WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2022/14406 E.  ,  2023/5305 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1176 E., 2022/1895 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/89 E., 2019/47 K.

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi ve davalılardan Orkun Uluslararası Nakliyat Ticaret İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti vekili tarafından duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09.05.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı Orkun Uluslararası Nakliyat Ticaret İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti. adına Av. .... ile diğer davalılar adına Av...... ....geldiler. Davacı ... adına Av. ...... geldi. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek bırakılan günde Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

I. DAVA
Davacı kurum vekili dava dilekçesi ile Gaziosmanpaşa Sosyal Güvenlik Merkezinde işlem gören davalılardan asıl işveren İGA Havalimanları İnşaatı Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi Ortaklığı'nın 002 nolu alt işvereni diğer davalı Orkun Uluslararası Nakliyat İhracat ve Tic. Ltd. Şti sigortalılarından ...'ın 11.01.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefatı nedeniyle hak sahiplerinden eşi ...'a 190.073,04 TL, oğlu ...'a 25.162,27 TL, kızı ...'a 36.808,68 TL ilk peşin değerli gelir bağlandığını, bu gelirlerin hak sahiplerinden kızı ...'ın birikmiş ödeme dönemi içerisinde çalışması nedeniyle gelirden çıktığı için diğer haksahipleri için en son durum değişikliğinin olduğu 22.11.2015 tarihinden geçerli ilk peşin değerler olup hak sahiplerinin gelire girdikleri 01.02.2015 tarihinden ilk peşin sermaye değerinin bildirildiği 22.11.2015 tarihine kadar eşi ...'a 6.521,64 TL; oğlu ...'a 3.260,82 TL; kızı ...'a 3.260,82 TL ve kızı ...'a 3.260,82 TL fiili ödeme yapıldığını, böylelikle 268.348,09 TL kurum zararının meydana geldiğini, olay günü kazalı ...'ın ... plakalı hafriyat kamyonunun, damperli kasası ile şasi arasında sıkışması neticesinde vefatı şeklinde meydana geldiğini, davalılardan Orkun İnşaat dışındaki şirketlerin bir araya gelerek IGA Havalimanları İnşaatı Adi Ortaklığı Ticari İşletmesini kurduklarını beyanla kurum zararının şimdilik 10.000,00 TL'nin gelirlerin onay tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte olmak üzere yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; davalı müvekkili şirketler ile diğer davalı Orkun Uluslararası Nakliyat arasında imzalanan sözleşme gereği uzmanlık gerektiren geniş kapsamlı toprak işinin bir bütün olarak Orkun Nakliyata devredildiğini, işin kapsamının uzmanlık gerektirmesi, ekipman ve işgücü temini, geniş iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri de dahil olmak üzere bir bütün olarak diğer davalı tarafından gerçekleştirilmesi nedeniyle müvekkili şirketlerin söz konusu kazada bir kusurlarının bulunmadığını, işin yürütülmesine ilişkin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin yanı sıra bizzat iş başında bulunacak şantiye şefi ve bunları denetleyecek A ve C grubu sertifikalı İSG elemanlarının da Orkun Nakliyat tarafından temininin kararlaştırıldığını, işin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun olarak tamamlanması amacıyla Orkun Nakliyat ile bir bütün olarak anlaşıldığını, kazanın ...'