10. Hukuk Dairesi 2022/14212 E. , 2024/2186 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1913 E., 2022/1216 K.
KARAR : Davacı yönünden red, davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 28. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/1147 E., 2021/1094 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 07.12.2015 tarihinde makine operatörü olarak çalıştığı davalı iş yerinde, makineyi temizlediği sırasında sağ elini makineye kaptırması sonucu yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 150.000,00 TL maddi, 600.000,00 TL manevi zararın kaza tarihinden yasal faizi ile tahsilini istemiş, 14.10.2021 tarihli dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin talebini 322.193,91 TL olarak arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya işe başlamadan önce kenarbandı ektrüzyon bölümü işbaşı eğitimi verilerek işyeri dosyasında söz konusu eğitime ait dökümantasyon imzası karşılığında teslim edildiğini, kazanın tamamen davacı işçinin kusurundan kaynaklandığını, tüm eğitim belgelerinde açıkça davacının makinayı nasıl kullanacağı ve temizleme işlemi sırasında nelere dikkat etmesi gerektiğinin hem yazılı hem de sözlü olarak tüm detayları ile anlatıldığını, kazaya kendi tedbirsiz ve dikkatsiz davranışları ile sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ...’ın 07.12.2015 tarihinde kenar bandı makinesi primer sürme silindirlerini temizlerken sağ elini silindirler arasına sıkıştırdığı, SGK müfettiş raporunda, davalının %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, kazazede işçinin %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği, 18.04.2018 tarihli kusur bilirkişi raporu uyarınca; davalının %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, kazazede işçinin %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği, 20.01.2019 tarihli kusur bilirkişi raporu uyarınca; davalının %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, kazazede işçinin %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği, SGK’nın 11.08.2017 tarihli ve 2999 sayılı kararında; iş kazası nedeniyle davacının %9 sürekli maluliyetine karar verildiği, YSK'nın 17.01.2018 tarihli kararında; iş kazası nedeniyle davacının %26,2 sürekli maluliyetine karar verildiği, ATK'nın 07.10.2019 tarihli kararında; iş kazası nedeniyle davacının %28,2 sürekli maluliyetine karar verildiği, ATK İkinci Üst Kurulunun 09.07.2020 tarihli kararında; iş kazası nedeniyle davacının %28,2 sürekli maluliyetine karar verildiği, 11.10.2021 tarihli aktüerya raporu uyarınca davacı lehine 322.193,91 TL maddi tazminata hükmedildiği, davacının genç yaşta (22 yaşında) sağ elini kullanma yetisini kaybetmesi, kusur raporları, tarafların sosyo-ekonomik durumları, davacının olay sebebiyle duydukları elem, acı ve ızdırap, manevi tazminatın davacı açısından zenginleşme aracı olması gerektiği ilkesi birlikte değerlendirildiğinde, davacı lehine 55.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, maddi tazminat davasının kabulü ile 322.193,91 TL maddi tazminatın kaza 07.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak ile davacıya verilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 55.000,00 TL manevi tazminatın kaza 07.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, kaza sonucu davacının 5 ağır ameliyat geçirdiğini, kolunun işlevsiz kalmasının engellenemediğini, kaza tarihinden bu yana sağ elini kullanamadığını, dosya kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda davalının %80 kusurlu olduğu, davacının %20 kusurlu olduğuna karar verildiğini, Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunun kararında %28,2 sürekli iş göremezliğine karar verildiğini, manevi tazminata ilişkin kararın çok düşük kaldığını, manevi tazminat talebinin tekrar değerlendirilmesi gerektiğini belirterek istinaf etmiştir.
Davalı vekili, yargılama sırasında bilirkişi tarafından hesaplanmış olan ve yine kısa kararda mahkeme tarafından belirlenmiş olan tüm maddi ve manevi tazminat tutarları, yargılama giderleri, vekalet ücreti, faizi ile birlikte davacıya gerekçeli karar yazılmadan önce ödenmiş olduğunu, davacının, gerek müvekkili şirketi gerek ihbar edilen Allianz Sigorta A.Ş.'yi ibra ettiğini, davanın konusuz kaldığını belirterek karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davacının 07.12.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası sebebiyle davalının kusurlu ve sorumlu olduğu kabul edilerek 322.193,91 TL maddi ve 55.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği, davacı vekili ile davalı şirket arasında düzenlenen "makbuz ve ibraname" başlıklı 16.12.2021 tarihli belge ile tarafların mahkemece hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat miktarları ile işlemiş faizleri ve vekalet ücreti dahil yargılama giderleri toplamı olarak 618.157,30 TL'nin ödenmesi konusunda ve davacı tarafça manevi tazminat talebi yönünden istinaf başvurularının kabul edilmesi ve daha fazla manevi tazminata karar verilmesi durumunda fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarının anlaşıldığı, ödenmesi kararlaştırılan miktarın davacı vekilinin Deniz Bank'taki hesabına 31.12.2021 tarihinde yatırıldığı, davacının %26,2 daimi iş görememezlik oranı dikkate alınarak hüküm verilmiş olması sebebiyle bu oran gözetilerek mahkemece takdir olunan manevi tazminat miktarına yönelik davacı istinafı yerinde görülmediği, İlk Derece Mahkemesince verilen karardan sonra yapılan ödeme sebebiyle davanın konusu kalmadığından İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bu sebeple ortadan kaldırılmasına ve davanın konusu kalmadığından hüküm verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği gerekçesi ile davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden reddine, davalı tarafın istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, maddi ve manevi tazminat talebi ve işlemiş faiz alacağı yönünden davanın konusu kalmadığından hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, takdir olunan manevi tazminat tutarının çok düşük olduğunu, dosya kapsamı içerisinde alınmış olduğu ifade edilen ibranamenin kısmi ibraname olduğunu, davanın konusuz kaldığı ifadesinin doğru olmadığını, manevi tazminat talebine ilişkin olarak Mahkemece kabul edilen tutarın çok düşük olması açısından davanın konusuz kalmadığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!