WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2022/3401 E.  ,  2023/5706 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/177 E., 2021/849 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki sigortalının iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince verilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edildiği anlaşıldıktan; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirket tarafından üstlenilmiş olan ... ili, Çanakçı ilçesinde yapılmakta olan Yeşilköy Çok Programlı Lisenin yapımı esnasında 23.09.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası neticesinde fiziksel ve ruhsal yönden sakatlandığını, iş kazasının meydana geldiğini, işverenin , iş yerinde gerekli önlemleri alması gerektiğini, bu hususta gerekli özeni göstermemesi nedeniyle sorumlu olduğunu, işverenin iş yerinde İş Kanunu'nun 77 nci maddesinde ön gördüğü işçi sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almadığı için kusurlu olduğunu, ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılacak işçiler için önceden rapor alınması gerekirken işverenin müvekkilini işe almadan önce rapor aldırtmadığını, yaptırdığı iş ile ilgili eğitim vermeden çalıştırdığını, gereken güvenlik tedbirlerinin alınması halinde iş kazasının önlenmesinin mümkün olduğu hallerde kaçınılmazlıktan söz edilemeyeceğinden bahisle kusurlu olan davalı işveren şirketten 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faiziyle tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 55.083,38 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP
Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde özetle; Çanakçı Kaymakamlığı, Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığı nezdindeki hak edişleri üzerine tedbir konulduğunu öğrenmeleri işe davadan haberdar olduklarını, tedbir kararının hatalı olduğunu, şirketi mağdur ettiğini, bu nedenle öncelikle tedbirin kaldırılmasını, ayrıntılı savunmalarını bilahare vereceklerini beyanla, davanın reddini talep etmiştir,

III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARLARI
A) İlk Mahkeme Kararı
Mahkemenin 03.07.2013 tarih ve 2009/386 Esas, 2013/284 Karar sayılı ilk kararında; Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 21.05.2012 tarihli raporuna göre davacının sürekli iş göremezlik oranının %16 olarak tespit edildiği, meydana gelen iş kazasında davalı şirketin büyük oranda kusurlu olduğu, hesap bilirkişiden alınan 30.01.2013 havale tarihli rapor kapsamında davacının, 3 ay % 100 malul olduğu döneme ilişkin talep edebileceği maddi tazminat tutarının 1.509,78 TL, % 16 sürekli iş göremezlik oranı kapsamında tazminatının 55.083,38 TL olduğu tespit edilerek ıslah dikkate alınarak 55.083,38 TL maddi tazminatın 23.09.2008 tarihinden geçerli olmak üzere yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bu iş kazası nedeniyle davacının iş gücü kaybının olduğu ve %16 oranında kalıcı maluliyetinin olduğu hususları da gözetilerek kısmen kabulle 20.000,00 TL manevi tazminatın 23.09.2008 tarihinden geçerli olmak üzere yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B) İlk Bozma Kararı
Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 17.02.2014 tarih ve 2013/20616 Esas - 2014/2431 Karar sayılı ilamında özetle; tarafların sair temyiz itirazları incelenmeksizin, dosya kapsamında eksik inceleme olduğu belirtilerek; davacıya iş kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbarda bulunmak, olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “iş kazasının tespiti” davası açması için önel verilmesi, tespit davası, bu dava için bekletici sorun yapılarak çıkacak sonuca göre; olayın Kurumca iş kazası olduğunun kabul edilmesi halinde ise davacının, geçirdiği iş kazasına ilişkin tüm tıbbi evraklar temin edildikten sonra, SGK Maluliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanlığına müracaatının sağlanması ve usulüne uygun şekilde sürekli iş göremezliğinin tespitine ilişkin rapor alınarak kesinleştirilmesi; itiraz halinde sırasıyla SGK Yüksek Sağlık Kurulu'ndan ve Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan rapor alınması; mevcut raporlar arasında çelişki oluşması halinde ise; raporlar arasındaki çelişkinin Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınmak suretiyle giderilmesinin ardından, kesinleşen iş göremezlik oranına ve İş Kanununun 77. maddesi ile yönetmelik hükümleri göz önünde tutularak yöntemince iş güvenliği uzmanlarından oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden oluşan bilirkişi kurulundan kusur raporu alınarak çıkacak sonuca göre, TBK.nun 55. maddesi de gözetilerek maddi tazminat hesabı yaptırılmak suretiyle yeniden bir karar verilmesi yönünden mahkeme kararı bozulmuştur.

C) İkinci Mahkeme Kararı
Mahkemenin 18.01.2019 tarih ve 2014/167 Esas, 2019/70 Karar sayılı ilamında özetle; Bozma kararı üzerine davacının SGK'ya başvurduğu, SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından dava konusu olayın iş kazası olduğuna karar verildiği, SGK Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından düzenlenen 16.11.2017 tarih ve 7176 sayılı kararla davacının sürekli iş göremezlik derecesinin %0 olduğuna karar verildiği, davacı vekilinin itirazı ve talebi doğrultusunda dosya Adli Tıp 3. İhtisas Kuruluna gönderildiği ve Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 16.11.2018 tarih ve 21058 sayılı raporu ile davacının sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığına ilişkin karar verildiği, Adli Tıp 3.İhtisas Dairesi'nin kararı ile Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi kararlarının çelişmediğini, davacının maluliyeti dolayısıyla da zararı mevcut olmadığından iş kazası ile zarar arasındaki illiyet bağının kesildiği belirtilerek davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiiştir.

