WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2022/4050 E.  ,  2023/7474 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1267 E., 2020/2246 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 10. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/168 E., 2019/573 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, dosyada tespit edilen noksanların ikmali için dosya mahalline geri çevrildikten ve noksanlar ikmal edilerek dosya dairemize gönderilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıların işyerinde 13.01.2015 tarihinde ustabaşı olarak işbaşı yaptığını, net aylık ücretinin 3.600,00 TL olduğunu, işine devam ettiği sırada 21.07.2015 günü... ... Gıda ve Temizlik Ürünleri San.ve Tic.Ltd.Şti.'ne ait iş merkezi inşaatını yapan alt işveren ...'ın sigortalısı olarak 11 metre yüksekten düşmek suretiyle meydana gelen iş kazasında ağır derecede yaralandığını, çalışmalar sırasında... şirketinin sahibi ve yetkilisi olan...Gür’den talimat alındığını, bahse konu kaza nedeniyle sol ayakta üç yerden kırılma, sağ ayağında demir batması, belindeki kırılma nedeniyle 8 adet platinle ayakta durmaya çalıştığını, yüksek derecede kalıcı sakatlık söz konusu olduğunu, ... SGK Başkanlığı Sağlık kurulu raporu ile çalışma gücünün en az %60’ını kaybettiğine karar verildiğini, maluliyetinin daha fazla olduğunu, karşı tarafa her ne kadar %75 kusur atfedilmişse de kusurun tamamının davalı tarafta olduğunu iddia ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı... ... Gıda ve Temizlik Ürünleri San.ve Tic.Ltd.Şti. vekili tarafından süresi geçtikten sonra verilen ve tekrar edilen cevap dilekçesinde; diğer davalı ... ile 15.11.2014 tarihinde malzemeli kaba inşaat yapım sözleşmesi imzalandığını, bu nedenle iş sahibi sıfatı taşıdıklarını, ilgili işte çalışanların tümünün davalı ...’ın işçisi olduklarından dolayı taraf sıfatları olmadığından davanın husumet yönünden reddini talep ettiklerini, tüm hukuki sorumluluğun diğer davalı da olsa da iş güvenliği önemlerinin alındığını, koruyucu malzemelerinin verildiğini, davacı tarafın %60 olan çalışma gücü kaybını kabul etmediklerini, iyileşme ve tedavi sürecinin dikkate alınmadığını, davacıya atfedilen %25 ağır kusur oranının hatalı olduğunu, davacı tarafın fahiş miktarda tazminat talebinde bulunduğunu, davacı tarafa gerek özel sigorta gerekse de SGK tarafından yapılan ödemelerin zarar hesabından indirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

