10. Hukuk Dairesi 2022/4306 E. , 2023/5247 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1413 E., 2022/255 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/142 E., 2021/83 K.
Taraflar arasındaki manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin eşi-babası ...'in davalı şirketin uluslararası tır şoförü olarak çalıştan sigortalı işçisi olduğunu, bu nedenle sürücülüğünü yaptığı davalıya ait...plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı ... plakalı yarı römork ile işini ifa ederken 15.08.2017 tarihinde Erzincan ilinden Refahiye ilçesinde meydana gelen kazada yanarak hayatını kaybettiğini, müvekkillerinin vefat edenin eşi ve çocuğu olduğunu her ikisinin de bu elim kaza nedeni ile telafisinin imkansız ağır manevi zararlara uğradığını, kazada vefat edenin hiç bir kusuru olmadığını, vefat edenin tek şoför olarak çalıştığını, bu ağır işin ifası sırasında kaza meydana geldiğini, vefat edenin bu ağır ve tehlikeli işi ifa ederken hayatını kaybederek ve yanarak ağır bir bedel ödediğini, davalının görevini yerine getirmediğini ayrıca tek şoför çalıştırarak ve ağır çalıma şartlarını hafifletmeyerek, yeterli denetimi yapmayarak, işçiye gerekli eğitim vermeyerek ve de tehlike sorumluluğu nedeni ile kusuru olmasa dahi tüm özeni ve itinayı göstermiş olsa da oluşan zararlı sonuçtan sorumlu olduğunu, vefat edenin trafik iş kazası sonucu vefat ettiğini, kazanın vefat edenin, kendisine tahsis edilen sevk ve idaresindeki araçla, işini ifası sırasında meydana geldiğini, vefat eden şoförün uzun yol uluslararası tır şoförlüğü ve araçta yangın çıkması halinde gerekli teknik donanıma sahip olup olmama noktasında ve araçta yangının söndürülmesi için gerekli ekipmanın bulunması noktasında eksikliği olduğunu, zira araçtaki yangına müdahale edebilmek için orada bulunanların ekipman bulamadığını, taşınan yükün canlı hayvan olduğunu, canlı hayvan taşımanın usul ve esaslarına ilişkin yükümlülüklere işverenin uymadığını, bu şekilde kazanın meydana gelmesi ve aracın yanmasının engellenemediğini, kara yolu taşımacılık faaliyetleri mesleki yeterlilik eğitimi yönetmeliği kapsamında işverenin vefat eden şoföre gerekli eğitim aldırtmadığını, işverenin kusursuz sorumluluğu olduğunu, insan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmakla sorumlu olup ve işveren insan bendinin kutsallığı kapsamında yükümlü olduğunu, bu nedenlerle müvekkili ... için 120.000,00 TL, müvekkili çocuk ... için 80.000,00 TL, müvekkili ... için 80.000,00 TL olmak üzere toplam 280.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, davalı adına kayıtlı araçlarının, gayrimenkullerinin, 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının teminatsız olarak ihtiyaten haczini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket merkezinin ... ili Bahçelievler İlçesi'nde bulunması nedeniyle davanın ... İş Mahkemelerinde açılması gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı tarafın kusursuz sorumluluk iddialarının dava konusu somut olayla bağdaşmadığını, keza somut olayın gerçekleşmesinde 3 üncü bir kişinin asli kusuru olduğunu ve bu hususun müvekkil şirkete kusursuz sorumluluk atfedilebilmesine engel olduğunu, Yargıtay Hukuk Dairelerinin ve hatta Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatları gereği iş kazasından doğan zarar için işverenin sorumlu tutulabilmesi için kusur unsuru aranmakta olduğunu, ayrıca iş yeri tehlikesi ile oluşan zarar arasında da uygun illiyet bağı bulunması gerektiğini, bu bağlamda davacı tarafın taleplerinin hukuki değil afaki olduğunu, dava konusu kazanın oluşumunda müvekkil şirkete atfedilebilecek hiçbir kusur olmadığını, müvekkil şirketin her türlü özen yükümlülüğüne uygun davrandığını, kazanın oluşumunda İran plakalı araç şoförünün asli kusurlu olduğunu, müvekkil şirketin aracın gerekli tüm muayenelerini yaptırdığını, tüm şoförlerine yaptığı gibi yol ve seyir güvenliği için uyulması gereken kurallara ilişkin detaylı talimatların merhum ...'e yazılı olarak verildiğini, merhumun yaklaşık 7 aylık bir süre müvekkil şirkette çalıştığını, ...'in müvekkil şirkette işe başlarken mesleki yeterlilik belgelerini, psikoteknik değerlendirme belgesini de müvekkil şirkete sunarak tır şoförlüğü görevini ifa etme yeterliliğinde olduğunu belgelediğini, davacılarına vefat eden şoförün gerekli belgelere sahip olmadığı yönündeki iddialarının hiçbir gerçekliğinin olmadığını, bunun yanı sıra merhum tarafından kullanılmakta olan aracın muayeneden geçmiş olduğunu, herhangi bir eksikliğe ve teknik arızaya sahip olmadığını, dolayısıyla yangın söndürme ekipmanının araçta olmadığı iddiasının da asılsız olduğunu, davacıların yanmakta olan araçtan kimsenin yangın tüpünü almaya cesaret edememesini araçta yangın tüpünün olmadığı şeklinde yorumlamaya çalışmalarının kötü niyetli bir şekilde olayı çarpıtmaya çalıştıklarını gösterdiğini, tanık beyanlarında gelip geçen araçlardan yangın tüpü bulunarak müdahale edilmeye çalışıldığını ancak bu çabalarında yangını söndürmeye yetmediğinin ifade edildiğini, ...'in tek şoför olarak çalışmasının yasal olmadığını ve araç kullanma sürelerine uyulmadığını iddia ederek müvekkil şirketi kusurlu olarak göstermeye çalışıldığını ancak hiçbir kanun veya yönetmelikte her araçta çift şoför çalışması gerektiği yönünde bir düzenleme olmadığını, şoförlerin kendi çalışma saatlerini kendilerinin belirlediğini, davacıların talep etmiş oldukları manevi tazminatın tatmin duygusundan ziyade zenginleşmeyi amaç edindiğini, müvekkil şirkete ait kazaya karışan aracın hem Trafik Sigortası hem de Kaskosu bulunduğundan davanın Halk Sigorta A.Ş. Ve ...'ne de ihbar edilmesi gerektiğini ve davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi kararında özetle; ... işverenin sorumluluğu için gerekli olan uygun illiyet bağının kesildiği ve davalı işverenin zarardan sorumlu tutulamayacağı kanaatiyle davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacılar vekili özetle: Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ,davalı işverenin iş güvenliği, işçinin eğitimi ve gerekli araç gereç ve ekipmanların sağlanması hususunda eksiklikleri olup kusurunun bulunduğunu, davalı tarafça aracın sefere çıkmadan önce periyodik bakımlarının yapıldığının ispat edilmediğini, davalının özen görevini yerine getirmemesi davacıyı tek şoför olarak ağır çalışma şartları altında çalıştırması sebebi ile zarardan sorumlu olduğunu, meydana gelen olayın trafik iş kazası olduğunu, kusur raporlarının çelişkili olup yeni bir rapor alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava manevi tazminat tazminat talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417.maddesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4. maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!