D) İkinci Bozma Kararı
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 02.12.2019 tarih ve 2019/2903 Esas, 2019/7343 Karar sayılı ilamında özetle; davacının maluliyet oranın tespitinde Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından verilen 21.05.2012 ve 16.11.2018 tarihli raporlar arasında çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp 2. Üst Kurulundan rapor alınarak maluliyet oranının kesinleştirilmesi, bu maluliyet oranına göre SGK tarafından bağlanması gereken ilk peşin sermaye değeri ile geçici iş göremezlik ödeneğinin SGK’dan tespiti, öte yandan tarafların iş kazasının gerçekleşmesinde kusurunun tespiti için dosyanın iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak 3. kişilik heyete tevdi edilerek, olay tarihinde yürürlükte olan İş Kanunun 77.maddesi ve ilgili yönetmelik maddeleri gereğince işverenin ve işçinin alması gereken önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı hususu gözetilerek somut delil ve sebeplere dayalı taraflarının kusur oranlarıının tespitinin istenmesi, bu veriler doğrultusunda usuli kazanılmış haklar, kurumca bağlanan gelirlerin rücuya kabil kısımları dikkate alınarak, davacının maddi tazminat isteminin belirlenmesi ve uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, aynı zamanda şu anki kabul doğrultusunda davacının maluliyet oranının %0 olarak kesinleşmesi halinde dahi, davacının geçici iş göremezlik süresi ve davalı kusur oranı gözetilerek bu süre ile sınırlı maddi tazminat alacağının hesaplattırılması ve uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği belirilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

IV. SON BOZMA SONRASI YARGILAMA SÜRECİ VE KARAR
Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; bozma kararı doğrultusunda Adli Tıp 2. Üst Kurulundan alınan raporda davacı sürekli iş göremezlik oranının %0 sıfır olduğunun tespit edildiği, bu noktada davacının olay kapsamında sürekli bir zararı mevcut olmadığından maddi tazminat yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Dosyada davacı tarafın olay nezdinde manevi yönden zararı ile olay arasında illiyet bağının mevcut olduğu, davacının yaşadığı olayın elem, keder, üzüntü doğuracağının bu noktada uygun illiyet bağının varlığı söz konusu olduğundan 20.000,00 TL manevi tazminatın 23.09.2008 tarihinden itibaran işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kaza üzerinden yaklaşık 14 yıl geçmesine rağmen müvekkilin tedaviye devam ediyor olması ve halen iyileşmemiş olmasının mahkemece göz ardı edildiğini, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulunun 16.11.2018 tarihli raporunda müvekkilinin sürekli iş göremezlik derecesi %0 olarak tespit edilmiş ise de, Yüksek Sağlık Kurulu tarafından verilen 16.11.2017 tarihli rapora itirazların dikkate alınmadığını, aynı zamanda Adli Tıp Kurumunun anılan raporunda müvekkilinin fiziken incelenmeden ve önceki muayene kayıtları incelenmeden karar verildiğini, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 21.05.2012 tarihli raporuyla tespit edilen % 16 oranındaki sürekli iş göremezlik oranı ve 3 aylık geçici iş göremezlik oranı tespiti ve bu rapora göre alınan hesap raporu yönünden lehlerine usuli kazanılmış hak oluştuğunun değerlendirilmesi gerektiğini, öte yandan mahkemenin şu anki kabulü doğrultusunda davacının maluliyet oranının %0 olarak kesinleşmesi halinde dahi, davacının geçici iş göremezlik süresi ve davalı kusur oranı gözetilerek bu süre ile sınırlı maddi tazminat alacağının hesaplattırılması ve uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, maddi tazminatın reddinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının caydırıcı olmadığını ve davalının tam kusurlu kabulü gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma gereğince kusur raporu alınması gerekirken rapor alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminatın fazla olduğunu, maddi tazminatın reddolan kısmı üzerinden maktu yerine nispi ret vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK Geçici 3 üncü maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanun'un 332, 41, 42, 43, 45, 46 ve 47 inci maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 2 nci maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 55 inci maddesi, 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi, manevi tazminatın belirlenmesi yönünden 22.06.1996 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, usuli kazanılmış hak yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.

3. Değerlendirme
1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı Kararı).
2.Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.)

3.Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

4. Somut olayda, mahkemece uyulmasına karar verilen bozma kararı kapsamında dosyanın iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak 3. kişilik heyetine tevdi edilerek, olay tarihinde yürürlükte olan 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ve ilgili yönetmelik maddeleri gereğince işverenin ve işçinin alması gereken önlemlerin neler olduğu, olay tarihinde işyerinde hangi önlemlerin alınıp, hangilerinin alınmadığı gözetilerek somut delil ve sebeplere dayalı taraflarının kusur oranlarıının tespiti gerektiğine ve geçici iş göremez kalınan süre ile ilgili maddi tazminat hesabı yapılması gerektiğine işaret edilmiş ise de uyulan bozma gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.

5. Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş davaya konu olayda davalı işveren ve davacı işçi kusur oran ve aidiyetlerinin kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre tespiti açısından A sınıf iş güvenliği uzmanı heyetten kusur raporu almak, davalının kusuruna isabet eden miktar kadar geçici iş göremez kaldığı süre ile sınırlı olarak hesap bilirkişiden hesap raporu almak, SGK tarafından geçici iş göremezlik süresinde yapılan ödeme var ise bu ödemenin rücuya kabil kısmını hesap edilecek hesaptan tenzil ederek, davacının SGK tarafından karşılanmayan maddi tazminat istemi ile manevi tazminat istemleri hakkında bir hüküm kurmaktan ibarettir.

6. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

7. O halde, temyiz eden davacı ve davalı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları dikkate alınarak, bozma sebebine göre bu aşamada temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin Mahkemece verilen hüküm bozulmalıdır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada sair yönleri incelenmeksizin Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde yatıranlara iadesine,

Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.