10. Hukuk Dairesi 2022/5962 E. , 2023/6096 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/559 E., 2022/459 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/987 E., 2022/53 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının 26.12.2014 tarihinde davalı işyerine ait servis aracı ile işe giderken meydana gelen trafik-iş kazasında yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının iddia ettiği iş kazasının gerçekleşmediğini, kazanın varlığı kabul edilse bile müvekkiline atfedilecek kusur bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile , davacının yolcu olarak bulunduğu davalı işverene ait 42 AC 936 plakalı araçla dava dışı ...'in kullandığı ... plakalı aracın çarpıştığı, kaza nedeniyle davacının yaralandığı, dosyaya iş güvenliği uzmanı bilirkişilerce sunulan 20.01.2021 tarihli kusur raporunda, kazanın dava dışı ...'in kusurlu davranışıyla meydana geldiğinin, davalının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının mütalaa edildiği, haksız fiil sorumluluğunun bir türü olan iş kazasından kaynaklı tazminat sorumluluğu için davalı işverenin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunması gerektiği, davalı işverenin kusuruyla davaya konu kazaya sebebiyet vermediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde;5510 sayılı yasanın 13 üncü maddesine göre olayın trafik iş kazası olup sorumlular arasındaki kusur dağılımının ayrıntılı araştırılması gerektiğini, trafik uzmanı olmayan bilirkişilerden eksik rapor alınarak hüküm kurulduğunu, yine dosya kapsamında davacının sürekli iş göremezlik oranının 0 olarak belirlenmesi karşısında bu durumun henüz kesinleşmediğini, usulüne uygun itirazlarının değerlendirilmediğini, manevi tazminatın reddinin hukuka aykırı olduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmeden, delilleri toplanmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Müfettiş raporunda, davaya konu trafik-iş kazasında davalı işverenin %50 oranında, araç sürücüsü ...'in %50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, yargılama sırasında iş güvenliği ve trafik kusur tespit uzmanlarından alınan 01.10.2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davalı işverenin kusurunun bulunmadığı, dava dışı ... plakalı araç sürücüsü ...'in %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkemece rapora itiraz üzerine iki makina, bir kimya mühendisi bilirkişiden oluşan heyetten alınan 12.02.2019 tarihli raporda; davalı işverenin ve davacı işçinin kusurunun bulunmadığı, dava dışı ... plakalı araç sürücüsü ...'in %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkemece rapora itiraz üzerine yeniden iki makina mühendisi, bir hukukçudan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 06.08.2019 tarihli raporda; davalı işverenin ve davacı işçinin kusurunun bulunmadığı, dava dışı ... plakalı araç sürücüsü ...'in %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, bölge adliye mahkemesinin ortadan kaldırma kararı sonrası alınan 20.02.2021 tarihli raporda; servis aracı olarak kullanılan kapalı kasa kamyonette kazazedenin sürücü yanında bulunan ve aracın yolcu taşımaya uygun olan bölümünde oturduğu, aracın şeklinin yük nakli olmasının kazanın meydana gelmesi ile illiyet bağının bulunmadığı, davalı işverenin ve davacı işçinin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir etkisinin bulunmadığı, dava dışı araç sürücüsü ...'in kazanın meydana gelmesinde tek temel etken olduğunun bildirildiği, aynı iş kazası nedeniyle ... C. Başsavcılığının 2015/1231 soruşturma sayılı dosyasında şüpheli ... hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan yapılan soruşturma sonucunda olayda yaralanan ...'in şikayetçi olmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kaza tespit tutanağında; dava dışı araç sürücüsü ...'in arkadan çarparak tamamen kusurlu olduğu, davalı şirkete ait servisin sürücüsü ...'in kusurlu olmadığının bildirildiği, kaza tespit tutanağı, soruşturma dosyası, davacı, ..., ...'in ifadeleri dikkate alındığında; 26.12.2014 tarihinde sabah saatlerinde davacı işçinin davalı işverene ait ...'in sevk ve idaresindeki servis aracı ile işyerine gelirken içinde bulunduğu servis aracının önündeki kaza yapmış araca çarparak durduğu, arkadan gelmekte olan dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki aracın davacının da içinde bulunduğu servis aracına arkadan çarpması ile davacının yaralandığının anlaşıldığı, Mahkemece kazanın oluş şekli itibariyle davalı işverene ait servisin şoförüne ve işverene kusur izafe edilmeyen kusur raporları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, bilirkişi heyetinin trafik konusunda uzman olmaması nedeniyle raporun yetersiz olduğunu, manevi tazminat talebinin reddinin hatalı olduğunu, kusursuz sorumluluk kapsamında davalı işverenin sorumlu tutulması gerektiğini, sürekli iş göremezliğinin araştırılması gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanun'un 77, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 51, 52, 54, 55 ve 417 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un,13, 16,19 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleridir.
3. Değerlendirme
Somut olayda, kazaya karışan işveren servis aracının sürücüsü ve ona arkadan çarpan tır sürücüsünün beyanlarını da dikkate alarak, kazanın oluş biçimi ve bu oluşa etki eden yolun buzlu ve havanın sisli olup olmadığı olguları ile hız ve takip mesafesi kurallarının ihlal edilip edilmediği, uygun sis farı, lastik ya da zincir bulundurma gereklerinin işverence yerine getirilip getirilmediği hususları da gözetilerek ve davalı işyerinin sigortalısı olan servis şoförünün kusuru da bu kapsamda irdelenmek suretiyle içinde hukukçu bilirkişi de bulunan trafik fen bilirkişi heyetinden, dosyada mevcut SGK denetim raporu ile daha önce alınan kusur raporlarını da değerlendiren rapor alınarak, kusur oran ve aidiyetleri ile işverenin varsa muhtelif kusura ya da kusursuzluğa dayalı sorumlulukları irdelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna istinaden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!