WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2022/5208 E.  ,  2024/3055 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/240 E., 2022/64 K.
KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde Kurum işleminin iptali davasında davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin, 2 8211 01 01 1008678 004 06 85 sicil numaralı dosyada işlem gören ... Tarım Hayvancılık İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. bünyesinde çalıştığını, işveren şirketin 2011 - 2013 yılları arasında Ağrı ve civarındaki tarla sahiplerinden milyonlarca liralık buğday, arpa vb. ürünler satın alarak, Türkiye'nin çeşitli yerlerindeki fabrikalara sattığını, işveren şirket yetkilisinin, işlerinin takibi için Ağrı İlinde bir işyeri kiraladığını, malların temini, satıcılarla bağlantıların kurulması ve takibi, malların un fabrikalarına intikali, işçilerin işe alınmaları ve çıkartılmaları gibi tüm işlerini, çalışanlarından ... vasıtasıyla gerçekleştirdiğini, işverenin 2012 yılının sonlarına doğru, Ağrı'daki temsilcisi ...'a, bağlı bulunduğu vergi dairesiyle sıkıntılar yaşamaya başladığını, ayrıca ticari faaliyetlerinde zarar ettiğini söylemeye başladığını, muhtemelen yaşadığı bu maddi sorunlarından dolayı ve kötü niyetli bir şekilde davalı Kuruma başvurarak, çalışanı ...'ın, işyerinde çalışmayan bazı kişileri çalışıyormuş gibi gösterdiğini iddia ettiğini, bunun üzerine davalı Kurum tarafından başlatılan soruşturma neticesinde düzenlenen denetmen raporunda, bu işyerinde hiçbir çalışma olmadığından bahisle tüm çalışanların hizmetlerinin iptali yönünde görüş bildirildiğini ve davalı Kurumun, işyerinde hizmet veren tüm çalışanların hizmetlerini iptal ettiğini beyanla; " müvekkilin ... Tarım Hayvancılık İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerindeki hizmetlerinin iptaline ilişkin davalı Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum çalışanlarınca tanzim edilen tespit tutanağının mevzuata uygun olduğunu, Kurumca yapılan işlemlerde hata bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.01.2019 tarih, E.2016/205, K.2019/50 sayılı kararıyla; "... Somut olayda; dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, denetmence incelenen işyeri kayıtları alınan ifadeler, bildirimleri yapılanların tam olarak çalıştıkları işyerinin unvanı, adresini, şirket sahiplerinin isimlerini, çalışma arkadaşlarını bilmemeleri, işyerinin çalışma koşulları ile işyerinin faaliyet konusu hakkında bilgi sahibi olmamaları, bazılarının ücretlerini Kemal Yüksel'den, bir kısmının ise ... ...'tan (... ...'ın da Ankara 13. İş Mahkemesine 04.04.2016 tarihi itibariyle eldeki dava konusu ile aynı şekilde dava açtığı görülmüş, dava dilekçesi ve Mahkemenin bilirkişi ön raporu eldeki dosyamız arasına alınmıştır), elden aldıkların ifade etmeleri, bir kısmının bir arkadaşının tavsiyesi ile ... Yazıltaş'a gittiğini, ancak kendilerini ...'a yönlendiren arkadaşlarının ismini bilmemeleri, bildirimi yapılanların çelişkili ifadeleri, şirket Müdürü ve temsilcisi Kemal Yüksel'in 05.08.2013 tarihli yazılı başvurusu, işyeri kayıtları ile dava dışı ... Tarım Hayvancılık İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti'ne ait tüm belge ve kayıtların sahte olduğu yönünde Vergi Müfettişi ...'ın ayrıntılı raporu dikkate alınarak; .... sicil numaralı dosyada işlem gören ... Tarım Hayvancılık İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti unvanlı işyerinden kuruma 2011/12. ay itibarıyla yapılan sigortalı bildirimlerin işyerinde hiçbir fiili çalışma olmadığından iptal edilmesi yolundaki Kurum işleminin hukuka uygun olduğu kanaatine varılarak, 5510 sayılı Kanun'un 59/2 nci maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksinin ispat edilemediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, Mahkemece eksik inceleme ve hatalı delillerin değerlendirilmesi sonucuna karar verildiğini, müvekkilinin ücretlerinin makbuz karşılığı elden ödendiğini, işveren şirketin 2011-2013 yılları arasında