10. Hukuk Dairesi 2022/3127 E. , 2023/6799 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2017/3422 E., 2020/377 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/348 E., 2017/176 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 30.11.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı adına Av. ......geldi. Davacı adına gelen olmadı. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmişti. Dosyanın tekrar Dairemiz'e gönderilmesinden sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 08.10.2011 tarihinde meydana gelen iş kazasında yaralandığı, iş kazasının tümüyle davalı şirketin gerekli tedbirleri almamasından kaynaklandığı, sistemde bulunan dümen ile düğme arasında koruyucu mesafe bırakılmadığı gibi kavrama kolu arızasının da uzun zamandır olmasına rağmen giderilmediğinden bahisle sonuç olarak 356.392,32 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile tahsiline kararı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın meydana gelmesinde tüm kusur ve sorumluluğun davacıya olduğu, davalı şirketin hiçbir hata, ihmal, kusur ve sorumluluğunun bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın meydana gelişinde davacının %20, davalının %80 oranında kusurlu oldukları, kaza nedeniyle davacıda oluşan sürekli iş göremezlik oranının %53,00 olduğu gerekçesiyle davacı lehine 344.885,63 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacının vücudunda meydana gelen yaralanmaya göre, takdir olunan manevi tazminatın oldukça az olduğunu, talepleri gibi manevi tazminatın tamamının kabul edilmesi gerektiğini,
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, meydana gelen kazada müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, sürekli iş göremezlik oranının kendileri tarafından kabul edilmediğini, oranının artmasında ... Fatih Devlet Hastanesinin doktorlarının ihmali, hatası veya kusurunun olup olmadığının, davacının maluliyetin oluşmasında başka bir etkenin olup olmadığının araştırılmadığını, meydana gelen kaza ile maluliyet arasında illiyet bağının bulunmadığını, takdir olunan manevi tazminatın fahiş olup kesinlikle kabul edilemeyeceğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi'nce delillerin değerlendirilmesi ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kamu düzenine aykırılık teşkil edecek bir durumun bulunmadığından bahisle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, olayda müvekkilin herhangi bir kusuru bulunmadığını, İlk Derece Mahkemesi'nce Kurum inceleme raporu ile kendi aldığı kusur raporunun uyumlu olduğundan bahisle kusur raporuna itirazlarının kabul edilmemesinin hatalı olduğunu, zira Sosyal Güvenlik Kurumu'nun kendi açacağı rücu davasının tarafı olduğunu, bu nedenle Sosyal Güvenlik Kurumu inceleme raporunun objektif olduğundan bahsedilemeyeceğini, kusur raporunda davacıya iş başı veren devlet hastanesinin ve doktorlarının ve davacının kendisinin sorumluluğu, kusurları vs. olup olmadığının irdelenmediğini, makine dümeninin davacının eline çarpması şeklindeki kabulün davacının iddiası olduğunu, dümenin davacının eline çarptığını gören tanık bulunmadığını, davacının olay günü hastaneye götürüldüğünü ancak yapılan tetkikler neticesinde davacıda herhangi bir sorun olmadığının tespit edilmesi nedeniyle iğne yapılıp bir günlük istirahat verilerek ertesi güne işbaşı yazıldığını, durum bu şekilde olmasına karşın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacının sürekli iş göremezlik oranının %53,00 olarak tespit edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sürekli iş göremezlik oranınına yönelik itirazlarının ve Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan rapor alınması taleplerinin Sosyal Güvenlik Kurumu raporunun Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi raporu ile uyumlu olduğundan bahisle kabul edilmemesinin doğru olmadığını, rücuan tazminat dava dosyasında Adli Tıp Kurumu'ndan hastane ve doktorların kusurlu olup olmadıkları, davacının maluliyetinin oluşmasında bir kusuru olup olmadığı, maluliyetin oluşmasında başka bir etkenin olup olmadığı konusunda rapor alınması için dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilmiştir. Gelecek cevaba göre eldeki davanın seyrinin de değişebileceğini, İlk Derece Mahkemesi'nden o raporun beklenmesini istedikleri dikkate alınmadığını iddia edilen iş kazası ile sürekli iş göremezlik oranı arasında illiyet bağı bulunmadığını, hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
a. Davalı vekilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3.Dosya içeriğine göre davacı vekilinin 150.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından davacı lehine 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 04.03.2020 tarihli kararı ile istinaf yoluna başvuran davalının istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde davalı vekilinin kısmen kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
b. Davalı vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine,
2.Davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!