WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2022/1676 E.  ,  2023/10178 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1055 E., 2021/2203 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/161 E., 2019/371 K.

Taraflar arasındaki eksik hesaplanarak ödendiği iddiası ile yaşlılık aylığı miktarının yeniden tespit edilmesi ve fark aylıkların davalı Kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin 3201 sayılı Kanun kapsamında yurtdışı borçlanması yaparak 42/715297 tahsis numarası ile 01.05.2017 tarihinde emekli olduğunu, müvekkilinin 31.12.1999 tarihi öncesi 3950 gün priminin bulunduğunu, ancak davalı Kurum tarafından müvekkiline 1.055,13 TL emekli aylığı bağlandığını, bağlanan emekli aylığının emsallerine göre oldukça düşük kaldığını bu nedenle müvekkilinin emeklilik aylığının tekrar hesaplanıp düzenlenmesi için davalı Kuruma müracaat ettiğini, ancak davalı Kurumca "aylık hesabında dikkate alınan prime esas kazanç ve prim ödeme gün sayılarında" bir hatanın olmadığı belirtilerek başvurusunun reddedildiğini beyanla, müvekkilinin yaşlılık aylığının tespitine ve doğacak aylık farklarının 01.05.2017 tarihinden bu yana tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacı hakkında kendisince yapılan işlemlerin yasaya ve hukuka uygun olduğunu, davacının aylığında eksik hesaplanmış bir miktar olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dosya içerisinde bulunan ve SGK tarafından mahkememize gönderilen yazıdan da anlaşılacağı üzere, davacının 25.03.1989-02.08.1989 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun hükümlerine göre 137 gün, 22.08.1989-31.12.1999 tarihleri arasında 2407 gün, 01.01.2000-31.12.2011 tarihleri arasında 2780 gün olmak üzere toplam 5327 gün üzerinden davacıya emekli aylığı bağlandığı görülmüştür.

Emekli aylığının nasıl hesaplandığı, 506 sayılı Kanun'un 55 inci ve 61 inci maddesinde düzenlenmiştir. Bu sebeple davacıya bağlanan emekli aylığının mevzuata uygun olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 10.06.2019 tarihli raporda davacının toplam hizmet süresinin 5327 gün olduğunun belirtildiği, aylık bağlama oranının %29,60 olduğu, prim gün sayısına göre davacının 1053,70 TL maaş alması gerektiği, davacıya ise daha fazla 1055,13 TL maaş bağlandığı, kurum tarafından bağlanan maaşın yerinde olduğu, eksik olmadığının belirtildiği, düzenlenen bu raporun dosya kapsamına ve dosyadaki bilgi ve belgelere uygun olduğu anlaşıldığından rapora itibar edilmiş ve davanın reddine.." dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili, yurt dışında geçen çalışmalar bakımından, borçlanılan dönemin sigortalının lehine olacak şekilde ilgili aylara mal edilmesi gerektiğini, bu durumun sosyal güvenlik ilkelerine uygun düşeceğini aksi yöndeki mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda SSK aylığının hesabına ilişkin ilkeler ve hesaplama yöntemleri ile SSK aylık hesabına esas oran ve artışların anılan kanun maddeleri ve emsal Yargıtay içtihatlarına uygun olarak hesaplama yapıldığı, raporun denetime elverişli bulunduğu, böylece davanın reddine dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,... "Davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, Müvekkili hakkında yapılan kurum hesabının hatalı olduğunu, bilirkişi Raporunda bariz hesaplama hatası yapıldığını ve 01.01.2000–30.09.2008 ve 01.10.2008 tarihiden sonraki aylık bağlama oranlarında alınan yüzdelik miktarlarının, maaş hesaplamalarında uygulanan genel uygulamadan farklılık içerdiğini belirterek, davanın reddine dair verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında aylık bağlama ve tahsis işlemleri sırasında hatalı hesaplama yapılıp yapılmadığı ile yaşlılık aylığının nasıl hesaplanacağına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi ile 506 sayılı Kanun'un geçici 82 nci maddeleri ile birlikte 3201 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.