10. Hukuk Dairesi 2022/3556 E. , 2023/6795 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/339 Esas, 2020/8 Karar
HÜKÜM/KARAR : Red
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve davacının iş kazası sonucu bir başkasının bakımına muhtaç hale geldiğinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi‘nce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işverenlere ait işyerinde sigortalı olarak çalışmakta iken 14.05.2009 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda beyin kanaması geçirerek %100 oranında malül kaldığını, bu kaza nedeni ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından müvekkilinin çalışma gücünde azalma oranının %100 olarak tespit edildiğini, tespit edilen bu orana rağmen davacının bakıma muhtaç olmadığına dair karar verildiğini, Yüksek Sağlık Kurulu'ndan alınan rapor ile yeniden bakıma muhtaç olmadığına karar verildiğini, davacının geçirdiği iş kazası sonucu uğradığı %100 malüliyeti nedeniyle bakıma muhtaç hale geldiğinin tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bakıma muhtaç durumda olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,
Davalı ... İnşa San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirket ile arasında hiçbir şekilde iş ilişkisi bulunmadığını ve kazanın olduğu iddia edilen tarihte ve de daha öncesinde müvekkili şirkette çalışmadığı, davacının diğer davalı Tekno Marin işçisi olduğunu, müvekkili ile diğer davalı arasında herhangi bir işverenlik veya geçici iş ilişkisi bulunmadığını, davaya konu yapılan olay araştırıldığında diğer davalı Tekno Marin tarafından 15.05.2009 tarihinde SGK'ya davacının kazalandığının bildirildiğini, davacı işçinin müvekkili şirket çalışanı olmaması ve kazaya ilişkin bildirim tutanakları ile olayın USMED Tersanesi alanında meydana geldiğini, davanın öncelikle husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.11.2016 tarih, 2012/127 Esas, 2016/1356 Karar sayılı kararında özetle, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'nun 05.05.2016 tarihli raporuna göre davacının bakıma muhtaç durumda olmadığının tespit edildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.03.2017 tarih, 2017/307 Esas, 2017/325 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından bahisle, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi'nin 02.07.2018 tarih ve 2017/2839 Esas, 2018/5865 Karar sayılı kararı ile somut olayda Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nun 29.09.2014 tarihli raporunda, davacının "başka birinin sürekli yardımına muhtaç durumda olmadığı"na karar verildiği ve Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'nun 05.05.2016 tarihli raporunda da davacının "%100 (yüzde) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı ... bir başkasının sürekli yardımına muhtaç durumda olmadığı"na karar verildiği, her ne kadar 16.12.2011 tarihli raporunda aksi kanaatte olsa da Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'nun 09.12.2015 tarihli raporunda davacının "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre %100 oranında malul olduğu, yönetmeliğin 15-a maddesine göre başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olduğuna, kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiği, ancak Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'nun Yüksek Sağlık Kurulu'nun raporundan ayrılma sebebinin Genel Kurul'un 05.05.2016 tarihli raporunun içeriğinden anlaşılamadığı, Genel Kurul raporunda %100 oranında çalışma gücünden kaybetmiş sigortalının aynı zamanda başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmamasının gerekçesine de rastlanılamadığı, mahkemece yapılacak işin Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan, davacının başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olup olmadığı konusunda Yüksek Sağlık Kurulu'nun 09.12.2015 tarihli raporundan ne sebeple ayrıldığını ve %100 oranında çalışma gücünden kaybetmiş sigortalının aynı zamanda başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmamasının açıklamasını içeren ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile bozmadan sonra alınan Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu'nun 29.08.2019 tarihli raporuna göre davacının 14.05.2009 tarihinde geçirdiği iş kazasına bağlı arızası sebebiyle bir başkasının sürekli yardımına muhtaç durumda olmadığı kanaatine varıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu'nun son mütalaasının bozma gerekçesini kapsayacak nitelikte olmadığını, nitekim davacıya iş kazası sonucu felç indiğini, davacının hiçbir yardım almaksızın kendi kendine ayakları üzerinde durması ve kollarını kullanmasının mümkün olmadığını, en elzem ihtiyaçlarını dahi bir başkası yardımıyla giderebildiğini, çok kısıtlı olan hareketlerini de ancak yürüteç yardımı ile eşinin gözetiminde yapabildiğini, Yüksek Sağlık Kurulu'nun 09.12.2015 tarihli kararında da müvekkilinin "başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olduğuna" karar verildiğini, Yüksek Sağlık Kurulu kararı ile Adli Tıp raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, Adli Tıp Kurumu raporuna karşı itiraz ettiklerini ve davacının ... veya ... ilinde bulunan tam teşekküllü Üniversitelerdeki meydana gelen rahatsızlık ile ilgili Ana Bilim Dalı Başkanlığına gönderilerek bir kez de orada inceleme yaptırılmasını talep etmişlerse de taleplerinin kabul edilmeyerek eksik inceleme sonucu karar verildiğini, davacının günlük ihtiyaçlarını karşılayamaz duruma düşmüştüğümü ve başkasının bakımına muhtaç halde olduğunu, %100 malul sayılan bir kişinin başkasının sürekli yardımına muhtaç olmamasının düşünülemeyeceğini, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının iş kazası sonucu bir başkasının bakımına muhtaç hale geldiğinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!