ın kullandığı kamyon ile döküm yapmasının ardından sebebi anlaşılmayan bir şekilde araçtan inmesi ve bu sırada aracının damperinin aşağı inmesi neticesinde gerçekleşmiş olduğunu, dava konusu olayın kazalının her türlü teknik yeterlilik ve eğitime sahip iken kesinlikle yasak olmasına rağmen sebebi anlaşılmayan şekilde araçtan inmesinden kaynaklandığını, havalimanı şantiye sahasında İGA Adi Ortaklığına bağlı 112, alt yüklenicilere bağlı 259 kişi olmak üzere toplam 371 İSG Uzmanının görev yaptığını, proje kapsamında çalışan tüm personele iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verildiğini, çalışanlara görevleri kapsamında işini ne şekilde yerine getirmeleri gerektiğinin detaylı olarak anlatıldığını, işin niteliğine göre karşılaşılması muhtemel riskler hakkında işçilere bilgi ve eğitim verildiğini, gerekli koruyucu malzemelerin eksiksiz tedarik edildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı Orkun Uluslar Arası Nakliyat İhracat ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesi ile; ...'ın yüklenici firma olan diğer davalı İGA Havalimanları Adi Ortaklığı'na bağlı olarak Üçüncü Havalimanı Şantiyesinde hafriyat işlerini yürüten müvekkili şirket ile akdedilen Belirsiz Süreli İş Sözleşmesine istinaden iş kazası sonucu vefat ettiği 11.01.2015 tarihine kadar hafriyat kamyon şoförü olarak çalıştığını, kazalının 11.01.2015 günü taşıdığı hafriyatı boşalttıktan sonra kontrolünde bulunan ... plakalı kamyonun damperi ile şasesi arasına sıkışması neticesinde hayatını kaybettiğini, söz konusu kaza olayının meydana gelmesinde müvekkili şirkete atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığını, olayın kazalının ihmali davranışı neticesinde meydana geldiğini, müteveffanın hafriyatı boşalttıktan sonra araç çalışır vaziyette iken damperi kaldırıp araçtan indiğini ve damperin inmesini engellemek için dip kısmına bir obje yerleştirdiğini, ancak muhtemelen araç çalışır vaziyette olduğundan damperin inerek müteveffanın şasi ile damper arasına sıkışmasına neden olduğunu, bu durumun Olay Yeri İnceleme Raporundan da anlaşılacağını, müteveffanın çalışmaya başlamadan önce müvekkili şirket tarafından iş sağlığı ve güvenliği eğitimine tabi tutulduğunu, yapacağı işi konusunda kendisine eğitim verildiğini, sınava tabi tutularak yeterliliği anlaşıldıktan sonra fiilen çalışmaya başladığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece Mahkemesince, "...Dosya tarafların kusurunun tespiti için 3 kişilik kusur bilirkişi heyetine verilmiştir. Bilirkişiler raporunda; olayın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesine göre iş kazası olduğunu, davaya konu olayda davalı alt işveren Orkun Uluslararası Nakliyat İhracat ve Tic. Ltd. Şti.'nin %50 oranında kusurlu olduğunu, davalılar Cengiz İnşaat San ve Tic. A.Ş., Mapa İnşaat ve Tic. A.Ş., Limak İnşaat San ve Tic. A.Ş., Kolin İnş. Turizm San ve Tic. A.Ş. ve Kalyon İnş ve San. Tic. A.Ş.'nin oluşturduğu asıl işveren IGA Havalimanları İnşaatı Adi Ortaklığı Ticari İşletmesinin %20 oranında kusurlu olduğunu, kazalı işçi ...'ın %30 oranında kusurlu olduğunu belirtmişlerdir.

Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Hizmet Akdiyle Çalışanlar Emeklilik Daire Başkanlığından gelen yazı cevabında; ...'ın hak sahiplerinden ...'a 190.073,04 TL, ...'a 25.162,27 TL, ...'a 36.808,68 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığı anlaşılmıştır.

Dosya 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinde belirtilen kurumca sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan ödemelerin sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarla sınırlı olması nedeniyle kurumun maddi zararının hesabı için bilirkişiye verilmiştir. Bilirkişi raporunda; kazalı vefat eden ...'ın hak sahiplerinin davalı işverenden talep edebileceği maddi tazminatın tavan miktarının hak sahiplerinden ... yönünden 281.261,46 TL, ... yönünden 41.324,19 TL, ... yönünden 41.324,19 TL, ... yönünden 3.684,68 TL olduğu belirtilmiştir. Bu miktar kurumun davalıdan talep ettiği ilk peşin sermaye değerli gelirden fazladır.

Davacı vekili 16.01.2019 havale tarihli ıslah dilekçesi sunmuştur.

Tüm dosya kapsamından, toplanan delillerden, dosya kapsamıyla uyumlu kusur ve hesap bilirkişi raporlarından, davacının davasının davalıların olayın oluşunda kusur oranı da dikkate alınarak davanın kabulüne, 187.843,62 TL ilk peşin değerli gelirin gelir onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilin tahsili ile davacıya ödenmesine, dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı İGA Havalimanları İnşaatı Adi Ortaklığı vekili, ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık tespitinin yapılmadığını, dava tarihi itibariyle müvekkili şirketlerden Kalyon İnş. ve San. Tic. A.Ş. 'nin İGA Havalimanları İnşaatı Adi Ortaklığı'nın ortağı olmadığını, davanın adi ortaklığı oluşturan bir diğer ortak olan Kalyon Havacılık ve İnşaat A.Ş.'ne de yöneltilmesi gerektiğini, işi anahtar teslim olarak devreden müvekkili şirketlerin asıl işveren sıfatıyla sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığını ve sigortalının vefatı ile neticelenen hadisenin sigortalının ağır kusuru ile meydana gelmiş olup, bu durumun tespiti için keşif yapılması taleplerinin dikkate alınmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.Davalı Orkun Uluslararası Nak. İhr. ve Tic. Ltd. Şti.vekili, tanzim edilen kusur raporunun hatalı olduğunu, yeni bir kusur raporu alınması ve keşif yapılması yönündeki talepleri değerlendirilmeden hüküm kurulması nedeni ile adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dosyadaki bilgi ve belgelerin tetkikinde;
Davalılar Cengiz İnşaat San. ve Tic. A.Ş., Mapa İnşaat ve Tic. A.Ş., Limak İnşaat San. ve Tic. A.Ş., Kolin İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş. ve Kalyon İnş. ve San. Tic. A.Ş.'nin bir araya gelerek İGA Havalimanları İnşaatı Adi Ortaklığı Ticari İşletmesini kurdukları, bu ortaklığın yürüttüğü inşaat işinde asıl işin bir kısmı olan ve uzmanlık gerektiren "Geniş Kapsamlı Toprak İşi" nin Orkun Uluslararası Nakliyat İhracaat ve Tic. Ltd. Şti.'ne verildiği, böylece taraflar arasında 4857 sayılı İş Kanunu m.2/6 anlamında asıl - alt işveren ilişkisinin meydana geldiği, dava konusu olayda davalıların kurduğu İGA Havalimanları İnşaatı Adi Ortaklığı Ticari İşletmesinin asıl işveren, Orkun Uluslararası Nakliyat İhracaat ve Tic. Ltd. Şti.'nin ise 002 aracı kodu ile alt işveren (bkz. Kurum kayıtları) konumunda bulunduğu, kazalı işçinin de alt işveren şirketin sigortalı çalışanı olduğu sonucuna varılmıştır.

