WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2022/5160 E.  ,  2023/9138 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/4 E., 2019/416 K.

Taraflar arasındaki aksi Kurum işlemlerinin iptali ile eksik hesaplandığı iddiası ile yaşlılık ayığı miktarının yeniden hesaplanması ve farkların davalı Kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 3201 sayılı Kanun'a göre yurtdışında geçen sürelerden 4300 günlük süreyi borçlanmak için kuruma başvurduğunu, kurumca borçlanma bedeli olarak 109.639,68 TL olarak tahakkuk ettirildiğini, davacının kurumu arayarak borçlanma bedelinin yüksek olduğunu bildirdiğini, davalı kurum yetkililerinin ise bu bedelden borçlandığı takdirde maaşının yüksek olacağını belirttiklerini, bunun üzerine davacının tahakkuk ettirilen 109.639,68 TL borçlanma bedelini 27.03.2015 tarihinde ödeyerek yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğunu ve bu talebine istinaden 28.06.2015 tarihli aylık bağlama kararının düzenlendiğini, ancak davacıya bağlanan borçlanma miktarına göre düşük bir meblağın ödenmeye başlanması üzerine borçlanma miktarının sehven fazla hesaplandığının fark edildiğini, hesaplamanın düzeltilmesi için 11.11.2015 tarihinde Kuruma başvurarak fazladan ödenen miktarın iadesinin istenildiğini, kurumun 08.12.2015 tarihinde tebliğ edilen cevabında prim iadesinin mümkün olmadığını ancak bağlanan aylığın hiç çekilmemiş olması halinde borçlanmanın iptal edilebileceğinin belirtilerek taleplerinin reddedildiğini, yapılan borçlanmaya göre bağlanan aylığın düşük olduğunu, kurum işleminin davacıyı mağdur ettiğini davacının fazla yatırdığı kısmın iadesinin gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, davacının ödemiş olduğu borçlanma miktarına tekabül eden emeklilik maaşı ve bu zamana kadar ödenmiş olan aylıkların eksik kısımlarının faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gedavacının ödemiş olduğu borçlanma miktarına tekabül eden emeklilik maaşı ve bu zamana kadar ödenmiş olan aylıkların eksik kısımlarının faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, davacı tarafından fazla yatırılan borçlanma bedelinin işlemiş olan yasal faiziyle birlikte iadesine, iadenin mümkün olmaması halinde yatırılan borçlanma bedeline göre daha yüksek olduğunu düşündüğü emeklilik maaşının davacıya tahsisine ve ödenmiş olan emeklilik aylıklarının eksik miktarının yasal faiziyle davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacı hakkında kendisince yapılan işlemlerin yasaya ve hukuka uygun olduğunu, davacının aylığında eksik hesaplanmış bir miktar olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı hakkında yapılan aylık hesaplanmasına ilişkin aldırılan bilirkişi raporu ile davacının aylığının hesabında da bir hata belirlenememiş olduğundan, davanın reddine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davacı, müvekkilinin yurt dışında geçirmiş olduğu hizmet sürelerini borçlanarak ödemek ve bu yolla emekli aylığına hak kazanmak amacıyla 03.02.2015 tarihinde davalı Kuruma başvurduğunu, 4300 güne denk gelen borç miktarı olan 109.639,68 TL'yi banka aracılığıyla 27.03.2015 tarihi itibariyle Kurum hesabına yatırdığını ve davacı adına aylık bağlandığını; borç miktarının yüksek olması nedeniyle Kuruma fazla yatırdıkları miktarın iadesi için başvurduklarını, prim iadesinin mümkün olmadığından reddedildiğini, ancak müvekkilinin yatırdığı miktara göre düşük emekli maaşı aldığını, ilk derece mahkemesince hatalı değerlendirme yapıldığını beyan ile kendisi hakkında, aksi yöndeki mahkeme kararının kaldırılması amacıyla istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta, davacının ilk talebi fazla yatırılan borçlanma bedelinin iadesi şeklinde ise de, bu talep yönünden davacı borçlanma için yasada yazan alt ve üst sınırlar arasında borçlanma tutarını kendisi seçmiştir. Kurum talebe göre işlem yapmıştır. Borçlanma gerçekleştikten ve giderek aylık tahsis edildikten sonra borçlanmadan vazgeçmek mümkün olamayacağından borçlanmanın iadesi mümkün değildir. Davacı ayrıca iade talebi kabul edilmez ise aylığın düşük olduğunu ileri sürerek gerçek aylık miktarının tespitini talep etmiş, Kurumca bu talebide reddedilmiştir.

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamaların mevzuata uygun olduğu ve Kurum işlemlerinde her hangi bir hata görülmediği anlaşılmakla, davacı vekili istinafının reddi gerekçesi ile davacının istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir..."

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı, kendisi hakkında redde dair verilen kararın, usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, aksi yöndeki mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında davalı kurumca bağlanan yaşlılık aylığında hata olup olmadığı hususundadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.