Ağrı ve civarındaki tarla sahiplerinden milyonlarca liralık buğday, arpa vb. ürün satın alarak Türkiye'nin çeşitli yerlerindeki fabrikalara sattığını, ticari defter ve kayıtları ile banka hesaplarından bu durumun tespitli olduğunu, tarla sahiplerinden ürünün satın alınması, toplanması, depolanması, yüklenmesi, nakliyesi ve muhasebeleştirilmesi ve lojistik (sekreterya) hizmetleri gibi işlemleri için onlarca personel gerektiğini, Ağrı'da bu işlerin ... vasıtasıyla gerçekleştiğini, davacının da bu kapsamda çalıştığını, işveren şirketin mali kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesi gerektiğini, kararın usul ve yasalara aykırı olduğunu belirterek, kararın istinaf incelemesi ile kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Dava dosyasındaki kayıt ve belgelere göre, dava dışı işveren ... Tarım Hayv. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'ye ait 2.0164.01.01.1008678.004.06.85 numaralı işyerinde yapılan denetim sonucu düzenlenen 15/10/2015 tarih, 12 sayılı raporda, işveren temsilcisi...'tan buğday toplayıp Diyarbakır'dan topladığı buğdayla karıştırarak sattığını, Patnos'tan 90.000-100.000 ton buğday aldığını, işlerini ...'ın takip ettiğini, işçiler için e bildirge şifresi alıp ona verdiğini, işçilerin tamamının çalıştığını, ücretleri ...'a verdiği paradan Sekan'ın işçilere dağıttığını, ...'a parayı hep elden verdiğini, çarşıda adresini bilmediği bürosu olduğunu, buğdayı hep açık bir alanda depoladığını, zira kısa sürede götürdüğünü, kamyonları ise nakliyeciden kiraladığını, kendi kamyonu olmadığını, işçilerin ücretini ödemediği için ...'ı şikayet ettiğini ancak yanlışlıkla SGK'ya şikayet ettiğini söylediği, işyerinde çalışması gözüken işçilerin ise çalıştıkları şirketin ismini farklı şekillerde telaffuz ettikleri, bazılarının büroda çalıştığını, Kemal Yüksel'i görmediğini, ücreti ...'tan aldıklarını söylediği, köylere buğday vb. almaya gittiğini söyleyen bazılarının ise ücretlerini Kemal Yüksel'den aldıklarını söyledikleri, bazılarının işverenin kapalı deposu olduğunu söylediği, bazılarınınsa hem kapalı hem açık depoları olduğunu söyledikleri, bu işyerinden önce yakınlarının ya da kendi işyerinde çalışan ya da inşaatlarda çalışan olduklarını söyleyen olduğu gibi yükleme işinde çalıştıklarını söyledikleri halde bel fıtığı olduğunu söylediği, kamyon şoförü olduğunu söylediği halde kullandığı aracın plakasını bilmediğini söyleyenlerde olduğu, bazılarının ise işverene buğday sattığını söylediği, davacının ise denetmen ifadesinde buğday toplama işinde çalıştığını, 7-8 kişi çalıştıklarını, çalıştığı arkadaşlarını hatırlamadığını, aşçının ismini de hatırlamadığını beyan ettiği, işyerinin 21.12.2011 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığı, son olarak 2013/Şubat döneminde işçi gösterildiği, 2012/7, 8, 9, dönemlerden cüzi prim ödemesi yapıldığı, geriye kalan borçların ödenmediği, 18.02.2014 tarihli vergi teknik raporu gereğince 18.02.2012 tarihi itibariyle dava dışı şirketin vergi terk işleminin yapıldığı, anılan vergi teknik raporuna göre, dava dışı şirketin hububat alım satımında kullandığı müstahsil makbuzlarının ve faturaların sahte olduğunun tespit edildiği, Türkiye genelindeki ticaret borsalarında müstahsil kayıtlarının bulunmadığı, 2011-2012 yılında düzenlenen faturaların sahte olduğu, 2013 yılında düzenlenen faturalarında sahte olarak kabulü gerektiğinin belirtildiği, Patnos Halkbankası'nda.... ve ...'ın banka nezdinde hesap, hak veya alacaklarının olmadığı, Ağrı Trafik Tescil Müdürlüğü'nden yapılan araştırmada şirket ve ortakları adına kayıtlı eski ve yeni araç tescili bulunmadığı belirtilerek işyerinden bildirimi yapılan bütün sigortalı çalışmaların iptali gerektiğinin bildirildiği, davacının da bu kapsamda davalı işyerinden yapılan bildirimlerinin iptal edildiği, Kuruma yaptıkları itirazın reddedildiği, sigortalı bildirimi iptal edilenlerden davacı tarafından gösterilen tanıkların davacının çalıştığını beyan ettiği anlaşılmaktadır.

