10. Hukuk Dairesi 2022/14142 E. , 2024/4646 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2068 E., 2022/1971 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Orhaneli Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2018/163 E., 2021/562 K.
Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe giren sigortalının maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, davalının Sinop ilinde bulunan işyerinde çalışmakta iken 02.06.2010 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde %23 oranında malul kaldığını, işyerinde ustabaşı olarak çalışan müvekkilinin 3 öğün yemek, barınma, servis ve erzak sosyal haklarından yararlandığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, tüm kusurun gerekli iş güvenliği önlemlerini almayan, iş güvenliği eğitimlerini vermeden işinden başka işlerde müvekkili çalıştıran davalı işverende olduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL manevi, 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 09.04.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 166.207,00 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde, meydana gelen kazada davalı şirketin kusurunun bulunmadığını, müvekkili kurumun gerekli iş güvenliği önlemlerini aldığını, bu nedenle davanın esas yönünden ve zamanaşımı yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Somut olayda davacı işçinin davalı şirkete ait işyerinde 02.06.2010 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle %23 oranında meslekten kazanma gücü kaybına uğradığı, iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan kusur raporuna göre meydana gelen iş kazasında davalı şirketin %60, davacının %30, dava dışı işçi Serhat Budak'ın %10 oranında kusurlu olduğu, SGK müfettişi tarafından tanzim edilen kusur raporu ile mahkememizce tanzim edilmesi sağlanan heyet kusur raporu arasında çelişki bulunmadığı anlaşılmış; kusur oranları gözetilerek hesaplamaların yapıldığı 05.04.2021 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak rapor doğrultusunda davacının maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. ...
Eldeki davada tarafların kusur oranları, maluliyet raporu, davacıda oluşan elem ve ızdırabın derecesi ve kaza tarihinden itibaren işleyecek faiz oranı bir bütün olarak değerlendirilerek davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davalı lehine 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine..." gerekçesiyle,
1.Maddi tazminat isteminin kabulü ile 166.207,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 02.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı tarafın istinaf dilekçesinde; davaya konu olayda müvekkilin kusur oranının %30 olduğunu, maluliyetinin ise %23 olduğunu, kazanın 2010 yılında meydana geldiğini, kararın 2011 yılında verildiğini, bu şartlarda 20.000,00 TL manevi tazminatın çok az olduğunu, Borçlar Kanunu'nun amir hükümleri gereği takdir edilen manevi tazminatın hiçbir caydırıcılığı olmadığını, her ne kadar yasal faiz oranı % 9 ise de piyasa faizinin % 150'leri geçtiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı tarafın istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada davacı tarafın ıslah dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, davacının davası kısmi dava olarak açılmış olduğundan 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarı fahiş nitelikte olduğundan işbu fahiş tazminat miktarının kabul edilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir..
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ".. Tarafların kusur oranları, kaza tarihi, meydana gelen kazanın niteliği birlikte değerlendirildiğinde Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete ve dosya kapsamına uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Ancak Mahkemece her ne kadar davacının kaza tarihinde asgari ücretle çalıştığı kabulü ile maddi tazminat hüküm altına alınmış ise de Mahkemece yaptırılan emsal ücret araştırmasına Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu Başkanlığı tarafından verilen cevapta, net asgari ücretin 1,54 katı ücrete hak kazanabileceği bildirilmiş olup, tanık anlatımları ile emsal ücret araştırma sonucu uyumlu olup, davacının kaza tarihinde asgari ücretin 1,54 katı ücretle çalıştığı kabulü dosya kapsamına uygun olmakla, 08.09.2019 tarihli bilirkişi raporundaki asgari ücretin 1,54 katı açısından yapılan terditli hesaplama hükme esas alınacaktır. Açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak yeni hüküm kurulması gerekmiştir..." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile
"Davanın kabulü ile
1.137.287, 89 TL maddi tazminatın (135.920,02 TL'si sürekli 1.367,87 TL'si geçici iş görmezlik olmak üzere) kaza tarihi olan 14.05.2011'den itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
2.10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14.05.2011'den işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine", karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, davacının davası kısmi dava olarak açılmış olduğundan 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş nitelikte olduğundan işbu fahiş tazminat miktarının kabul edilemeyeceğini belirterek belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi
3. Değerlendirme
A) Davalı vekilinin manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre davacı lehine manevi tazminatın 35.000 TL olarak hüküm altına alındığı, bu tazminat hükmünün Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalının bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
B) Davalı vekilinin maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR :
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Davalı vekilinin maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,
29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!