Bu kabule göre de; somut olayda hükme esas alınan kusur raporunun olayın oluşumuna, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun olduğu, hükme esas alınan raporda zararlandırıcı olayın tespitinde, olay ile zarar arasındaki nedensellik bağının belirlenmesinde, zarara neden olayın tespitinde ve sorumluların kusur derecelerinin saptanılmasında hatalı bir durumun bulunmadığı, idari aşamada aldırılan müfettiş raporundaki kusur oranlarının da bu dosyada aldırılan rapordaki kusur oranları ile aynı doğrultuda olduğu, bu nedenlerle davalı İGA Havalimanları İnşaatı Adi Ortaklığı vekili ile davalı Orkun Uluslararası Nak. İhr. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf istemlerinin yerinde olmadığı, rücu alacağının miktarı yönünden istinaf talebinde bulunulmadığı, mahkemece davaya konu kurum alacağının 187.843,62 TL olduğunun tespit edildiği, mahkeme tarafından talep artırım dilekçesi doğrultusunda davalıların %70 kusur oranı üzerinden davanın kabulüne karar verildiği, ilk derece mahkemesinin kararının (HMK'nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan incelemesi neticesinde) usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılarak davalı İGA Havalimanları İnşaatı Adi Ortaklığının ve davalı Orkun Uluslararası Nak. İhr. ve Tic. Ltd. Şti.'nin istinaf istemlerinin reddine, dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı İGA Havalimanları İnşaatı Adi Ortaklığı vekili, ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık tespitinin yapılmadığını, dava tarihi itibariyle müvekkili şirketlerden Kalyon İnş. ve San. Tic. A.Ş. 'nin İGA Havalimanları İnşaatı Adi Ortaklığı'nın ortağı olmadığını, davanın adi ortaklığı oluşturan bir diğer ortak olan Kalyon Havacılık ve İnşaat A.Ş.'ne de yöneltilmesi gerektiğini, işi anahtar teslim olarak devreden müvekkili şirketlerin asıl işveren sıfatıyla sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığını ve sigortalının vefatı ile neticelenen hadisenin sigortalının ağır kusuru ile meydana gelmiş olup, bu durumun tespiti için keşif yapılması taleplerinin dikkate alınmadığını belirterek temyiz istemine bulunmuştur.

2.Davalı Orkun Uluslararası Nak. İhr. ve Tic. Ltd. Şti.vekili, tanzim edilen kusur raporunun hatalı olduğunu, yeni bir kusur raporu alınması ve keşif yapılması yönündeki talepleri değerlendirilmeden hüküm kurulması nedeni ile adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Davacı Kurum, 10.01.2015 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalısının hak sahiplerine bağlanan gelirler ve yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle oluşan kurum zararının tahsili istemli eldeki davayı açmış olup, davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunu'nun 21 inci maddeleridir.

2.5510 sayılı Kanun'un “İş Kazası ve Meslek Hastalığı İle Hastalık Bakımından İşverenin ve Üçüncü Kişilerin Sorumluluğu” başlıklı 21 inci maddesine göre; İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. Anılan madde ile işveren davalının, Kurumun rücu alacağından sorumluluğu ancak kusurunun varlığı halinde mümkündür.

3.Kusurun belirlenmesinde ise; zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğunun, dosya içeriğindeki tüm deliller takdir olunarak belirlenmesi ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, konusunda uzman sayılacak kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, aynı olay nedeni ile daha önce açılmış ve kesinleşmiş tazminat ve ceza davaları varsa, tazminat davasında verilen kararın güçlü delil oluşturduğu hususu ile ceza davasında belirlenen maddi olguların bağlayıcı olacağı hususu da gözetilmek suretiyle sigortalı ile davalının ve varsa dava dışı kişilerin kusur oran ve aidiyetleri konusunda rapor alınması gereklidir.

4.Kusur raporlarının, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi ile birlikte iş kazası tarihinde yürürlükte bulunan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Anılan Kanunlarda; işverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar, denilmekte, böylece, işçiyi gözetim ödevi ve insan yaşamının üstün değer olarak korunması gereğinden hareketle; salt mevzuatta öngörülen önlemlerle yetinilmeyip, bilimsel ve teknolojik gelişimin ulaştığı aşama uyarınca alınması gereken önlemlerin de işveren tarafından alınmasını zorunlu kılmaktadır;
5.Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ile Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) ortak Komisyonunda işçi sağlığının esasları: Bütün işkollarında işçinin fiziksel, ruhsal ve sosyo-ekonomik bakımdan sağlığını en üst düzeye çıkarmak ve bunun devamını sağlamak; çalışma şartları ve kullanılan zararlı maddeler nedeni ile işçi sağlığının bozulmasını engellemek; her işçiyi kendi fiziksel ve ruhsal yapısına uygun işte çalıştırmak; özet olarak işin işçiye ve işçinin işe uyumunu sağlamak olarak tanımlanmaktadır. Belirlenen amaçlara ulaşmak, dolayısıyla iş kazalarını ve meslek hastalıklarını önlemek temel sorumluluktur. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.11.2006 gün ve E: 2006/10-696, K: 2006/704 sayılı kararı).