2.Davalı ... adına usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davalı ... unvanlı işyerinde 13.01.2015 tarihinde beden işçisi olarak çalışmaya başlayan davacının 10.10.1964 doğumlu olduğu, kazanın 21.05.2017 günü saat 10.10 sıralarında, davacı ...'in inşaatın 2 nci katında sökü demiriyle kalıpları sökerken 5X10 ebadındaki tahta parçasına bastığı sırada tahta parçasının kırılması sonucu, yaklaşık 10 metre yükseklikten düşürük vücudunun çeşitli yerlerinden (bel, ayak) yaralanması şeklinde meydana geldiğinin belirlendiği, davalı işyerinde, inşaat alanında yapılan risk değerlendirmesi çalışmasında belirlenen tehlike ve risklerin giderilerek, kalıp söküm işlerinin güvenli olarak organize edilmediği, çalışanlara verilen kişisel koruyucuların etkin kullanmalarının sağlanmadığı, çalışmaların fenni yeterliği bulunan kişilerin, teknik gözetim ve sorumluluğu altında yürütülmesinin sağlanmadığı, inşaat alanında yapılacak kalıp söküm işlerinde iş güvenliği maddelerini de içeren çalışma talimatlarının oluşturulup, çalışanlara duyurulmadığı, çalışanlara yüksekte çalışma eğitimi verilmesinin sağlanmadığı, güvenli çalışma ortamının sağlanması, eksikliklerin giderilmesi için acil önlemlerin alınmadığı, yüksekte yapılacak çalışmalarda çalışanlara verilen emniyet kemerlerinin bağlanabileceği yaşam hatlarının yapılmasının sağlanmadığı, yapılan çalışmaların iş güvenliği yönünden izlenip, denetlenmediği, davalı ... ile ... ... Gıda ve Temizlik Ürünleri San.ve Tic.Ltd.Şti. arasında 15.11.2014 tarihinde karşılıklı imza edilmiş "Kaba İnşaat İşi Sözleşmesi" bulunduğu, sözleşmenin 1 yıl süreli türünün götürü bedel kaba inşaat, niteliğinin projesine uygun malzemeli işyeri kaba inşaat yapım iş ve işçiliği olduğu görülmüş, ayrıca alınan kusur raporlarında davalı ... ... Gıda ve Temizlik Ürünleri San.ve Tic.Ltd.Şti.'ne kusur izafe edilmediğinden, bu davalı yönünden davanın reddine karar verildiği, SGK kayıtlarında davacının ücreti asgari ücret olarak gösterilmiş ise de, tanık anlatımlarından davacının ustabaşı olarak çalıştığı anlaşılmış olup, fiilen yaptığı iş dikkate alındığında asgari ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu kanısına varılarak, bilirkişi tarafından yapılan seçenekli hesaplamada (A) seçeneğine itibar edilerek (514.797,86 TL maddi tazminat alacağı olduğu kabul edilerek) fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere taleple bağlı 2.000,00 TL maddi tazminat ile manevi tazminat talebiyle ilgili olarak ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur oranları, olayın ağırlığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, davacının yaşı ve olay tarihi de göz önünde bulundurularak 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvurusunda özetle; Mahkemece davalı... Gıda ve Tem. San. .. Ltd. Şti. yönünden reddine verilen kararın hatalı olduğunu ve davalıların müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; somut olayda, mahkemece hükme esas alınan 13.04.2018 ve 19.11.2018 tarihli kusur raporlarının, iş kazasının meydana geldiği alandan seçilen, işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı olan bilirkişiler tarafından ve kaza tarihi itibarıyla uygulanması gerekli 6331 sayılı Kanun'un hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, raporun gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli olduğu, kusur oranlarının dayanakları belirtilmek suretiyle tespit edildiği anlaşıldığından davacının kusur oranlarına yönelik istinaf nedeninin yerinde görülmediği, davacı, davalı şirketin asıl işveren olarak sorumlu olduğunu istinafa taşımıştır. Davalı şirket tarafından kaba inşaat yapım işinin götürü bedel ve sözleşme ile davalı ...'a verildiği açıktır. Bir işin bütünüyle devri durumunda veya anahtar teslimi ile ihalenin bütünüyle verilmesi durumunda, işi devreden kişinin işverenlik sıfatı kalkacağından ilk derece mahkemesinin davalı şirketle ilgili red kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanununun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine
maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalılar arasında kaba inşaat işi sözleşmesi içeriğine göre davalı şirketin asıl işveren olarak kabul edilmesi gerektiğini, tanık ...’in beyanlarına göre “ İnşaat...ye aitti, ... ise inşaatın müteahhidiydi,... ile ... arasında nasıl bir sözleşme vardı bilmiyorum, biz ilk başta ...’ın talebi üzerine inşaatta çalışmaya başladık ancak ... bizim paralarımızı ödemedi, daha sonra... şirketi araya girdi.... şirketi sahibi...bize çalışın paranızı ben ödeyeceğim demişti. Davacı emir talimatları önceden ...’dan alıyordu ancak son zamanlarda...Bey’den alıyordu.” şeklindeki beyanları, işin bütünüyle bir işverene devri veya anahtar teslimi şeklinde işin verilmesi söz konusu olmadığını dolayısıyla asıl işverenin yani... ... Gıda ve Temizlik Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin de denetim ve gözetim yükümlülüğü olduğunu, kazanın meydan gelmesini önleyecek önlemlerin alınması noktasında iş bu şirketinde sorumluluğunun bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığı, davalı şirketin asıl işveren sıfatının bulunup bulunmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun temyize ilişki 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, olayın iş kazası olarak kabulü ve gelirin ve rücuya kabil kısmın belirlenmesi noktasında 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri, tazminatın hesabı noktasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417, 49, 50, 51, 52, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, asıl-alt işverenlik ilişkisine dair 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/7, 5510 sayılı Kanun'un 12/6 ve 27.09.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Alt İşverenlik Yönetmeliği maddeleri, manevi tazminatın tespitine ilişkin 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.

3. Değerlendirme
1. 4857 sayılı Kanun'un 2 nci maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.

2. İş Kanunu'nun 2 nci maddesinin 7 nci fıkrasına göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.

3. 5510 sayılı Kanun'un 12/6 ncı maddesi ile de asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile sorumlu tutulmuştur.

4. 4857 sayılı Kanun'un 2/7 nci maddesi ile işçilerin İş Kanunu'ndan, sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden doğan hakları, 5510 sayılı Kanun'un 12/6 ncı maddesi ile de Kurumun alacakları ve işçinin sosyal güvenlik hakkı daha geniş koruma-güvence altına alınmak istenmiştir. Aksi halde, 4857 veya 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kaçmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu.

5. Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu "müteselsil sorumluluktur". Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu'nun 2 nci maddesinin 6 ncı fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler.

