10. Hukuk Dairesi 2022/6064 E. , 2023/8090 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/552 E., 2022/855 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavas Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/87 E., 2021/339 K.
Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 07.03.2014 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle oluşan maddi zararın tazmini ve kaza nedeniyle müvekkilinin çekmiş olduğu sıkıntı, acı ve bozulan manevi yıpranmasının bir nebze olsun giderilebilmesi için manevi zararlara karşılık olmak üzere fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla davacı lehine 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.03.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluşumundaki etkenin araçtan kaynaklanmadığını, davacının aracı kusurlu kullanımından, trafik kurallarına uymamasından kaynaklandığını, davacının kaza tarihi olan 07.03.2014 tarihinde aynı gün alınan kolluk ifadesinde kaza sırasında rampa aşağı indiğini, zeminin ıslak ve kaygan olduğunu, aracın vitesini düşürmek için dbriyaja bastığında aracın hızlanarak kaydığını, aracın çekici olması sebebiyle toparlayamadığınıkendi istikametinin sağındaki heyelan duvarına çarptığını, kazanın bu şekilde meydana geldiğini, ifadesinin son bölümünde ise kazanın zeminin ıslak ve kaygan olmasından kaynaklandığının belirtmiş olduğunu, davacının aracın ağırlığı yolun kaygan ve ıslak olması, rampa iniş faktörlerini dikkate almaksızın mevcut seyir hızı ile rampaya girdiğini iniş devam ederken aracın hızını düşürmeye çalıştığının anlaşıldığını, kamyon, çekici, tır gibi çok ağır araçların ağırlıkları sebebiyle rampa inişlerinde fizik kuralları uyarınca aracın ağırlık kütlesi artarak bu da daha yüksek bir hıza sebebiyet verdiğini, yolun ıslak olması halinde lastik tutunması hızı tölare edemeyerek kaymaya sebebiyet verdiğini, davalı iş verenin davacının yaptığı tek taraflı yaptığı trafik / iş kazasında hiçbir kusurunun bulunmadığını, kazaya uğrayan aracın 2011 yılında sıfır km olarak satın alınmış olduğunu kaza tarihinde henüz 2,5 yaşında olan yeni ve bakımlı bir araç olduğunu, davacının davayı kazadan yaklaşık 5 yıl sonra açmış olduğu 5 yıl boyunca aracın bakım evraklarının davalı tarafından saklanmasının beklenmeyeceğini, bu nedenlerle davacının davasının reddine aksi kanaatle davalı müvekkil aleyhine hüküm tesis edilecek olur ise hükmedilecek maddi tazminatın davacının kusuru nisbetinde yine hükmedilecek manevi tazminat yönünden davacının kusuru, haksız zenginleşmeye yönelik talep miktarı, somut olay koşulları göz önünde tutularak tankis edilerek belirlenmesini, yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... dava 07.03.2014 tarihinde meydana gelen ve davacının yaralanması ile sonuçlanan tek taraflı trafik kazasının iş kazası niteliğinde olup olmadığı ve davalıdan kaza nedeniyle maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. Olaya konu iş kazasında davalı işverenin herhangi bir sorumluluğunun olmadığı, söz konusu kazanın davacının dikkatsiz ve özensiz şekilde araç kullanımdan dolayı meydana geldiği mahkememizce sabit görülmüştür. Dosya kapsamında aldırılan 29.04.2021 havale tarihli rapor yargıtay içtihatlarıyla uyumlu usul ve yasaya uygun gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle hükme esas alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının kusurlu olduğunu, olayın iş kazası olduğunun kurum kabulünde olduğunu, lastiklerin bakımının zamanında yapılmaması nedeniyle kazanın meydana geldiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılıp bulunmadığı gerekçeleri ile davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının iş kazasına dayalı olarak tazminat isteminin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 49 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!