6.6331 sayılı Kanunun "Risklerden korunma ilkeleri" başlıklı 5 inci maddesinde, işverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde; "a)Risklerden kaçınmak. b)Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek. c)Risklerle kaynağında mücadele etmek. ç) İşin kişilere uygun hale getirilmesi için işyerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalışma ve üretim temposunun sağlık ve güvenliğe olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek. d)Teknik gelişmelere uyum sağlamak. e)Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek. f)Teknoloji, iş organizasyonu, çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek. g) Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine göre öncelik vermek. ğ) Çalışanlara uygun talimatlar vermek." ilkelerinin göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilirken, anılan Kanunun "Çalışanların yükümlülükleri" başlıklı 19. maddesinde, "Çalışanların, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili aldıkları eğitim ve işverenin bu konudaki talimatları doğrultusunda, kendilerinin ve hareketlerinden veya yaptıkları işten etkilenen diğer çalışanların sağlık ve güvenliklerini tehlikeye düşürmemekle yükümlü oldukları ve çalışanların işveren tarafından verilen eğitim ve talimatlar doğrultusunda; a) İşyerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tehlikeli madde, taşıma ekipmanı ve diğer üretim araçlarını kurallara uygun şekilde kullanmak, bunların güvenlik donanımlarını doğru olarak kullanmak, keyfi olarak çıkarmamak ve değiştirmemek. b) Kendilerine sağlanan kişisel koruyucu donanımı doğru kullanmak ve korumak. c) İşyerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tesis ve binalarda sağlık ve güvenlik yönünden ciddi ve yakın bir tehlike ile karşılaştıklarında ve koruma tedbirlerinde bir eksiklik gördüklerinde, işverene veya çalışan temsilcisine derhal haber vermek. ç) Teftişe yetkili makam tarafından işyerinde tespit edilen noksanlık ve mevzuata aykırılıkların giderilmesi konusunda, işveren ve çalışan temsilcisi ile iş birliği yapmak. d) Kendi görev alanında, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için işveren ve çalışan temsilcisi ile iş birliği yapmak" yükümlülüğü bulunduğu belirtilmiştir.

7.Bu yasal düzenlemeler uyarınca iş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; maddi olayın özellikleri dikkate alınarak, ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar ayrıntılı olarak irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır.

8.Diğer taraftan, tarafları ve konusu farklı olan sigortalının açtığı tazminat dosyasında verilen karar, rücuan tazminat davalarında kesin hüküm teşkil etmez. Dolayısıyla o dosyada alınan kusur raporu da eldeki davada kesin delil teşkil etmeyecektir. Şayet, kesinleşmiş ise ancak, güçlü delil teşkil edebilir. Nitekim bu husus, Yargıtay'ın yerleşmiş ve kökleşmiş görüşleri ile de kabul edilmiş bulunmaktadır.

9.Eldeki davada ise, Mahkemece, aldırılan kusur raporu ile davalı şirketlerin müştereken %70 sigortalının ise %30 kusurlu olduğu kanaati ile yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmakta ise de; öncelikle olay ile ilgili olarak, kazalının açtığı tazminat davası soruşturma ve ceza davasının varlığının araştırılması ve kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi, meydana gelen olayın tüm ayrıntıları ile ortaya konulmasından sonra davalıların her birinin meydana gelen olay bakımından sorumluluğunu doğuracak şekilde hukuki konum ve sıfatlarının tayini ile, olayın meydana geldiği iş kolunda uzman iş güvenliği uzmanlarından oluşan heyetten olayın meydana geliş şekli ve varlığı halinde tazminat ve ceza dava dosyalarında aldırılan kusura ilişkin bilirkişi raporlarını da irdeleyecek şekilde kusur raporu aldırıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Davalılar avukatları yararına takdir edilen 8.400,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.