Yukarıda yapılan açıklamalar ve yasal düzenlemelere göre dava dışı işverene ilişkin vergi idaresince yapılan denetimde işyeri adına düzenlenen müstahsil makbuzları ve faturaların sahte olduğunun tespit edildiği, davalı Kurum denetmeninin düzenlediği raporda ise işyerinden sigortalı bildirimi yapılan davacı dahil beyanı alınan kişilerin işyerinde çeşitli alanlarda çalıştığını beyan ettikleri halde, yaptıkları iş gereği, ürünlerin satın alındığı yerleri, işverenin depolarının niteliğini, hatta işveren şirketin adının ilk harflerini dahi bilemedikleri, yapılan işin niteliği gereği işveren şirkete ait hiçbir kamyon vb. aracının bulunmadığı, işveren yetkilisinin ve Patnos ilçesinde temsilciliğini yaptığını belirttiği şahsın bankalarda para akışına ilişkin kayıt ve belge bulunmadığı, işveren şirket ortağının duruşmada davacının çalışanı olmadığını belirttiği, işin niteliği gereği yükleme boşaltma yapılması dolayısıyla ağır işçilik gerektiği halde sigortası bildirilenlerin genellikle yaşça ileri ve bel fıtığı gibi hastalığı olan kişiler olduğu, davalı şirketin kağıt üzerinde bir şirket olduğu, bu itibarla davacının da davalı işyerinde çalışmalarının fiili olmadığının anlaşıldığı, Kurum işleminin doğru olduğu (Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 09.06.2020 tarih ve 2019/3805 Esas, 2020/2116 Karar sayılı ilamı) dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 07.07.2021 tarih ve E.2020/10042, K.2021/9854 sayılı kararında; "...Davaya konu somut olayda,.... Tarım Hayvancılık İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti’ne ait... sicil nolu işyerinden davacı adına bildirilen sürelerin iptal edilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali istemli davada, davacı vekili, dava dilekçesinde, sadece davalı olarak ... Başkanlığını göstermiş ve husumet sadece davalı Kuruma yöneltilmiştir.

Bu tür davalarda elde edilecek hükmün, davacının sigorta bildiriminde bulunan işverenin hak alanını da ilgilendirdiği ve onun yönünden bir takım sorumluluk ve yükümlülükler doğurabileceği belirgin bulunmakla, kendisine de husumet yöneltilmesi gerektiği açıktır. Bu bakımdan; dava dışı işverenin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124 üncü maddesi de nazara alınarak yasal yöntemine uygun biçimde davaya katılımı sağlanmalı, göstereceği tüm kanıtlar toplandıktan sonra yapılacak değerlendirme üzerine elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.

B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Mahkememizce 5510 sayılı Kanun'un 59/2 nci maddesi gereğince kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksi ispat edilemediğinden davacının davasının reddine dair verilen karar Yargıtay 10. Hukuk Dairesince bozularak mahkememize gönderilmekle Bozma İlamı doğrultusunda; davacıya işveren... Tarım Hayvancılık İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. 'ni davaya dahil etmesi için süre verilmiş, davacı vekili 07.12.2021 tarihli dilekçesi ve 01.03.2022 tarihli duruşmadaki beyanında söz konusu şirketin re'sen terkedilerek münfesih duruma geldiğini, 08.04.2015 tarihi itibariyle Ticaret Sicilden terkin edildiğini, ihya davası açmayacaklarını, bu konuda kendilerine süre verilmesine gerek olmadığını beyan etmiş olduklarından, davacı tarafından dosyada taraf teşkili sağlanamadığından HMK'nın 115/2 nci maddesi gereğince davanın usulden reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, dava açılmasına neden olan işveren şirketi ihya etmek için ihya davası açma sürecine girmesinin ve bu maddi külfete katlanmasının mümkün olmaması nedeniyle ihya davası açılmayacağının bildirildiğini, esas yönünden ise istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın kabulü gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptaline ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371; 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında temyiz sebeplerine göre bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,

21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.