10. Hukuk Dairesi 2022/3751 E. , 2023/6954 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2009 E., 2021/482 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
SAYISI : 2012/25 E., 2021/137 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe giren sigortalının maddi tazminat ile manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile,müvekkilinin 15.08.2011 tarihinde davalılardan ...’a ait inşaatta diğer davalı taşeron ... yanında alçı ve boya işlerinde çalışırken balkonda fayansın kırılması üzerine düşerek yaralandığını, bu iş kazası ile meslekte kazanma gücünü kaybederek malul kaldığını, davalı işverenlerin iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini yerine getirmeyerek yasal yükümlülüklere aykırı bir şekilde müvekkilin iş kazası sonucu yaralanmasına sebebiyet verdiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile 2.500,00 TL çalışma gücünün kaybından dolayı, 250,00 TL geçici olarak iş görememesinden dolayı, 250,00 TL tedavi giderlerinden dolayı olmak üzere toplam 3.000,00 TL maddi tazminat ile 15.000,00 TL manevi tazminatın (toplam 18.000,00 TL Tazminatın) iş kazası tarihi olan 16.08.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
2.Davacı vekili ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 116.786,62 TL olarak arttırarak, maddi tazminatın kaza tarihinden (16.08.2011) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ..., davanın kendisi yönünden husumet yokluğundan reddinin gerektiğini,kendisinin iş sahibi diğer davalının ise işin müteahhidi olduğunu kendisine kusur yüklenemeyeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
2.Diğer davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... "Bütün kusur raporları okunup incelenmiş ve olayın oluşumuna göre mahkemece davalı ...'ın %60 oranında kusurlu olduğu ve ...'ın %40 kusurlu olduğu değerlendirilmiştir.
Davalı ...'ın evinin tadilatı için diğer davalı ile eser sözleşmesi yaptığı kabul edilmiş olup, yapılan işe ilişkin bir sorumluluğunun bulunmadığı değerlendirilerek ve kaza olayının meydana gelmesinde doğrudan veya dolaylı olarak bir kusurunun bulunmadığı kanaatiyle davalı ... yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
..... kazazede ...’ın maluliyetinden kaynaklanan toplam zararının 100.102,82 TL olduğu tespit edilmiş olup, işveren olarak sadece davalı işveren ...’ın %60 kusurlu olduğu kanaatine varılarak toplam 100.102,82 TL maddi zararın tamamının davalı işveren ...’dan 16.08.2011 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili gerekeceği ....
.... davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne .." gerekçesiyle,
Davanın kısmen kabulüne,
1. 100.102,82 TL maddi, 12.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
2. Davanın davalı ... yönünden reddine,
3. Davanın fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, Müvekkil davalılardan ...'ın evinin inaşaatında taşeron ... yanında 15.08.2011 tarihinde oğlu ile birlikte alçı ve boya işleri için çalışmaya başladığını ertesi gün çalıştığı esnada balkondaki fayansın kırılması sonucu düşmek suretiyle iş kazası geçirdiğini, her iki davalı arasındaki ilişkinin İş Kanunu kapsamında asıl işveren ve alt işveren ilişkisi olduğunu, 3. kişilere verdikleri zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, iş kazasının meydana gelmesinden her iki davalınında kusurlu olduğunu, davalı ...'ın diğer davalı ile aralarındaki ilişkinin eser sözleşmesinden kaynaklandığı, kusursuz olduğu kabulü ile bu davalı ilişkin mahkeme kararının hatalı olduğunu, bir an için yerel mahkemenin kabul ettiği üzere davalılar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesinden kaynaklı iş sahibi- yüklenici ilişkisi olduğu kabul edilecek olsa bile inşaat sahibi olması nedeni ile davalı ...'ın TBK'nun ilgili hükümleri uyarıncada meydana gelen iş kazasından sorumlu olduğunu, kusur bilirkişi raporundaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dosya tevdi edilen bilirkişi kurulunun usulüne uygun oluşturulmadığını belirterek ... İş Mahkemesi 2012/25 Esas, 2021/137 Karar sayılı kararın istinaf incelemesi ile bozularak kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak, davanın ... yönünden de kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Tanık anlatımları, dosyaya sunulan adi yazılı sözleme içeriği ve yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Yüksek Yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde davalı Cedet Dağ'ın iş sahibi, diğer davalının ise yüklenici olduğu, aralarındaki ilişkinin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu hali ile iş sahibi davalı ...'ın iş kazasından kaynaklanan sorumluluğunun bulunmamaktadır.
BK'nın 69 uncu maddesi hükmüne göre "Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür." İlliyet bağı sorumluluğun temel şartıdır. İlliyet bağının olmadığı bir olayın failinin, meydana gelen zarardan sorumlu tutulması düşünülemez. İlliyet bağı; mağdurun zararının, zarar doğurucu eylemi yapan failin eylemi sonucu olarak meydana gelmesini ifade eder. İlliyet bağını kesen haller; mücbir sebep, zarar görenin ve üçüncü kişilerin kusurudur.
Dosyaya sunulan iş kazasının gerçekleştiği kaza mahalline ilişkin fotoğraf, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında tespit ve kabul edildiği üzere davacının kapsamlı tadilat aşamasındaki evin korkuluğu olmayan balkonundaki fayansa basması ve basmanın etkisi ile fayansın kırılması sonucu yüksekten düşmek suretiyle iş kazasını geçirdiği anlaşılmaktadır. Davacı işçinin bastığı fayansın durumuna ilişkin dosyaya sunulan fotoğraftan söz konusu fayansın davalılar arasında yapılan eser sözleşmesine konu tadilat aşamasında yapıldığı ve yapım aşamasının devam ettiği, bu aşamada bina teslim edilmeden, malikinin hakimiyetine girmeden davalı bina malikinin sorumluluğundan söz edilemeyeceğinden davacı vekilinin istinaf talebi yerinde değildir..." gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe giren sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 ncü maddesi
hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, temyiz edilen hususların kapsam ve nedenlerine göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!