6. Alt işverenden söz edebilmek ve asıl işvereni, aracının borçlarından sorumlu tutabilmek için bir takım zorunlu unsurlar bulunmaktadır. Bu unsular:
a) İşyerinde işçi çalıştıran bir asıl işveren bulunmalıdır. Sigortalı çalıştırmayan “işveren” sıfatını kazanamayacağı için, bu durumdaki kişilerden iş alanlar da aracı sayılmayacak ve anılan madde kapsamında dayanışmalı sorumluluk doğmayacaktır.
b) Bir başka işveren, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş almalı ve sigortalı çalıştırmalıdır.
c) İşverenlik sıfatını, alınan işte ve o iş nedeniyle sigortalı çalıştırılması sonucunda kazanmış olması aranacaktır. Bu kişinin diğer bir takım işyerlerinde çalıştırdığı sigortalılar nedeniyle kazandığı işverenlik sıfatının sonuca etkisi bulunmamaktadır.
d) İşverenden alınan iş, işverenin sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir işyeri olarak değerlendirilebilecek nitelikte olmamalıdır, aksi halde iş alan kimse aracı değil, bağımsız işveren niteliğinde bulunacaktır.
e) İşin bütünü başka bir işverene bırakıldığında, iş anahtar teslimi verildiğinde veya işveren kendi iştigal konusu olmayan bir işi kendisi sigortalı çalıştırmaksızın bölerek ihale suretiyle farklı kişilere vermişse, iş sahibi (ihale makamı) Yasanın tanımladığı anlamda asıl işveren olmayacağından, bir alt-üst işveren ilişkisi bulunmayacaktır.
f) Alt işverenin aldığı iş, işverenin asıl işinin bölüm ve eklentilerindeki işin bir kesimi yada yardımcı işler kapsamında bulunmalıdır. Asıl işverenden alınan iş, onun sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir nitelik taşımaktaysa, işi alan kimse alt işveren değil, bağımsız işveren sayılacaktır. Bu noktada belirleyici yön; yapılan işin, diğerinin bütünleyici, yardımcı parçası olup olmadığıdır. İş yerindeki üretimle ilgili olmayan ve asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmayan bir işin üstlenilmesi halinde, alt işverenden söz etme olanağı kalmayacak, ortada iki bağımsız işveren bulunacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.05.1995 gün ve 1995/9-273-548 sayılı kararı da aynı yöndedir.)

7. Somut olayda, davalı... ... Gıda Ltd Şti’ne ait bina inşaatının kaba inşaat işinin 15.11.2014 tarihli ve 120 gün süreli sözleşme ile müteahhit sıfatıyla davalı ...’a verildiği, davacının ... işçisi olarak iş başı yaptığı ve inşaatta kalıpçı ustası ve ekip başı olarak çalışmaktayken, kalıp sökmek için bulunduğu iskelede üzerine bastığı kalasın kırılması ile yüksekten düşüp bel omurlarında kırık olacak şekilde iş kazası geçirdiği, tanık ...beyanlarında ilk başta davalı ...'ın talebi üzerine inşaatta çalışmaya başladıklarını, ancak ...'ın ücretlerini ödememesi üzerine davalı... şirketinin araya girdiğini, şirketin sahibi...nin çalışmalarını, ücretlerini kendisinin ödeyeceğini söylediğini, bu şekilde favacı emir ve talimatları önceden ...'dan alırken son zamanlarda şirket sahibi...den aldığını beyan etmiştir.

8. Bu açıklamalar doğrultusunda; davacının davalı ... sigortalısı olarak, davalı... şirketine ait inşaatta iş başı yaptığı, kaza tarihi itibariyle davalılar arasındaki 120 günlük süre ile sınırlı sözleşmenin süresinin bittiğinin anlaşıldığı, tanık ... beyanına göre de olay tarihinde... şirketi yetkilisi...talimatı altında çalıştıklarının iddia edildiği, banka kayıtlarına göre de davalı şirket tarafından davacı hesabına yapılmış bir kısım ödemelerin bulunduğu anlaşılmaktadır.

9. O halde mahkemece yapılacak iş, iş kazası tarihi itibariyle davacının davalılardan kimin talimatı altında çalıştığını, davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin sebebini araştırarak işverenlik sıfatının ve giderek asıl - alt işverenlik sıfatının bu delil durumuna göre belirlenip, sonucuna göre gereği halinde kusur oran ve aidiyetinin tespiti açısında iş kazasının gerçekleştiği alanda uzman A sınıf iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak heyetten kusur raporu alınarak (davacının davalı ... yönünden elde ettiği usuli kazanılmış hakları gözeterek) sonucuna göre davacının tazminat istemleri hakkında karar vermekten ibarettir.

10. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

11. O halde, davacı vekilinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli bozma sebebine göre bu aşamada sair temyiz itirazları incelenmeksizin istinaf itirazlarının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmalıdır

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin sair temyiz itirazları bu aşamada incelenmeksizin temyiz itirazlarının kabulüyle; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

4. Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.