10. Hukuk Dairesi 2022/3231 E. , 2024/4392 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1982 E., 2021/1792 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/119 E., 2021/419 K.
Taraflar arasındaki manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ... vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalı işverenin işçisi ve müvekkillerinin birinci dereceden kan hısımı olan ...'in, 14.04.2014 günü geçirdiği iş kazasında hayatını kaybettiğini, iş kazası neticesinde ölümle sonuçlanan olayda davalı işverenin kusuru ve yükümlülüğünün büyük olup işbu yükümlülüğün Amasya İş Mahkemesinin 2014/364 Esas, 2016/131 Karar sayılı kararında matuf 15.02.2016 tarihli bilirkişi raporunda %80 olarak belirlendiğini, huzurdaki davanın, işçi ...'in hayatını kaybetmesi sebebiyle kardeşleri ..., ... ile anne ve babası ... ve ...'in manevi zararlarının tazmini için işbu manevi tazminat davasının ikame edildiğini, ... ...'in, vefatı nedeniyle anne ve babalarının ve kardeşlerinin derin bir manevi acıya duçar olduklarını, davalı Kurumun, olay tarihinden bu zamana değil müvekkillerinin manen tatmini ve sükun bulması anlamında hiçbir girişimde bulunmadığını, izah edilen nedenlerle fazlaya dair iddia ve hakları saklı kalmak üzere davanın kabulü ile müvekkillerinin her biri için ayrı ayrı 100.000,00 er TL manevi tazminatın, haksız fiili tarihi olan 14.04.2014 tarihinden itibaren hesaplanacak artan oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerine verilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kazalıya gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin verildiği, yine kazalının çalışma esnasında üzerinde emniyet kemeri, baret, iş ayakkabısı, iş eldiveni bulunduğu ancak, emniyet kemerini kullanmaktan imtina ettiği için kazanın meydana geldiği, müvekkili şirketin olayda kusuru bulunmadığını beyanla haksız ve yersiz açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının diğer destekleri tarafından açılan ve kesinleşen Mahkememiz 2018-186 E. sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Dosya içeriğindeki rapor ve kayıtlar değerlendirilmiştir ve kusur tespitinde gözetilmiştir.
Somut olayda ...'ın iş kazası nedeniyle vefat ettiği, davacıların müteveffanın babası, üvey annesi ve kardeşleri olması nedeniyle yakınlıklarının bulunduğu, hükme esas alınan ve oluşa uygun bilirkişi raporu uyarınca davalının %80 kusurlu olduğu yaşanan olayın davacılarda telafisi mümkün olmayan manevi yoksunluğa neden olduğu, davacıların vefat eden sigortalının manevi desteğinden yoksun kaldığı anlaşıldığından, davacılara bağlanan aylık durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalıların toplam kusur durumu (%80) ve ... kazazedenin kaza tarihi itibariyle yaşı ve muhtemel ömrü dikkate alındığında hüküm altına alınacak manevi tazminatın ne zenginleşmeye sebep olacak düzeyde yüksek ne de davacılarınnın yaşadığı acılara karşılık çok düşük sayılamayacak şekilde belirlenmiş ve belirlenen manevi tazminat tutarının günün ekonomik koşullarına göre yerinde olacağı kanaatine varılmıştır. ..." gerekçesiyle,
Davanın kısmen kabulüne,
1.Davacı ...'in manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile ile 40.000,00 TL manevi tazminat alacağının olay tarihi olan 14.04.2014 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2.Davacı ...'in manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile ile 10.000,00 TL manevi tazminat alacağının olay tarihi olan 14.04.2014 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3.Davacı ...'in manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminat alacağının olay tarihi olan 14.04.2014 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
4.Davacı ...'in manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminat alacağının olay tarihi olan 14.04.2014 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesince manevi tazminat miktarının az hesaplandığı, müteveffaya yüklenen kusurunun davacılara yansıtılmaması gerekmesine rağmen manevi tazminatlarda yansıtılmasının hatalı olduğu, davanın esası nazara alındığında güncel SED raporu alınmaksızın karara bağlanmasının usul ve yasaya aykırı olduğu ve kusur raporunun davacılara yansıtılmaksızın belirlenen manevi tazminat miktarının düşük olması sebebiyle hakkaniyetli olmaması, adil olmaması sebebiyle istinaf edilmesi gerektiği istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesince usul ve yasaya aykırı karar verildiği, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu, kazanın meydana gelmesinde davalının herhangi bir kusuru olmadığı, bilirkişi raporunda belirtilenin aksine malzeme eksikliği değil, var olan iş güvenliği malzemelerinin kullanılmamasının söz konusu olduğu, işçinin emniyet kemerini kullanmadığı, ... işçiye eğitim verildiği, davalının kusurunun olmadığı, davacının kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, tazminat miktarının hakkaniyete uygun olması gerektiği, davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleri ile yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..dava, davacıların yakını ...'in iş kazası nedeniyle vefat etmesi sebebiyle açılan manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesinin bu karar ve gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu, Dairemizce de bu karar ve gerekçeye itibar edildiği, davacı ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ve reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır...." gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde, davacı ...'e hiç bir gerekçe gösterilmeden manevi tazminat talebinin reddinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde, zamanaşımı itirazında bulunmuş, davalının olayda kusurunun bulunmadığı ve hükmedilen manevi tazminat tutarlarının da hakkaniyete uygun olmadığını beyanla kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerinin manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri ile 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 ve 16 ncı maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 ncü maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
A) Davalı vekilinin davacılar ... ..., ..., ... lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3. Sonuç olarak davacılardan ... ..., ..., ... lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
B) Davacı ... vekilinin manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi ile davalı vekilinin davacı ... lehine hükmredilen manevi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR:
Açıklanan sebeple;
1.Davalı vekilinin davacılar ... ..., ..., ... lehine hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Davacı ... vekili ile davalı vekilinin ... lehine hükmedilen manevi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
3. Aşağıda yazılı fazladan alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine,
4. Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!