlanmamış ise bu yön hak sahiplerinin tazminat hakkını doğrudan etkileyeceğinden hak sahibi anne ve babaya gelir bağlanması için Kuruma başvurmaları giderek Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine dava açmaları için süre verilmesi, açılacak bu davanın mahkemece ön mesele olarak kabul edilerek sonuca gidilmesi gerektiği belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
3.Bozma kararına uyan mahkemece verilen 17.12.2019 tarihli ikinci kararda özetle; davacı Eş ... için 93.076,54 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 10.10.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı anne... için 22.084,12 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 10.10.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı baba ... için 18.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 10.10.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı Eş ... ün manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 10.10.2008 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizili ile birlikte, davalılardan müteselsilen alınıp adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, diğer davacılar ... ve... ün her birisi için 10.000,00 er TL manevi tazminatın olay tarihi olan 10.10.2008 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınıp ayrı ayrı adları geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir.
4. Kararın davacılar ve davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 17.12.2020 tarih ve 2020/6367 Esas - 2020/7322 Karar sayılı ilamında özetle; temyize esas gerekçeli kararda hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratıldığı ve bu şekilde infazı kabil hüküm tesis edilmediği açık olduğundan verilen kararın isabetsiz olduğu belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
IV. BOZMA SONRASI YARGILAMA SÜRECİ VE KARAR
Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen son kararda özetle; İlk Bozma ilamından sonra yapılan yargılamada; davacı anne ve baba için SGK ya başvuru yaptırılarak davacı anne... ve baba ...'e gelir bağlanması için davacılar vekiline süre verildiği, kurum tarafından davacı anne...' e gelir bağlandığı, davacı baba ...' e gelir bağlanmadığı, bunun üzerine ... 3. İş mahkemesinde baba ... tarafından dava açıldığı, işbu davanın reddedilerek kesinleştiği, bunun üzerine, Yargıtay Bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporunda davacı anne Fatma' nın gerçek zararının 22.084,12 TL olarak hesaplandığı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 22.06.2018 tarih 2016/5 E - 2018/6 sayılı kararında; ana ve/veya babanın çocuğunun haksız fiil ve/veya akde aykırılık sonucu ölmesi nedeniyle açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davalarında, destek ilişkisinin varlığının ispatı için SGK'dan gelir bağlanması şartının aranmayacağının, destekten yoksun kalma tazminatı davalarında çocukların ana ve/veya babaya destek olduklarının karine olarak kabulünün gerektiğinin kabul edildiği, davacı eş ... açısından verilen ilk kararın Yargıtay bozma ilamına konu edilmediği, eş ... yönünden maddi tazminat talebinin reddine dair kararın kesinleştiği anlaşıldığından eş Safiye yönünden maddi tazminat talebinin reddine dair aynı hüküm kurulduğu, davacı vekilince bozma sonrası verilen kararın sadece manevi tazminat yönünden temyiz edilmesi üzerine son kararda anne Fatma için belirlenen maddi tazminat miktarının kesinleştiğinin anlaşıldığı, davalılar yararına usulü kazanılmış hakka riayet edilerek karar verildiği, davacı babaya Sosyal Güvenlik Kurumunca ölüm geliri bağlanmadığı, Türk Borçlar Kanununun 50 inci maddesi hükmüne göre; ölen sigortalının gelirinden sürekli destekte bulunduğu ileri sürülüp, Türk Borçlar Kanununun 55 inci maddesine göre maddi delillerle hesaplanabilir sürekli ve düzenli fiili bir desteğin varlığı da kanıtlanmadığı, bu durumda; farazi desteğin karine olduğu kabul edilerek, Türk Borçlar Kanununun 50 inci ve 51 inci maddeleri uyarınca, somut olayın özelliğine göre davacı babanın varsa diğer çocuklarından alabileceği destek de dikkate alınarak mahkemece SGK tarafından gelir bağlanmayan davacı baba için takdiren 18.000,00 TL maddi tazminat belirlendiği ancak ıslah dilekçesi sunulmadığı anlaşıldığından taleple bağlı kalınarak karar verildiği, Yargıtay Bozma İlamının kapsamı dışında kalan ... 2. İş Mahkemesinin 24.12.2009 tarihli 2008/932 Esas, 2009/776 Karar sayılı kararındaki manevi tazminat hükmünün mahkemece aynen kabul edilerek ve takdiri indirim nedeniyle reddedilen miktar yönünden davalı taraf lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmediği gerekçesiyle;
1- Davacı Eş ... ün haksız fiil nedeni ile uğramış olduğu zarar, Kurumca bağlanan aylık ve gelirlerle karşılanmış olduğundan ... ün maddi tazminat talebinin reddine,
2- Davacı anne... için 22.084,12 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 10.10.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin talebinin reddine,
3- Davacı baba ... için 100,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 10.10.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ün mirasçılarına (Elazığ 1. Noterliği'nin 25.03.2013 tarihli veraset ilamındaki) miras payları oranında ödenmesine,
4- Davacı Eş ...'ün manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 10.10.2008 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müteselsilen alınıp adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
5- Davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 10.10.2008 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ün mirasçılarına (Elazığ 1. Noterliği'nin 25.03.2013 tarihli veraset ilamındaki) miras payları oranında ödenmesine,
fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
6-Davacı... 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 10.10.2008 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacı...'e verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından yapılan eksik ve hatalı incelemeler neticesinde müteveffa ... için talep etmiş olduğu maddi tazminat talebinin reddedildiğini, Yerel Mahkeme tarafından verilen ret kararına ilişkin olarak gerekçe kısmında yerel Mahkeme tarafından verilen ilk kararın bozma ilamına konu edilmemiş olduğunun gösterildiğini, Yerel Mahkeme tarafından verilen kararın gerekçe kısmında değinilen müvekkili ... yönünden verilen karar ile aynı yönde olan ... 2. İş Mahkemesi'nin 24.12.2009 tarih ve 2008/932 E., 2009/776 sayılı karara ilişkin olarak Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 16.05.2011 tarihinde verilen 2010/3397 E., 2011/4692 K. sayılı bozma kararının, sonuç kısmında görüleceği üzere yerel Mahkeme kararının tamamına ilişkin bir karar olduğunu, hükmün kül halinde bozulmasına ilişkinolduğunu, kaldı ki yerel mahkeme tarafından verilen usul ve yasaya aykırı karara gerekçe olarak gösterilen Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 16.05.2011 tarih ve 2010/3397 E., 2011/4692 K. sayılı kararından da açıkça anlaşılacağı üzere davacı ...'e bağlanan gelirin maddi tazminat taleplerinin reddi için bir gerekçe değil bilakis maddi tazminattan indirim sebebi olduğunu, bu hususun açıkça davacıya bağlanan gelirin davacının maddi tazminat hakkını kaldırmayacağını ortaya koyduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... Telekom A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamına uygun şekilde eksiklik giderilerek hüküm kurulmadığını, trafik kazasında kendi sorumlulukları olmadığını, kazaya sebep olan sürücü ...’in kendi çalışanları olmadığını, kendilerine araç kiralayan...’ın ihale sözleşmesi gereği her türlü sorumluluğu üzerine aldığını, trafik kazasının meydana gelmesinde üçüncü kişinin kusuru sebebi ile illiyet bağının kesildiğini, kendileri ile araç sahibi ve sürücüsü arasında asıl-alt işveren ilişkisi olmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının zenginleştirme vasfı bulunduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu kaza nedeniyle müvekkili İdarenin herhangi bir kusuru veyahut sorumluluğu bulunmadığını, kazaya karışan aracın İdarenin aracı olmadığını, İdare tarafından yapılan hizmet ihalesinin, yüklenici firma olan...'ın uhdesinde kaldığını, kazaya karışan araç sürücüsü ...' ın, yüklenici... tarafından çalıştırıldığını, yüklenici firma ile İdare arasında imzalanan Hizmet Alımları Tip Sözleşmesi'nin “Diğer Hususlar” başlıklı 37 nci maddesinin 9 uncu fıkrası ile İdari Şartnamenin VI. Bölümünde yer alan “Diğer Hususlar” başlıklı 64 üncü maddesinde; “Kaza Olması: Taahhüdün yerine getirilmesi sırasında meydana gelebilecek kazalardan ve bu kazaların sebep olacağı zararlardan, can ve mal kaybından ve üçüncü şahıslara karşı yapılacak her türlü zararlardan yüklenici sorumludur.” hükmünün yer almakta olduğunu, zikredilen sözleşme hükümleri gereğince, bütün tedbirlerinin alınmasından ve meydana gelebilecek bütün zararlardan yüklenici firmanın sorumlu olduğunu, İdarenin herhangi bir tazmin sorumluluğu bulunmadığını, bu sebeple, İdare aleyhine açılan iş bu davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, bu nedenle bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda hesaplanan fahiş tazminat miktarlarının kabul edilemeyeceğini, raporda davacı eş ve davacı anne yönünden destekten yoksun kalma tazminatının şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunda, hem bilinen dönem için, hem de bilinmeyen dönem için ücretlerin, her yıl bir önceki yıla göre 10 artırılarak hesaplandığını, doktrin içtihatlarında dahi artırımın % 5 yapılması gerektiğini, raporda, davacı eşin yeniden evlenme olasılığının %2 olduğunu ancak bir önceki raporda bu oranın %9 olarak belirtildiğini, yerleşik içtihatlarda aynı yaştaki kadının evlenme olasılığının daha yüksek belirlendiği nazara alındığında, bilirkişi raporunda belirtilen %2 evlenme olasılığının düşük olduğunu, ayrıca, davacı eşin yeniden evlenip evlenmediği araştırılmadan hesaplama yapıldığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK Geçici 3/2 nci maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 2 inci maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 5 inci maddesi ve iş kazasının tespit tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alındığında 818 sayılı Borçlar Kanunun 41,42,43,44,46 ve 47 inci maddeleri ile 332 inci maddesi, 4857 sayılı İş Kanunun 77 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 22.06.2018 tarih 2016/5 E - 2018/6 sayılı kararı.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
1.Davacılar ve davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
2. Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,3. Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,
13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!