10. Hukuk Dairesi 2022/6583 E. , 2023/8405 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1938 E., 2022/698 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2014/712 E., 2021/191 K.
Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile; 11.03.2013 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu şimdilik 1000,00 TL maddi ve 50.000, 00 TL manevi tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş yerinde çalıştığını, kaza ile davacıya işverence yaptırılan iş arasında uygun illiyet bağı olmadığını, kazanın oluşumunda davacının kusurlu olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince: "...Tahkikat aşamasında alınan maluliyet raporları, rücuen tazminat dosyasında alınan kusur tespit raporu, hesap raporu, SGK kayıtları ve tüm dosya kapsamından davacının 11.03.2013 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle (ilk aşamada davacı tarafça itiraz edilmediği, davalı yönünden usuli kazanılmış hak olarak kabul edilen oran olan) %15,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olduğu, olayın meydana gelmesinde davalının %80 oranında kusurlu olduğu anlaşılmış olup davalının kusur oranına karşılık gelen gerçek maddi zararın sunulan bordrolar nazara alınarak hazırlanan 04.02.2021 tarihli rapor ile hesap edilen tutarda olduğu kanaatiyle, davacının gerçek maddi zararının davalı taraftan tahsili gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan; her ne kadar davalı vekili davacıya elden yapılan ödemeler ile birlikte raporlu olduğu dönemde toplam 16.240,00-TL avans ödemesi yapıldığını savunmuş ise de; avans ödemesi ifa sayılmadığından tazminattan tenzil edilmesi mümkün olmadığından tenzil edilmemiştir...
... kazanın oluş şekli, olay sonucu (ilk aşamada davacı tarafça itiraz edilmediği, davalı yönünden usuli kazanılmış hak olarak kabul edilen oran olan) %15,2 oranında sürekli iş göremezliğe maruz kalmış olması, olay nedeniyle elem ve ızdırap çektiğinin kabul edilmesi nedeniyle davacı yararına mülga ...47 md.si ve 1966 tarih, 7/7 S.Y.İ.B.K. şartları oluştuğu kanaatiyle, tarafların mali içtimai durumu, paranın alım gücü, olayın meydana geliş şekli, olay tarihindeki rayiçler, kusur durumu, manevi tazminatın niteliği takdiren 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle "1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
*107.580,17 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 11.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
*40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile bilikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine," dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kendilerine atfedilen kusur oranının yüksek olduğunu, davacının maluliyetinin gerçeği yansıtmadığını, damga vergisi ve stopaj vergisinin düşülmeden ücret hesabı yapıldığını, tazminat için yapılan ödemelerin dikkate alınmadığını, manevi tazminatın fazla belirlendiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince mahkeme kararı yerinde görülerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle: istinaf aşamasında ileri sürdüğü gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
C.A. Davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3. Sonuç olarak davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin kabul edilen kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
C.B.Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2.Davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin istemi yönünden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!